Siyaset Sahnesi/Muhalefet...

Günümüz dünyasında,

Küresel ölçekte bir belirsizlik,

Kaos  yaşanıyor.

Siyasi,

Ekonomik,

Sosyal,

Çevresel anlamda çıkan bu krizler,

Yalnızca belirli ülkeleri değil,

Tüm ülkeleri etkileyen,

Zincirleme reaksiyonlara dönüşmekte.

Siyasal kaos olarak,

Bir çok ülkede yönetim krizleri,

İktidar mücadeleleri ve kutuplaşma,

Toplumsal barışı tehdit ediyor.

Demokratik kurumlara olan güvenin azalması,

Otoriter eğilimlerin güçlenmesi,

Bölgesel çatışmalar,

Uluslar arası ilişkilerde,

İstikrarsızlık yaratmakta.

Ekonomik belirsizlikler,

Enerji krizi,

Ve işsizlik oranlarındaki artış,

Devletlerin politikalarını baskı altına alıyor.

Eşitsizliklerin derinleşmesi,

Özgürlüklerin kısıtlanması,

Halkların sokaklara inmesine,

Protesto hareketlerinin yaygınlaşmasına,

Zemin hazırlıyor.

Göç dalgaları,

Özellikle kimlik siyaseti,

Kutuplaşma ve toplumsal ayrışmaya,

Ve toplumların birlikte yaşama kültürünü yok ediyor.

Dijital çağda,

Sosyal medyanın manipülatif etkisi de,

Bu kaosu büyüten etkenlerden birisidir.

Küresel karanlık tarafın,

İklim üstüne yaptıkları oyunlar,

İnsanlar üstünde korkuyu tetikledi.

Küredeki tüm kötü işleri yapanlara,

Karanlık taraf diyorum

Bu karanlık taraf,

İnsanlığı yapay gıdaya geçirebilmek için,

Tüm hayvanları telef ediyorlar.

Hayvanlara savaş açmış durumdalar.

İşimiz zor,

İklim oyunları,

Su ve gıda krizleri,

Yangınlar,

Kuraklıklar,

Bunlar yalnızca çevresel bir mesele değil,

Aynı zamanda,

Güvenlik ve yaşam mücadelesi sorunu haline getirdiler

Dünyada huzuru yok ettiler.

Haber bültenlerini açtığımızda,

Dünya adeta yangın yeri.

Bir ülkenin parlamentosu karışıyor,

Diğer ülke de halk sokaklara dökülüyor.

Ekonomi sıradan vatandaşın,

Cüzdanına dokunacak kadar,

Ateş almış durumda.

Büyük bir kaosun ortasında.

Siyaset sahnesi artık güven vermiyor.

Seçimler tartışmalı,

İktidarlar kırılgan,

Demokrasiye duyulan inanç eriyor.

Otoriter eğilimler güçlenirken,

Sokaklarda yükselen sesler göz ardı ediliyor.

Enflasyon,

İşsizlik,

Ve hayat pahalılığı derken,

Toplumlarda öfke büyüyor.

Kimlik tartışmaları ve eşitsizlikler,

Halkları karşı karşıya getirirken,

Sosyal medya ise bir büyüteç gibi,

Olayları büyüterek,

Manipüle ederek,

Gerginliği daha da alevlendiriyor.

Küçük bir kıvılcım,

Koca meydanları ateşe verebiliyor.

Ve doğa…

Seller, yangınlar, kuraklık.

Bunlar artık belgesellerde gördüğümüz,

Uzak görüntüler değil.

Yanı başımızda yaşanan birer gerçeklik.

Anadolu’nun  kuraklaştırılması ile ilgili,

Ağır bir saldırı altındayız.

Adım adım çölleştiriliyor.

Bu durum siyasi ve ekonomik krizden,

Çok daha yakıcı bir tehlike olarak kapımızda duruyor.

Peki içine düştüğümüz bu karanlık durumdan,

Karanlık tablodan,

Çıkış var mı?

Elbette var.

Ama bunun için tek şart var.

O da dayanışma.

İnsanlık tarih boyunca nice krizler atlattı.

Bugün de dayanışmayı,

Adaletli olmayı,

Hakça paylaşmayı,

Üretmeyi,

Demokrasiyi,

Saygıyı,

Birlik olmayı öğrenmeliyiz.

Sonuç olarak,

Bugün yaşadığımız kaos bir tesadüf değil,

Yıllardır süren yanlış politikaların,

Çıkar savaşlarının

Ve aç gözlülüğün sonucudur.

XXX                        XXX                    XXX  

EN BÜYÜK MUHALEFET GENÇLİK

NEPAL’de Bir Genç Konuştu,

Ülke Ayağa Kalktı,

Sosyal medya yasağıyla,

Susturulmak istenen gençlik,

Tek bir haykırışla sokaklara döküldü.

Başbakan gitti,

Hükümet düştü.

Nepal artık yalnızca bir ülke değil,

Yeni kuşağın küresel özgürlük çığlığının,

Simgesi oldu.

Nepal, küçük bir Asya ülkesi olabilir.

Ama bugün orada yaşananlar,

Tüm dünyaya büyük ders veriyor.

Bir gencin, ’Artık korkmuyoruz,

Geleceğimizi biz yazacağız ’sözleri,

Bastırılmış bir kuşağın,

Yıllardır biriktirdiği öfkeyi ateşledi.

Nepal sokaklarında gençler,

Yalnızca sosyal medya özgürlüğü için değil,

Yolsuzluğa,

İşsizliğe,

Elitlerin şatafatına karşı yürüdüler.

Ve sonuç;

Onlarca ölü,

Yüzlerce yaralı,

Ve çöken bir hükümet.

Sonrasında ilk kadın başbakanın gelmesi,

Tarihi bir dönüm noktasıdır.

Ama asıl devrim,

Dijital çağın gençliğinin,

Sokaklarla ekranları birleştirmesinde yatıyor.

Nepal gençliği yalnızca,

Kendi geleceğini değil,

Dünyadaki bütün genç kuşaklarında,

İlhamını temsil ediyor.

Kathmantulu gençler;

‘Artık korkmuyoruz.

Biz susmayacağız.

Geleceğimizi kendi ellerimizle yazacağız’diye,

Yeri göğü inlettiler.

Sonuçta da, Nepal’de yaşanan bu isyan,

Bir ülkenin iç meselesi değildir,

Tüm dünyaya bir hatırlatmadır.

Anlaşılıyor ki,

Gençlik, tarihin en büyük muhalefet partisidir…