Türkiye’de ilk kayyum DP iktidarında Muğla’da atandı!

Bugünlerde kayyum ile yatıp kayyum ile kalkıyoruz.

Türkiye Esenyurt'taki 'kayyum' görevlendirmesini konuşurken Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi'ne de kayyum atanması adeta “Ne oluyoruz?” dedirtti.

Uygulamaya tepkiler artarken Hürriyet yazarlarından Abdülkadir Selvi de “Her sabah bir kayyum haberine uyanabiliriz” başlıklı bir yazı kaleme alarak herkesi şaşkına çevirdi. Tabii Selvi boş yazmaz...

Demokrasiye darbe” olarak değerlendirilen ‘Kayyum uygulamalarının’ ve buna gösterilen tepkilerin bugün dördüncü günü. Esenyurt ile Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi önünde “demokrasi nöbetleri” ve pek çok yerde protestolar devam ediyor...

+

Yaşananlar ‘demokrasi’ ve ‘millet egemenliği’ yönünden kaygı verici bulunuyor.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer PKK/KCK soruşturması kapsamında geçen hafta Çarşamba sabahı evinden gözaltına alınıp, İstanbul'da Çağlayan Adliyesi'nde çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanalı yarın 10 gün olacak.

Bu tutukluluğa dün bir avukatlar ordusu tarafından itiraz edildi.

Bu tutukluluğa ve buna bağlı olarak Esenyurt Belediye Başkanlığı’na kayyum görevlendirilmesine de tepki gösteriliyor. Aslında tepki gösterilen çok şey var... Mesela, seçilmiş belediye başkanı tutuklanarak yerine kayyum atandığı gibi, o kayyum tarafından CHP’li meclis üyelerinin belediyeye alınmamasına da haklı tepki gösteriliyor.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in bir soruşturma sonucu görevden alınması “hukuki bir karar” olarak değerlendirilebilir. Çünkü tam olarak neyle suçlandığını ve bu suçun işlenip işlenmediği de bilinmiyor. İtiraz da yapıldığına göre, varsa yargının hatası, o hatayı da yargı giderecektir...

Ancak “kayyum” görevlendirilmesi “demokrasi” açısından manidar bir durum olarak karşımızda duruyor.

Ahmet Özer başkanlıktan istifa etmiş olsa ne olacaktı?

Yerine seçilmiş meclis üyelerinin içinden biri seçilecekti. Ahmet Özer görevden alınınca da bu yapılmalıydı. Bu yapılmış olsaydı bu kadar kıyamet kopmamış olurdu...

+

Kayyum politikasına her yerden tepkiler yükseliyor. Olmadık tartışmalarla zaman öldürüyoruz. Ülkenin çok daha önemli sorunları var. Muğla’nın da öyle. Ben de bugün Muğla’nın meselelerini bir kenara koyup bu konuyu ele alma sorumluluğu duydum.

Kayyum uygulaması, demokrasi ve yerel yönetimlerin bağımsızlığı açısından geniş çaplı eleştiriler aldı. Eleştiriler, özellikle seçimle gelmiş belediye başkanlarının halk iradesiyle göreve geldikleri ve kayyum atamalarının bu iradeye müdahale olarak görüldüğü noktasında yoğunlaştı.

Avrupa Konseyi, kayyum atamalarının Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na aykırı olduğunu belirterek Türkiye’yi uyardı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de bu uygulamanın demokratik temsil hakkına zarar verdiği yönünde görüş bildirdi.

Kayyum uygulamasının hukuki boyutları da tartışma konusu. Türkiye’de belediyelere kayyum atanmasını sağlayan yasal düzenlemeler, KHK’lar ve belediye kanunları çerçevesinde gerçekleşti.

Ancak bu düzenlemelerin, halkın iradesini temsil eden yerel yöneticilerin merkezi hükümet tarafından görevden alınması anlamına geldiği gerekçesiyle eleştiriliyor...

+

HÜSEYİN ÇELİK’TEN KAYYUM TEPKİSİ “BU HALİYLE AKLA ZİYANDIR”

AK Parti kurucularından Hüseyin Çelik’ten de çarpıcı bir tepki geldi. Çelik şöyle dedi:

“Kayyum işi, bu haliyle akla ziyandır”

AK Parti kurucusu ve eski Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Hüseyin Çelik, sosyal medya hesabından kayyum atamalarına ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Makamı ne olursa olsun kimsenin suç işleme ve hesap vermeme ayrıcalığı elbette  yoktur.

Ancak hakkında kesin bir yargı kararı bulunmayan herkes masumdur. Kayyum işi, bu haliyle akla ziyandır. Başkan suçlu bulunsa bile Meclis’in seçeceği birinin başkan olmasına fırsat verilmelidir.

+

BAŞKAN ARAS'TAN KAYYUM TEPKİSİ: “KABUL EDİLEMEZ”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Esenyurt ile birlikte Mardin, Batman ve Halfeti'ye kayyum atanmasına tepki gösterdi.

Başkan Aras, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelerde bulundu:

Bir hafta önce Cumhurbaşkanı yardımcısıyla aynı masada aileleri barıştıran Ahmet Türk bugün kayyumla görevden alınıyor. Anayasa Mahkemesi'nin bile kararlarını bozamadığı YSK'nın, adaylığını onayladığı ve mazbatasını verdiği başkanların yerine kayyum atanıyor. Esenyurt’un ardından Batman, Mardin ve Halfeti seçmenlerinin iradesine yapılan müdahaleler kabul edilemez. Halkın iradesini yok saymak, adalet ve hukuk ilkelerini ve devlete güveni zedelemekten başka bir işe yaramaz

+

TÜRKİYE’NİN KAYYUM KARNESİ KABARIK

Peki belediyelere kayyum ataması ne zaman başladı?

Kayyum atamaları, belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine merkezi hükümet tarafından görevlendirilen kamu yöneticilerinin atanması süreci 1980 Askeri Darbesi sonrası başladı. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinde hız kazandı.

Diyarbakır’a bağlı Sur ve Silvan ilk kez kayyum atanan ilçeler oldu. KHK’nın yürürlüğe girmesiyle, 11 Eylül 2016’da Batman ve Hakkari’nin yanı sıra 28 belediyeyi seçilmiş belediye başkanları değil kayyum yönetiyordu. 2021’de HDP’li üç büyükşehir, 5 il, 33 ilçe ve 7 belde belediyesi olmak üzere toplam 48 belediyede kayyum yönetimi vardı.

31 Mart seçimleri sonrası uygulamalar; Türkiye 31 Mart 2024’te yeni bir dönemece girdi. İktidardaki AK Parti, 22 yıl ve 18 seçim aradan sonra ilk kez ikinci parti oldu. Seçim gecesi halkın verdiği mesajın alındığı ve sonuca saygı duyulduğu ifade edildi. Fakat 2 Nisan’da Van Büyükşehir Belediyesi’nde mazbata krizi oldu. İl Seçim Kurulu, başkanlık mazbatasını seçimi kazanan Abdullah Zeydan’a vermedi. İtirazlar ve kentte yaşanan protestolar sonrası Zeydan mazbatasını aldı.

Haziran ayına gelindiğinde ise İçişleri Bakanlığı Hakkari Belediyesi’ne kayyum atadı. Seçimle gelen belediye başkanı Mehmet Sıddık Akış tutuklanarak cezaevine gitti. Uygulama, 31 Ekim 2024’te Esenyurt’a kayyum atanmasıyla sürdü...

Keşke sakıncalı görülen belediye başkanları ile ilgili “gerekenler” adaylaşmalarından önce yapılmış olsaydı...

+

TÜRKİYE’DE İLK KAYYUM ATAMASI DP DÖNEMİNDE MUĞLA’DA OLDU

Ülkemizde ‘Kayyum tarihi’ her ne kadar 1980 Askeri Darbesi ile başlamış görünse de ilk kayyum ataması 1950 Yerel Seçimlerinde Demokrat Parti'den Muğla Belediye Başkanı seçilen Naci Karaosmanoğlu’nun görevden alınması ile başlamıştır.

Muğla’nın ilk seçilmiş Belediye Başkanı Naci Karaosmanoğlu’nun torunu Muğla’nın “vatandaş Ahmet’i” Ahmet Tan Karaosmanoğlu’nun anlatımından, Eski Muğla Arşivi’nden aktaralım;

1950 Yerel seçimlerinde Demokrat Parti'den Muğla Belediye Başkanı seçilen Naci Karaosmanoğlu ile Demokrat Parti yöneticileri arasındaki anlaşmazlıktan dolayı, Demokrat Parti 1955 yerel seçimlerinde Naci Karaosmanoğlu'nu aday göstermeyince, Naci Karaosmanoğlu seçime bağımsız aday olarak girer.

Bu şekilde Demokrat Parti'nin oyları bölünür. CHP'de Muğla'da belediye başkan adayı göstermeyerek örtülü destek verir.

1955 yılında yapılan yerel seçimlerinde Muğla Belediye Başkanlığı'nı Naci Karaosmanoğlu bağımsız aday olarak tekrar kazanır. Bu sefer Demokrat Parti Naci Karaosmanoğlu'nu engellemeye başlar. Nitekim 1957 yılında görevden alma girişiminde bulundukları sırada Fethiye Depremi yaşanır.

25 Haziran 1958 tarihinde Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes imzalı kararname ile Muğla Belediye Başkanı Naci Karaosmanoğlu görevinden alınarak, yerine Muğla Valisi Esat Kaya Ayman atanır. Esat Kaya Ayman hem Valilik, hem de Belediye Başkanlığı görevlerini 27 Mayıs İhtilali'ne kadar sürdürür.

+

Görüldüğü gibi kayyum atama veya görevden alma 1950’de de tepki görmüş ve halk görevden alınanı yine seçmiş. Demokrasinin arızalarının onarımını yine demokrasiye bırakmakta yarar var...

---------------                           --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Kimin haklı olduğu değil, neyin doğru olduğudur önemli olan. --Zig Ziglar