Turizm ve Muğla

Anadolu'nun doğal uzantısı olan Yunan adaları Türk turistleri cezbediyor.

Türk turistler, Yunan adaları daha ucuz diyerek Bodrum, Datça, Marmaris, Fethiye ve Kaş sahillerindeki yıldızlı otel ve restoranlara gitmeyip, hemen önlerindeki Yunan adalarını tercih ediyorlar.

Yunan Hükûmeti, adalarda Yunan vatandaşları daha çok ikamet etsin diye, adalardaki vatandaşlarından vergi almıyor.

Adalardaki pansiyon ve restoranların malikleri genellikle kendileri.

Yani, Yunan vatandaşları ayrıca turistik tesisi için kira ödemiyorlar.

Vergi ve kira olmayınca, Yunan adalarındaki tesisler, bize göre daha çok müşteri çekebiliyorlar.

Yunan adalarındaki bu detaya dikkat etmezsek, turizmde Yunan adaları ile rekabet etmemiz çok zor.

1400 km'den uzun sahile sahip Muğla ili, Yunan adaları ile rekabet edebilmek için bazı tedbirler almalıdır.

Planlama, hayatı ve zamanı doğru okuyarak mekânı düzenleme demektir...

Muğla sahillerini, 3621 sayılı Kıyı Yasamıza göre uzun zamandır planlayamıyoruz.

Muğla sahilindeki turistik tesisler genellikle imar affı ile var olabilen kaçak yapılmış tesisler.

Planlı butik tesisler yapabilmemiz için, Muğla sahillerinin topografik yapısına uygun yeni bir Kıyı Yasası çıkarmalıyız.

Böylece, planlı, kullanışlı butik tesisler yapmak mümkün olabilsin.

Bugün vatandaşımızın işlettiği tesisler kaçak yapıldığı için, hem kullanışlı değil hem de sağlıklı değil.

Yürürlükteki 3621 sayılı Kıyı Kanunumuz, kıyı kenar çizgisinden itibaren ilk 50 metrenin kamuya terk edilmesini öngörüyor.

3621 sayılı yasamız ile konaklama tesislerimizi sahilden 100 metre çektikten sonra ancak yapabiliyoruz.

Dantel gibi olan Muğla sahillerinde kıyı kenar çizgisinden 100 metre çekince geriye konaklama için arazi kalmıyor.

Bu da, Muğla sahillerinin planlanmasını imkânsız bir hâle getiriyor.

Araziler, topografik durumuna göre şehir plancıları tarafından planlanıyor.

Yasaların getirdiği radikal kararlarla arazilerin planlanması mümkün olmuyor.

Sahillerimizde butik otel ve aile pansiyonlarına öncelik veren planlamalar yapmalıyız.

Ülkemizdeki beş yıldızlı tesisler, fiyatları öyle yüksek tutuyorlar ki, Yunan adalarındaki butik otel ve pansiyonlar karşısında yeniliyorlar.

İnsanlar, küçük, aile samimiyetinde ve mal sahiplerinin işlettiği butik tesisleri tercih ediyorlar.

Yetkililer, bu gerçekleri dikkate alarak 3621 sayılı Kıyı Yasamızı 33 yıl sonra gözden geçirerek yeniden düzenlemelidir.

Kaçak yapılaşmayı da böylece en düşük seviyeye indirebiliriz.

Cumhurbaşkanlığı yazlık konutu Marmaris - Karacasöğüt köyünde bulunuyor.

Bu hayati konu, Cumhurbaşkanımıza rahatlıkla anlatılabilir.

Aksi hâlde tren kaçmak üzere, haberiniz olsun…