Ömrümüz o yaşa erdi ki, dost ölümleri arttı… Neredeyse her ay bir dostun ölüm haberini almaya başladık…
Muğla’ya geldikten bir kaç yıl sonra tanıdığım Sadettin Ünsal (1950-23.03. 2025) da ebedî âleme göçtü.
Onu daha çok Karabağlar Yaylası’ndaki Süpüroğlu Restoran ile tanımıştık. Restoran eski hâliyle idi ve bir grup arkadaşla orada akşam yemeği yemiştik. Yayla yaz akşamlarında serinlik bereketini tam da oralarda sunuyordu. Henüz düzenleme yapılmamış olsa da hizmet kalitesi ve yemekler harika idi. Masamıza geldi. Tanıştık… Üniversitede hoca olduğumuzu duyunca daha da sevindi. Muğla’da üniversitenin açılmasıyla okuması-yazması olan insanların geleceğini ve buna bağlı olarak öğrencilerinde geleceğini söyleyip “Muğla’da kültürlü insan sayısı artçek” dedi Muğla ağzıyla. Süpüroğlu Lokantasını geliştirmekten, çınar ağaçlarının tarihî ve anıtsal değerinden bahsederken çok heyecanlanıyordu.
Kilo almaya müsait bir vücudun kilo almamış haliyle, renkli gözleri ve kısa saçlarıyla ama daha çok, samimi, kendinden emin ve Muğla ağzıyla yaptığı konuşma ile etkileyici ve güven verici biriydi. Telaşlı konuşmuyor ve konuşmasındaki telaşsızlığa yakın bir şekilde ağır ağır yürüyordu… Hasılı, Sadettin abi, bize, ne yaptığını bilen bir esnaf güveni vermişti ama en az onun kadar etkili bir şekilde samimi bir insan olma hissi vermişti.
Sonraki yıllarda Süpüroğlu’nun derledi topladı. Çok güzel çim alanla beraber düzenledi. Bizler de dostlarımızla orada buluşmaya ve başka şehirlerden ve hatta ülkelerden gelen misafirlerimizi orada ağırlamaya başladık. Her gidişimizde bizi âdetâ kapıda karşıladı ve en güzel hizmetlerin verilmesini sağladı.
Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak 30 Haziran 2009’da bir kuruluş kokteyli düzenlemeyi planladığımızda ilk aklımıza gelen yer Süpüroğlu oldu. Sağolsun harika bir açılık kokteyli gerçekleşritdi ve o kokteyli o zamanki valimiz Sayın Dr. Ahmet Altıparmak da şereflendirmişti.
Ertesi yıl, Otantik Çocuk Oyunları ve Oyuncakları Şenliği’nin prova mahiyetinde ilkini de Süpüroğlu’nun yanındaki tarlada gerçekleştirdik. Bir iş makinası kiralayıp alanı tesviye etmemize izin verdi ve 10 yıl Yerkesik’te sürecek olan “Otantik Çocuk Oyunları ve Oyuncakları Şenliği” nin ilkine ev sahipliği yaptı. Birkaç doğum gününü ve Metinbilim Yönetim Kurulu toplantılarının bir kısmını orada gerçekleştirdik. Yazın bahçede ve kışın da odun kömürüyle harika ısıtmalı kapalı mekânda bir araya geldik. Harika tandırıyla ve kaliteli hizmetleriyle ticarî bir marka olmuştu Muğla için gelen misafirlerimiz hayran kalıyordu hep. Mesela rahmetli Mustafa Çalık’ı burada ağırladığımızda damak zevki açısından harika bulmuştu. Prof. Dr. Mustafa İsen dostumuz da damak zevki fevkalade olan biri olduğundan, orada ağırladık ve ailecek çok beğendiler. Bunlar hep rahmetli Sadettin abinin gayretleriyle oluyordu.
Ulalı yönetmen Yüksel Aksu’nun 2005’te çektiği Dondurmam Gaymak filminde bekçi rolü ile ilk defa kamera karşısına geçmişti ve o tabii, samimi oyunculuğu ile göz doldurmuştu. Gene Yüksel Aksu’nun 2011’de çektiği Efe Köy Entel Köye Karşı ve 2015Te çektiği İftarlık Gazoz filmlerinde de rol aldı.
Bir ara CHP’de siyasete de girdi. Partisinin belediye başkan adaylarını ön seçimle belirleme sözünü tutmaması üzerine il yönetiminden istifa edecek kadar da ilkeli bir şahsiyet olduğunu gösterdi. Sonraki zamanlarda Süpüroğlu Restoran’ında düğün yapılma konusu ruhsatta olmadığı için hayli başını ağrıttılar ve istemeye istemeye Süpüroğlu’nun işletmesini devretti. Fakat o gidince Süpüroğlu’nun büyüsü de bozulmuştu. Birkaç defa el değiştirdi… Hâlâ açık ama o eski büyüyü bir daha bulamadık. Son zamanlarda da pek gitmedik.
Muğla merkezde, yani Menteşe’de lokanta kültürü yeni yeni gelişiyor. Eskiden çarşıda ufacık esnaf lokantaları kıvamında mekânlarda hizmet verilirdi. Karabağlar Yaylası’nda da birkaç tane lokanta vardı ama Süpüroğlu ve Sadettin abi dendi miydi akan sular durur, direksiyonlar oraya kırılırdı. Biz dostlarımızla ve başka yerlerden gelen misafirlerimizle gittiğimizde mutlaka yanımıza gelir ve Muğla kültürü ile ilgili sohbetler yapardık. Tabii genel olarak ilgi alanımız, tarih, edebiyatı folklor, mezar taşları, kitabeler olduğu için onları konuşurduk daha çok. Bu yüzden en iyi tanıdığı iki kişi olarak ben ve sevgili Prof. Dr. Adnan Çevik için “ Namık hoca ile Adnan hoca, Muğla’yı Türk ve Müslüman yapçek.” derdi. Tabii bizim öyle bir derdimiz ve niyetimiz yoktu. Biz Muğla’nın tarihinde ne varsa onu anlatmaya çalışıyorduk ama rahmetli bu değerlerin unutturulmasına karşı bir tepki olarak bu keskin zekâ ürünü cümlesini söylerdi.
Sadettin abi bir süreden beri hastaydı ve tedavi görüyordu. Maalesef son yıllarda görüşemedik; ancak haberini alabiliyorduk. 23 Mart 2025 günü Fethiye’de tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği haberini sevgili Erdal Çil, saat 12:21’de duyurunca başımdan kaynar sular döküldü. Muğla siyasetinde, Muğla Spor yönetiminde etkin görevler almış ve hepsinden önemlisi, Muğla’ya Süpüroğlu gibi bir marka değeri katmış bir insan eksiliyordu etrafımızdan.
Seni hep o güzel konuşmaların ve güzel gülümsemenle anacağız. Allah rahmet eylesin Sadettin abi…