SEZER DURMUŞ’A TEPKİLER...
Göcek Koyları ile karıştırılan ve hatta bilerek veya bilmeyerek Göcek Koyları içinde anılan Dalaman Koyları’nın gözü yaşlı fatihi Sezer Durmuş’un Kille Koyu’nda ortaya koyduğu “Hak hukuk adalet koruyucu; Millet iradesi koruyucu; Çevre doğa koruyucu; Tüyü bitmedik yetim hakkı koruyucu” profiline Sarsala Koyu’nda tüy dikmesi CHP camiasını sükutu hayale uğratmış olmalı...
AK Partililerin ne düşündüğünü AK Parti Dalaman İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul’un dün bu köşede de yer alan ifadelerinde gördük. MHP’liler de onlardan farklı düşünmüyordur. CHP kurmayları canhıraş bir şekilde Sezer Durmuş’un yanında dururken, öteki partiler zaten Kille’de de sessiz kalmışlardı.
AK Partili Ertuğrul’un dışında Sarsala konusunda açıklama yapan bir tek Zafer Partisi Dalaman ilçe Başkanı Murat Koşar oldu. “Sarsala koyuna Dalaman belediyesi tarafından kaçak yaptırılan tuvaletin yıkımını da yine Dalaman belediyesi kendi imkanlarıyla yapmıştır.” diyen Koşar şu ifadelerde bulundu:
“Bu konuyu bu gün (19 Haziran 2025) Dalaman Belediye Başkanı Sayın Sezer Durmuş Başkana sordum.
Sözlü izin alındığını ancak yazılı izin olmadan işe başladıklarını, kamu yararına yapılan tuvaletlerin yıkılması gereken bir aşamaya geldiğini ve yıktıklarını söyledi. Kamu hizmeti için yapılan ve izinsiz yapıldığı için yıkılan binanın (tuvaletlerin) kamu zararını bizzat şahsi hesabından (kendi cebinden) ödeyeceğini söyledi. Belediye Başkanımız Sayın Sezer Durmuş başkanın ödemeyi yaptığında faturayı kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyorum. Saygılarımla.”
+
Zafer Partisi Dalaman ilçe Başkanı Murat Koşar’ın açıklaması karşısında “beni bir gülme” değil, “beni bir düşünce” aldı...
Açıklamadan siz ne anladınız bilemem, ben Başkan Sezer Durmuş’un önümüzdeki günlerde “AK Parti kamu yararına yaptırdığımız tuvaletleri yıktırdı” diye ekranlarda yer alabileceğini anladım.
Dünkü yazımda da AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul, Başkan Sezer Durmuş’un yıkıp kazıyıp ortadan kaldırdıklarını Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü’nün uyarılarına rağmen yaptığını öne sürerek, “Orman Müdürlüğünde yapılan toplantıda ‘Yıkarsan AK Parti yıktı’ diye propaganda yaparım’ dedi. Kimseyi dinlemedi.’ ifadesinde bulundu.” diyordu...
Yapar mı? Yaptıklarına bakılırsa neden yapmasın?
Peki ortaya çıkan kamu zararını cebinden öder mi?
İşte bu soruya cevap veremiyorum. Ancak AK Parti İlçe Başkanı Ertuğrul’un yaptığını söylediği suç duyurusu dava açılır, kamu zararı tespit edilirse zararı zaten imza sahipleri karşılar...
+
Bu arada konuya ilişkin bir açıklamada Dalaman’ın eski belediye başkanlarından Şevket Durmuş’tan geldi.
Kendisine saygım sonsuz. Ülkücü kökenlidir. Anavatan Partisi Üyesi olarak belediye başkanlığı yapmıştı. O dönemde olumsuz eleştirmediğim az sayıdaki başkandan biriydi.
Yanlış iş yapmazdı... Şimdi de yanlış iş yapılmasına tahammül etmiyor. Mesele “Tüyü bitmedik yetimin hakkını savunmak” ise onu yapıyor. Dün nefesi Muhammet Karakuş’un ensesindeydi, bugün Sezer Durmuş’un ensesinde.
Üstelik son seçimde oyunu CHP’ye verdi diye biliyorum...
Sezer Durmuş ile akrabalığı da var mı bilmiyorum, ama Sezer Durmuş gibi O da Kapukargın Mahallesi’nden...
Şevket Durmuş Başkan “Sarsala’da Kaçak Bina Yapan Da Yıkan Da Belediye” başlıklı paylaşımında şu ifadelerde bulundu:
“Akıl tutulması yaşıyoruz. Sezer bey ve ekibi inşaat yapılan alanın Kültür ve Tabiat Varlıklarından izin alınmadan yapılmayacağını nasıl olur da bilmezler. Garip olanı da kaçak inşaat yapıyorsun, sonra yıkıyorsun, sonra da ‘cebimden karşılayacağım’ diyorsun. Sen hangi verdiğin sözün arkasında durdun da bu ifadene inanayım. Buraya yapılan masrafı bağımsız bir kuruluş çalışanların yevmiyesinden yıkım masraflarına kadar hesaplar, sen ve ekibin makbuzla ödeme yapar paylaşırsan belki inanırım.. Sezer bey şöyle çevrene bir bak yalakaların şakşakçıların adım adım sonunu hazırlıyor. Kendine gel.”
+
BİR DE “DÖNDERLER” ÇIKTI...
Dünkü yazımda da vurguladım, “Dönderler” bir kişinin mi yoksa şirketin mi adı bilmiyorum.
Sezer Durmuş Başkanın Kille Koyu’ndan vatandaşlara seslendiği “Bu saatten sonra kanun çerçevesinde hukuk mücadelesi vereceğiz” mottosu ile internette yer alan videolara bakılırsa “Dönderler” diye birileri var. Bunlar önceki Dalaman Belediye Başkanı, AK Partili Muhammet Karakuş’un “tanıdıkları” imiş...
Dalaman’da siyasi yaşam çok ilginç... Köyceğiz’de, Ortaca’da da aynı mı bilmiyorum...
Yasaların ardından dolanıp iş yapmaya kalkanlar yasalara sarılıyorlar;
“Bu saatten sonra kanun çerçevesinde hukuk mücadelesi vereceğiz”
“Bu saatten sonra” Hukuk herkese lazım...
+
Aslında “Dönderler” ortaya yeni çıkmış da değil... Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, Kille Koyu’nda kameralara selefi Muhammet Karakuş’u eleştirirken veya Ona yanıt verirken bu “Dönderler”i de zikretmiş, ama video kirliliğinin yaşandığı o günlerde biz o bölümü atlamışız.
Durmuş Başkan o bölümde “Ben babam Ramazan Durmuş'un tarlasını satıp gelip de burada işlem yapmadım. Veya başka bir yerde işlem yapmıyorum. Ben sizlerden aldığım paraları idareli kullanarak geri sizlere döndürmeye çalışıyorum. Bize kimse iftira atamaz, iftira atanların hepsi kendi pislikleri içinde boğuldular. Boğulmaya da devam ediyorlar. İşte bu da canlı örneği. Ama saat 5'i çeyrek geçe buraya gelip böyle işlem yapılmaz...” diye Dalamanlılara seslenirken, şöyle diyor:
“Le gardeşim bu binaya (Kille’de yıkılan taş bina) 10 milyonun üstünde para harcanmış.10 milyon para harcanırken neredeydi bu devlet? Denize sıfır bina yapmış hatta işin ilginç yanı bu bina bilenler bilir, o zamanın gazetecileri de bilir denizin içine yapıldı. Sayın Murat Kurum buradan denizden tekne ile geçerken ‘Yıkın, bu bina denizin içinde mi olur!’ demiş, yıkmışlar, 10 metre geriye yapmışlar. Ya bu kadar sorumsuz bir işleyiş, anlayış olamaz yaa.. Bu yapılıncaya kadar daha güzel bir şey yapılabilirdi.”
+
Sarsala’da harcadığı para ile Sezer Durmuş Başkan daha güzel ne yapabilirdi veya 10 milyon TL ile ne yapılmalıydı bilmiyoruz. Merak da etmiyoruz. Ben daha çok Sezer Durmuş Başkan o “Dönderler” meselesini ‘Kille yıkımına’ kadar neden dillendirmemiş, onu da merak ediyorum.
Sezer Durmuş Başkan “Dönderler” meselesini Muhammet Karakuş’a “Boynuzbükü’nde Dönderler turizme ticarete gidip Ankara’da hep beraber yer almasını biliyorsunuz.” diyerek videoda şöyle anlatıyor:
“Ben, yani inkar edemez, ben zaten kendim gördüm. Dönderler, Muhammet Karakuş, yanında bir kaç adam daha var. Bunu bütün Dalaman, belki Türkiye biliyor ya.. Mimlenmiş. Akyaka da otopark almalar AK Parti’nin sayesinde.. Şimdi geri aldılar galiba Çevre Şehircilikten, bilmiyom aldılar mı almadılar mı.. Ondan sonra burada yer almalar.. Belediye sonra 3-5 ay çalıştıramayıp, belediyeyi zarara uğratmalar... Yine belediye cebinden kira öde sen.. ya böyle akıl almaz işler var kıymetli dostlarım ya...”
Durmuş Başkan sonra koyu göstererek şöyle devam ediyor:
“Denizin kenarında şuna bak ya cillop gibi yere.. Adam sen denizin kenarında yeri al Dalaman Belediyesine akıl karı mı ya.. Siz nasıl 5 yıl belediye başkanlığı yaptınız? Denizin kenarında yeri al, 4 ay 5 ay işletme, sonra bu yeri bırak Dönderlere peşkeş çek. Nerede var bu ya? Denize sıfır yerde ormandan yeri kirala, ucuz kirala sonra işletme.. Sonra gel bunu Dönderler'e peşkeş çek. Bunların hepsinin hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Zaten dosyayı hazırlamıştım.. Dönder'i, Muhammet Karakuş'u, yanında kim varsa o günün döneminde belediye memuru olarak imza atan kim varsa, hiç kimse kusura bakmasın ben devletin parasını kimseye peşkeş çektirmem. Burada tüyü bitmedik yetimin hakkı var. Ben buradaki parayla gider başka bir yere yatırım yapardım. Yasaksa niye yaptın kardeşim.”
+
Muhammet Karakuş, halefine “Yasaksa sen niye Sarsala da yaptın?” diye cevap verir mi bilemeyiz, ama biz “bütün Dalaman’ın, belki Türkiye’nin bildiğini” bilmek istiyoruz. Zaten “Dönderler” ile ilgili bir dosya hazırlandığı söyleniyor, neden gereği yapılmamış, Kille yıkımı beklenmiş insan anlamak istiyor.
Bakalım Sezer Durmuş Başkan daha aydınlatıcı bir açıklama yapar mı, sefi Muhammet Karakuş bu konu da neler söyler...
Bizimkisi gazeteci merakı işte...
Yarın devam ederiz.
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: İnsanın gerçek ölümü, hastalıklardan değildir; insanın insana yaptıklarındandır. --İngeborg Bachmann