Siyaset

Ümit Özdağ Muğla’da konuştu: “Türkiye ağır bir kriz sürecinden geçiyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Muğla’da yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin ağır bir kriz sürecinden geçtiğini belirterek, artan baskı ve sansür ortamına dikkat çekti. Saha çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Özdağ, sığınmacı politikaları, medya eleştirileri ve seçim sürecine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Muğla programı kapsamında il merkezinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin içinde bulunduğu sürece dikkat çeken Özdağ, sahada yürüttükleri çalışmaları ve karşılaştıkları tabloyu anlattı.

Türkiye’nin çok ağır bir krizden geçtiği dönemde olduğuna dikkati çeken Özdağ, “Siyasi partiler Türkiye’de hukuk devletinden ve demokrasiden geriye kalan kırıntılar içerisinde Türk halkına kendi programlarını anlattığı mücadelesini veriyor. Biz de hukuk devletinin baskı altına alındığı, baskıların her geçen gün arttığı, sansürlerin güçlendiği bir ortamda muhalefet olarak sahada vatandaşla bir araya gelerek Zafer Partisi’nin politikalarını anlatıyoruz.”

Toplumun her kesimini ziyaret ediyoruz

Muğla’daki saha çalışmalarına değinen Özdağ, ziyaretlerin kapsamını ve amaçlarını ayrıntılı şekilde aktardı.

Özdağ açıklamasında, “Muğla’da da daha önce Bursa’da olduğu gibi, buradan geçeceğimiz İzmir’de olacağı gibi grup ve kuruluşları ziyaret ediyoruz. Pazar yerlerini ziyaret ediyoruz, esnaf ziyaretleri gerçekleştiriyoruz, sivil toplum örgütlerini ziyaret ediyoruz. Hem onların dertlerini, sorunlarını dinliyoruz hem de Zafer Partisi’nin çözümlerini onlarla paylaşıyoruz” dedi.

Özdağ’dan TRT ve Anadolu Ajansı’na sitem

Konuşmasında medya konusuna da değinen Özdağ, kamu yayıncılığına yönelik eleştirilerini detaylandırarak şunları söyledi:

“Burada devletin Anadolu Ajansı’nı görmüyorum. Var mı? Yok. Devletin TRT’si de yok. Ama bunlar şaşırtıcı mı? Hayır şaşırtıcı değil. Gümülcine’ye gittim, Türk direniş günü dolayısıyla bir toplantıya katıldım. Türkiye’den katılan tek siyasetçi bendim, tek genel başkan bendim. En önde başkonsolosluğumuzla birlikte oturduk, konuşma yapmak için davet edildim. TRT geldi, çekim yaptı ama ne izleyiciler arasında ne konuşmacılar arasında yer verdiler. Zafer Partisi’ni ve Ümit Özdağ’ı haberden itinayla çıkarttılar. İşte biz bu baskı ve sansür ortamında çalışma yapıyoruz, açıklama yapıyoruz.”

Siyasi mücadele koşullarına değinen Özdağ, iktidar ile muhalefet arasındaki imkan farkına dikkat çekerek şunları söyledi:

“İktidar televizyonları kullanıyor, sosyal medyayı kullanıyor, radyoları kullanıyor, devletin bütün imkanlarını kullanıyor. Biz ise baskılara, sansürlere, ambargolara rağmen kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar bu şartlara rağmen partimizi bu noktaya getirdik, bundan sonra da aynı kararlılıkla Zafer Partisi’nin politikalarını anlatmaya devam edeceğiz.”

“Basının korkmadığı bir Türkiye mümkün”

Basın özgürlüğüyle ilgili yöneltilen soruya net yanıt veren Özdağ, iktidar perspektifini açıkladı.

Özdağ, “Rahatlıkla teminat veriyorum. Basının iktidardan korkmadığı ama iktidarın basından korktuğu bir Türkiye olacak” dedi.

Seçim süreci

Seçim süreci ve muhalefet ilişkilerine yönelik soruları yanıtlayan Özdağ, mevcut siyasi atmosferin öngörülemez olduğunu söyledi. Henüz bir seçim ortamının oluşmadığını kaydeden Özdağ, “Bırakın erken seçimi, anayasanın zorunlu kıldığı ara seçimin bile yapılmama niyetinde olunduğunu görüyoruz. CHP’nin hangi adayı çıkaracağını bugün tartışmak doğru değil. Belki birçok siyasi parti bir araya gelerek bir aday çıkaracak, belki biz çıkaracağız. Türk siyaseti her türlü gelişmeye, antidemokratik gelişmeye, sürprize hazırlıklı olmalı” diye konuştu.

Atatürk’ün çizgisi net, tavrımız da net

CHP’nin politikalarıyla ilgili soruya yanıt veren Özdağ, Atatürk vurgusunu geniş şekilde dile getirdi:

“Bizim bu konudaki tavrımız çok açıktır, nettir. Atatürk, Şeyh Said’le aynı masaya oturmadı. Onların temsilcileriyle de oturmadı, taraftarlarıyla da oturmadı. Gereken dersi verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de bugün bu tür yapılarla masaya oturmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki görüşümüzü kamuoyuyla açıkça paylaştık.”

“Sığınmacı sorunu ekonomik ve güvenlik meselesidir”

Zafer Partisi politikalarının kapsamına ilişkin eleştirilere yanıt veren Özdağ, sığınmacı konusunu detaylı şekilde anlatarak, “Sığınmacı ve kaçak meselesi çok önemli bir ekonomik, demografik ve milli güvenlik sorunudur. Yıllardan beri yaptığımız tespitlerin doğruluğu yaşanan gelişmelerle ortaya çıkıyor. Her yıl milyarlarca dolar harcanıyor. Bu insanlar uluslararası hukuka uygun şekilde ülkelerine gönderilmelidir. Vatandaşlık verilerek seçimlerin manipüle edilmesi de ayrı bir sorundur” dedi.

“Uyuşturucu sorunu milyonlarca insanı etkiliyor”

Toplumsal sorunlara değinen Özdağ, uyuşturucu bağımlılığına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:

“Türkiye’de üç milyondan fazla bağımlı insan var. Aileleriyle birlikte düşündüğünüzde dokuz milyon kişi doğrudan etkileniyor. Bu sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir yıkım. Aileler parçalanıyor. Uyuşturucu baronlarına karşı daha sert adımlar atılması, mal varlıklarına el konulması ve tedavinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor.”

“Muğla ekonomiye katkı sağlıyor ama destek alamıyor”

Muğla’nın ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, kentin potansiyeline rağmen yeterince desteklenmediğini ifade etti.

Özdağ, “Muğla Türk turizminin önde gelen şehirlerinden biridir. Balıkçılıkta da ciddi ekonomik katkı sağlıyor. Milyarlarca dolarlık turizm geliri var. Ancak yaptığı katkı kadar destek almıyor. Bu durum iktidarın tercihleriyle ilgilidir” dedi.

“Akbelen’i ziyaret edeceğim”

Program kapsamında çevre gündemine de değinen Özdağ, Muğla’daki temaslarının devam edeceğini belirerek, “Akbelen’i de ziyaret edeceğim. Muğla’daki gelişmeleri yerinde incelemeye devam edeceğiz” diyerek açıklamasını tamamladı.