Uyarmanın Da Bir Usulü Vardır

Kurumsaliletişim başta olmak üzere farklı alanlarda yaşadığımız iletişim kazalarınaköşemde sık sık yer veriyorum. Geçen hafta yine böyle bir olay basına yansıyıncabu konuda da birkaç kelam etmemek olmazdı.

MilliEğitim Bakanı, Şanlıurfa'da ziyaret ettiği bir okulda gördüğü eksikler üzerine,İl Milli Eğitim Müdürü ve okul müdürüne " Siz ne iş yaparsınız? Paraistediniz de para mı vermedik? Gezdirdiğiniz okul böyleyse gezdirmediğinizokullar nasıl? " diyerek tepki gösterince bir anda gündem oldu. Hele ki bunuulu orta, çocukların arasında yapınca bir anda kendisini tepkilerin odağındabuldu.

Tabiiki her zamanki gibi bu olayı da hepimiz kendi penceremizden yorumladık. Ben deusul penceresinden gördüklerimi sizinle paylaşmak isterim.

Öncelikletepkinin yeri ve şekli çok yanlıştı. Dahası bu hatayı bir eğitimci, çocuklarınönünde yapmamalıydı. İlk fırsatta müdürleri bir kenara çekmeli, başkasınınolmadığı ve duymadığı bir ortamda, gördüğü manzaranın hesabını sormalıydı.Kapalı kapılar ardında müdürlerin gözünün içine bakarak, " Siz ne işyaparsınız? " diye sormalıydı. Olmadı...

Büyükkurumları yöneten, yoğun çalışan, üreten ve yeniliğe açık yönetici vepersonelin; hata yapma, bazı şeyleri gözden kaçırma ihtimali her zaman vardır.Yapılan hatalar, ikinci kez tekrarlanırsa ihmal olarak kabul edilir. Buradaönemli olan; hata yapmamak için gösterilen çabadan daha fazlasının, hatalardanders almak için gösterilmesi olmalıdır. Bu yönüyle hatalardan alınan dersler,aynı zamanda kişiyi farklı ve başarılı kılan meslekî bilgi ve deneyiminkaynağıdır. Bu nedenle başarıya ortak olan üstler ve yöneticiler, hatalara daortak olmalı; cezalandırıcı özelliği değil liderlik ve rehberlik özelliği ileöne çıkmalıdır.

Disiplinve denetim; aksayan yönlerin tamir edilmesi ve doğruyu gösterme aracı olarakkullanılmalı, özellikle ilk hata ve ihmalde hemen cezalandırma yoluseçilmemelidir. Bu uyarı ve cezalandırma, üçüncü kişilerin yanında ve toplumiçinde asla yapılmamalıdır. Verilen ceza da hatayla ölçülü olmalıdır. Bu ölçülücezalandırma, idarenin disiplinli ve adaletli tavrının bir göstergesi olarakdiğer çalışanlar üzerinde yöneticiye karşı bir güvenin oluşması için de zeminoluşturacaktır.

Yaşanannahoş durumun temelinde yatan bir diğer sorun ise bürokratik yaklaşımdankaynaklanan bir yönetim sorunu... Katı hiyerarşik yapı ve buna bağlı olarakoluşan sağlıksız sistem...

Herkademedeki yöneticinin üstlerine bilgi aktarmada cimri davranması, sadeceolumlu durumların yukarıya yansıtılması ve birkaç kademe aşağıda bulunanlarınüstleri ile iletişim kurmasının önünün kapatılması; üst tarafta her şeyinyolunda gittiği, her şeyin güllük gülistanlık olduğu izlemini oluşturuyor.Gerçeği göstermeme çabası bir şekilde işe yaramadığı zaman da bu olayda olduğugibi orantısız patlamalar yaşanıyor.

Buyaklaşımın bir başka tezahürü de kurumsal ziyaret, denetim ve rehberlikfaaliyetlerinde ortaya çıkıyor. Bir üst yönetici veya yetkili teşkilatı,kurumları ziyaret ederken genelde iyi olanı görmek istiyor ya da iyi olangösterilmek üzere astları tarafından yönlendiriliyor.

Birüst yönetici elbette iyi örnekleri görmek ve göstermek ister. Çalışmalarınınkarşılığını görmek ister. Ancak bu başarıyı yaygınlaştırabilmek; eksikleri,sorunlu noktaları, aksayan yönetici ve çalışanları görmek ile mümkündür. Yavaşkalanları hızlandırmak, yanlışları gösteren bir rehberlikle mümkündür.

Bilginotları, brifingler, toplantılar, planlı ziyaretler... Bu kanaldan gösterilmekistenene dair bilgiler zaten üst yöneticiye akıyor. Üst yönetici,gösterilmeyeni de görebilmek noktasında kendi sistemini oluşturmalıdır. " Sizne iş yaparsınız? " şeklinde hesap sorabilmek için " Anlatın bakalım,neler yapıyorsunuz? " diye aracısız sorabilmelidir. Her yönetici; etrafındakimseler olmadan, beraberinde gazeteci olmadan ve bir teftiş formatına sokmadankurumlarını ziyaret edebilmelidir. Bu yapılabilseydi, işler bu noktayagelmeyebilirdi.

Usuldedik; bir usulü hatırlatarak bitirelim:

Denetimin,uyarmanın ve cezalandırmanın da bir adabı ve usulü vardır. Üst yönetici,ziyaret ettiği kurumda birtakım eksiklikler ve ihmaller tespit ederse; aynışehirde ise kendi makamına çağırarak, değil ise kurumun makam odasına çıkarakyöneticiyi uyarmalı, gerekiyorsa ona hesap sormalıdır. Bir yönetici, aslaçalışanlarının ve kamuoyunun önünde uyarılmamalıdır.

12.01.2022