Toprağın Altındaki ile Üstündeki

Neredeyse 15 yıl önce

“Toprağın altındakiler

Ve üstündekiler” derken

Ölenler ve yaşayanlar

Derdik.

Ancak artık günümüzde

Bu söz, finansal kaynakların

Devreye girmesiyle birlikte

Farklı bir anlam kazandı.

 

Artık toprağın üstündekiler,

Toprağın altında bulunanlar için

Toprağın üstünü koruma

Gayretinde…

En basit örneğini

Milas Akbelen’de yaşıyoruz.

Toprağın altındaki rezervler için

Toprağın üstündekiler

Birbirleriyle karşı karşıya…

Bir yanda toprağını korumak isteyenler,

Diğer yanda toprağın altındakilere

Göz dikenler…

Zehra Yıldırım — Akbelen mücadelesinin simgesi Zehra Nine —

Toprağın altına gireli daha birkaç gün oldu…

Ama Akbelen Ormanı’nda

Zeytin ağaçlarının sökümü için

Yeniden düğmeye basıldı…

Köylüler, jandarma karşısında

Sadece gözyaşları içinde direnebildi.

“Bu zeytinlere ne yaptınız böyle?”

Derken, yanaklarından

Sessizce gözyaşları süzüldü…

 

Oysa bu zeytin ağaçları

Bize yalnızca bir geçim kaynağı değil,

Binlerce yıllık bir miras…

Karya uygarlığından bu yana

Bu toprakların sessiz tanıkları oldular.

Onlar kök salarken

Medeniyetler gelip geçti,

İmparatorluklar doğdu ve yıkıldı.

Zeytin ağaçları hep kaldı…

Gövdelerinde tarih,

Dallarında barışın ve bereketin sesiyle…

 

Atalarımız onları korudu,

Kutsal saydı,

Yaşamın sembolü bildi.

Şimdi biz,

O kökleri yok etmeye çalışıyoruz.

Onlar binlerce yıl dayanmayı başardı,

Bizlerse son dönemde onları

Yok etmeye yemin etmiş gibiyiz.

 

Ve bugün, toprağın altındakiyle üstündeki arasındaki

Bu büyük çatışmayı izlerken

Ya binlerce yıllık zeytinlere sahip çıkacağız

Ya da onları yok edenleri seyredeceğiz. 

Bu topraklarda zeytin ağaçları,

Sadece ağaç değil, geleceğimizin kökleridir.

Onları kaybettiğimiz gün

Kendimizi de kimliğimizi de kaybetmiş oluruz…