Günümüz dünyası, ulusalcılar ile küreselcilerin mücadelesine sahne oluyor.
Ulusalcılar, kendi çıkarı için mücadele veren ulusların oluşturduğu bir cephenin adı.
Burada önemli olan küreselcilerin kimler olduğunu açıklamak gerekiyor…
Küreselciler, Yahudi ailelerinden oluşuyor.
Küreselciler kendilerini gizleyerek "Adalet, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük" kelimeleri ile ulusalcılara karşı mücadele veriyorlar.
Küreselcilerin elinde Medya, Hollywood ve ekonomi gibi güçlü silahlar var…
Küreselciler, dünya medyasında, IMF, DB, FED gibi dev ekonomik kuruluşların yönetimlerinde büyük ağırlığa sahipler...
Sosyal medya çıkınca küreselcilerin medyadaki ağırlıklarını bir nebze olsun azaldı.
Dünya ekonomisi küreselcilerin elinde bulunuyor…
Ama, ekonomik güç tek başına iş yapmıyor, yapamıyor.
Ekonominin yanına mutlaka bir silahlı gücün bulunması gerekiyor.
Küreselciler ihtiyacı olan silahlı gücü 1945 yılına kadar İngiliz Hanedanı ile ortaklık yaparak karşıladılar.
Küreselciler, II. Dünya Savaşı sorası yani 1945 yılından sonra silah gücünü ABD'nin Pentagon'undan sağlamaya başladılar.
Küreselciler eğitimi de ihmal etmediler.
Dünya'nın en popüler üniversiteleri, küreselciler tarafından kurularak, kendi hizmetlerinde kullanabileceği insanları da yetiştirmeye başladılar.
Mezun ettiği zeki insanları patlatarak kendi kurumlarının başına geçirdiler/geçiriyorlar.
Ayrıca, üniversitelerinden mezun olan kişileri de istedikleri ülkelerde yönetime getirmek için ellerindeki medyayı ve ekonomiyi acımasızca kullanıyorlar.
Küreselci güç, böylece bu günkü güçlü konumlarına geldi ve bugün dünyaya meydan okumaya başladı...
Gazze şeridindeki katliam ve dünyaya meydan okuma böylece başlamış oldu.
Sosyal medya ve Türkiye Cumhuriyeti olmasa, Gazze şeridindeki soykırım ve katliam dünyada bu denli duyulmaz idi.
Küreselciler o kadar işi ileri götürdüler ki, dünyamızı iki kampa böldüler.
ABD'deki demokratlar küreselciler ile beraberken, Cumhuriyetçiler de ulusalcıları destekliyorlar.
Küreselciler ellerindeki ekonomi, medya ve eğitim kurumları ile insanların akıllarını öyle çaldılar ki, ulusalcı olmak, milliyetçi olmak sanki ikinci sınıf insan olmakla eş anlamlı hale geldi.
Tıpkı SSCB'ni sosyalist bir devletmiş gibi algıladığımız gibi.
Halbuki, SSCB "Devlet kapitalizmi" idi ve yürümedi.
Küreselciler, ABD'deki Başkanlık seçiminin sonucunu bekliyorlar.
Eğer ABD'deki seçimi Küreselciler kazanır ise, büyük bir savaşa hazır olmalıyız.
Küreselciler, vad edilmiş toprakların peşinde koşan Yahudilere "Siz köylüsünüz. Nil ile Fırat arasındaki topraklar ile yetiniyorsunuz. Halbuki, biz tüm Dünya'yı ele geçirip, dünyanın efendisi olma mücadelesi veriyoruz" diye, aşağılıyorlar…
Nüfusu ancak 20 milyonu bulan Yahudiler, 8 milyar nüfuslu dünyaya meydan okuyor.
Ve 20 milyon Yahudi’nin hizmetini de yapay zekalı robotlara yaptırmayı, düşünüyorlar.
Cesaretlerini de Tevrat'tan alıyorlar.
Evdeki hesap çarşıya uyar mı acaba?
Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.
Kör inancın olduğu yerde, akıl devre dışı kalıyor çünkü…