Türkiye Birleşik Devletleri

Bir birey düşünün,

Akrabaları,        

İş ortamı,

Eşi – dostu,

Etrafı ile etkileşimdedir.

Asimile yaşanmıyor.

Kimseden etkilenmiyorum diyemiyoruz.

Toplum içinde de etkileşim içindeyiz.

Bir şekilde iletişim ve etkileşimler sürüyor.

Ülkelerde böyle.

Komşuları ile,

Çevresi ile,

Okyanus ötesi ülkeler ile,

Denizle,

Toprakla,

Ormanla,

Ağaçla, taşla,

Coğrafyanın tüm unsurları ile etkileşim içindedir.

Bir ülkede etki yaratan bir olay olsa,

Tüm ülkeler etkilenmektedir.

Yani vuku bulan bir olayın,

Başka olayların başlamasına sebep olması,

Bir nevi zincirleme reaksiyon yaratmaktadır.

Mesela Arap baharı buna örnektir.

Teknolojik gelişmelere bağlı olarak,

 Kitle iletişim araçları,                                                         

Günden güne bireyleri etkileme gücünü arttırmakta,

Ve tabiri caizse dünyayı yeni baştan biçimlendirebilmektedir.

Radyo ve televizyonun yanında,

Özellikle güçlü bir potansiyele sahip olan,

İnternet teknolojisi sınırları ortadan kaldırmış,

Gerek yurtta ve gerekse de dünyada,

Yaşanan siyasi, ekonomik, sosyal gelişmeleri,

İnternet üzerinden rahatlıkla takip edebilir olduk.

 Arap baharında da,

Özellikle sosyal medya

Ve internet sayesinde çok geniş bilgilere sahip olduk.

Başta Ürdün, Cezayir, Tunus, Mısır, Libya,

Suriye, Bahreyn ve Yemen gibi,

Ülkelerde görülen Arap baharında,

Halkın gösterdiği tepkiler ve direniş,

Kimi zaman sansüre uğramış,

Radyo, televizyon üzerinden rahatlıkla aktarılamamıştır.

Fakat internet daha özgürlükçü bir ortam sunduğu için,

Kullanıcılar sosyal paylaşım ağları üzerinden,

Arap Baharı’na yönelik tüm gelişmelerden haberdar olabilmiş,

Yorum yapabilmiş ve görseller paylaşabilmişlerdir.

Arap coğrafyasında yaşanan bu değişimlerin,

Sosyal medyada yer alması,

Büyük bir devrim niteliği taşımış,

Halk hareketleri köklü değişimlere neden olmuştu.

Gelelim konunun farklı boyutuna.

Küresel bir dünyada yaşıyoruz.

İnsanlığı farklı bir yere evirmeye çalışıyorlar.

Birleşmiş Milletler 2015 yılında,

2030 yılına kadar,

Yapılması istenen/beklenen değişimlere götüren kararlar aldı.

Buna, ajanda 2030 kararları diyoruz.

Bu kararları dünyayı yöneten güçler tarafından alınıyor.

Bu güçler,

Ulus devlet modelini yıkmak,

Yeni bir şirket modelli tek dünya devleti kurmak istiyorlar.

Tek dünya hükümeti,

Tek dünya nakitsiz para birimi,

Tek dünya merkez bankası,

Tek dünya ordusu,

Ulus egemenliklerinin sonlandırılması,

Tüm özel mülkiyet olayının yok edilmesi,

Aile biriminin sonlandırılması,

Nüfus artışı ve nüfus yoğunluğunun kontrolü,

Ve nüfusun azaltılması.

Zorunlu çoklu aşıların yapılması.

Evrensel temel gelirin verilmesi.

İzlemek için Mikroçipli toplum yaratmak,

Tek dünya sosyal kredi sisteminin uygulanması,

Tüm cihazların izleme sistemine alınması,

Tek dünya devletine ait okulların açılması,

Bu okulların kontrolü,

Ve tek tip insan yaratmak,

Özel ulaşımın,

Ve özel mülkiyetlerin sonlandırılması.

Tüm şirketlerin tek dünya devletine devri.

 İnsanların belli yerleşim yerlerine toplatılması,

Ve bu insanların gözetlenmesi.

Çiftçiliğin yok edilip tarımın bitirilmesi.                                                                            

Yapay gıdalara geçişin sağlanması.

Ve tüm insanlığa çip takılması ve köleleştirilmesi.

Kısaca yeni dünya düzeninin,                                                                                                   

Bize dayatmak istediklerini özetledim.

Uyanmalıyız.

Tehlike büyük.

Anadolu  adım adım Türksüzleştirilirken,

Vatana bağlı milletin etkisini yıkmak adına,

Seneler içinde yabancı deposu haline getirildi.

Demografik ve sosyolojik bir operasyon içinde,

Millet adımızı yok edip,

Ulus devlet kimliğimizi yıkıp,

Federatif bir yapıya sokup,

Türkiye Birleşik devletlerini kurmak istiyorlar.

Bunu da nasıl yapacaklar?

Ülkede belli bölgeleri terörize edip,

Sorunlar yaratmak,

Yapancı deposu haline getirilmiş vatanda,

Yabancı hareketini tetiklemek,

Ve Türkiye Birleşik Devletlerini kurmak istiyorlar.

Vatanımız sabun köpüğü gibi elimizden kayarken,

Tüm bu kıyımların adım adım ilerlerken,

Uyanmalıyız.

Sosyal medya üzerinden uyanışımızı tetiklemeliyiz.

Ey karşı tarafa söylüyorum.

Biz Türkiyeli değil,

Yaradandan kut almış bir millet olarak,

Türk’üz.