Bankacılık sektörü verilerine göre, 2026 yılının ilk üç ayında altın mevduatları %21,5 oranında bir sıçrama göstererek 733 milyar lira artış kaydetti. Mart ayı sonu itibarıyla Türkiye'deki toplam 26,4 trilyon liralık yurt içi mevduat havuzunun %15,6'lık kısmı altın hesaplarından oluştu.
Bu dönemde Türk Lirası mevduatları 16,1 trilyon lira olarak kaydedilirken, 10,3 trilyon liraya ulaşan döviz hesaplarının en büyük itici gücünü 4,1 trilyon liralık hacimle yine altın oluşturdu. Diğer yabancı para cinslerindeki büyüme ise oldukça sınırlı kaldı.
Hacim Şampiyonu Megakent İstanbul
Kasadaki altının miktarına bakıldığında İstanbul açık ara liderliğini koruyor. Tek başına 1,4 trilyon liralık altın mevduatına ev sahipliği yapan megakent, Türkiye genelindeki toplam altın birikiminin %35,5'ini elinde tutuyor. Listenin ikinci ve üçüncü sırasında ise sırasıyla Ankara ve İzmir bulunuyor. Üç büyükşehirin toplam payı %52,9'u bulurken; Antalya, Bursa, Kocaeli, Konya, Adana, Mersin ve Muğla'nın da tabloya dahil olmasıyla Türkiye'deki altın mevduatının %68,6'sının sadece 10 ilde toplandığı görülüyor.
Oransal Zirve Karadeniz'den: Rize Birinci Sırada
Altın birikiminin hacmi büyükşehirlerde yoğunlaşsa da, "toplam mevduatı içinde altına en çok pay ayıran" iller sıralaması bambaşka bir harita sunuyor. Şehirdeki toplam mevduatın %42,2'sinin altın hesaplarından oluştuğu Rize, bu alanda Türkiye'nin "en altıncı" şehri olarak zirveye oturdu.
Rize'yi %36,5'lik oranlarla Malatya ve Çankırı izlerken; Kırıkkale, Elazığ, Kütahya, Bingöl, Artvin, Karabük ve Bayburt gibi iller de altına en çok yatırım yapan bölgeler arasında dikkat çekti. Hacim olarak ilk sıralarda yer alan İstanbul'da altının mevduat içindeki payı %12, Ankara'da ise %12,4 gibi oldukça düşük seviyelerde kaldı.
Enflasyona Karşı En Güçlü Kalkan
Enflasyon etkisinden arındırılmış reel rakamlara bakıldığında, altının yatırımcısına sağladığı getiri bir kez daha kanıtlandı. İlk çeyrekte reel bazda %10,5 oranında büyüyen altın hesapları, yıllık periyotta %77,5 gibi olağanüstü bir artış sergiledi. Buna karşılık, aynı dönemde TL ve döviz hesaplarının reel olarak daraldığı gözlemlendi.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde toplam mevduat içindeki payı %9 olan altının, 2025 yılı kapanışında %13,3'e, 2026 Mart döneminde ise %15,6'ya fırlaması, vatandaşların ekonomik dalgalanmalara karşı altına sığındığının en net göstergesi oldu.
(Not: Bu metinde yer alan oranlar ve veriler bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.)