Yeni uygulamanın en çok dikkat çeken boyutu restoranlar, kafeler ve yemekhaneler gibi toplu tüketim mekânlarını ilgilendiriyor. Bu işletmelerde sunulan tüm gıdaların içerik bilgileri ve kalori değerleri artık tüketiciye ulaştırılmak zorunda. Bilgilerin aktarılma biçiminde esneklik tanındı; menü kartı, duvara asılan pano, broşür, dijital ekran ya da karekod bu amaçla kullanılabiliyor. Karekod tercih edilmesi durumunda işletmenin tüketiciyi ayrıca bu yönde bilgilendirmesi ve talep halinde bilgileri doğrudan sunması gerekiyor.
Uyum süreçleri kademeli biçimde planlandı. Ulusal zincir işletmeler 1 Temmuz'a, aynı ilde üç ve üzeri şubesi bulunan işletmeler 31 Aralık'a kadar kurala uymak zorunda. Tek şubeli küçük işletmelerin içerik bildirimi için 31 Aralık, enerji değeri bildirimi için ise 31 Aralık 2027'ye kadar süresi bulunuyor.
"DOĞAL" VE "EV YAPIMI" İFADELERİNE KISITLAMA
Tüketicileri yanıltmaya yönelik pazarlama dilini hedef alan düzenleme kapsamında etiketlerde kullanılan pek çok ifade kısıtlandı ya da tamamen yasaklandı. Bundan böyle yüzde 100 doğal, en doğal ve hakiki gibi abartılı sıfatlar ürün etiketlerinde yer alamayacak. Doğal ifadesinin kullanılabilmesi için ürünün hiçbir katkı maddesi ya da ek bileşen içermemesi şartı getirildi.
Endüstriyel üretim tesislerinde üretilen ürünlerde ev yapımı ifadesinin kullanılması tamamen yasaklandı. Günlük ibaresi artık yalnızca raf ömrü 24 saati geçmeyen ürünlerde geçerli sayılacak. Ambalajlı ürünlerde taze sıkılmış ve fırından taze gibi ifadeler de tarihe karışıyor. Yalnızca aroma içeren ürünlerde gerçek meyve fotoğrafı kullanmak yasaklanırken bu ürünlerin aromalı olduğunu açıkça belirtmesi zorunlu hale getirildi. Peynirli veya çilekli gibi bileşen adı içeren ifadeler ise yalnızca o malzemenin gerçekten kullanıldığı ürünlerde kalabilecek.
ÇOCUKLARA YÖNELİK GIDA TASARIMINA SINIR
Düzenlemenin en çarpıcı maddelerinden biri çocuklara yönelik gıda tasarımlarına getirilen kısıtlama. Kafatası, silah, beyin, dudak veya göz şeklinde üretilen ya da ambalajlanan gıda ürünlerinin piyasaya sunulması yasaklandı. Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebilecek ya da şiddeti çağrıştıran tasarımların önüne geçmek amacıyla hayata geçirilen bu kural, anne babaların uzun süredir dile getirdiği kaygılara verilen kurumsal bir yanıt niteliği taşıyor.
SEKTÖR VE VATANDAŞ NE DİYOR?
Restoran çalışanları düzenlemeyi büyük ölçüde olumlu buldu. Bir çorbacıda çalışan Feride Özbek, insanların ne tükettiğini bilmesinin en doğal hakkı olduğunu belirterek kararın geç kalınmış ama yerinde bir adım olduğunu vurguladı. Bir restoran çalışanı olan Murat Deniz ise müşterilerin alerji sorunu olan bileşenler dahil olmak üzere tüm içeriklere ulaşabilmesinin uzun süredir dile getirilen bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Vatandaşlar da uygulamayı genel olarak destekledi. Emine Yüzyılmaz, menülerde yağ türleri ve doğallık bilgisinin de yer almasının önemli olduğunu ve çocuklara verilecek gıda konusunda ebeveynlerin bilinçli karar verebilmesi için bu tür bilgilere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Öte yandan bazı vatandaşlar uygulamanın iyi niyetli olmakla birlikte pratikte ne ölçüde benimseneceğini sorgulayarak fiyat odaklı tüketim anlayışının yaygınlığına dikkat çekti.
Mevzuata aykırı davranan işletmeler Denetim Elinde uygulaması, 174 numaralı Alo Gıda Hattı ve WhatsApp ihbar kanalı üzerinden yetkililere bildirilebilecek.