Nasıl kutlu bir insan,
Nasıl yüksek bir ruh,
Nasıl bir aura,
Nasıl göklerden gelen bir ışık.
İzliyorum geçmişte yaptığı açıklamalarını.
İzlerken,
Gözlerindeki ışıltı vatan sevdası.
Prof. Dr. Engin Arık'tan bahsediyorum.
Anlatıyor.
Biz Ülke olarak,
Anadolu olarak,
Bir hazinenin üstünde oturuyoruz,
Farkında değiliz diyor.
Toryumu anlatıyor.
'Dünyanın en zengin toryum yatakları bu topraklar da,
Yıllık 50 ton TORYUM'la ülkenin tüm enerji ihtiyacını karşılayabiliriz.
1 ton toryum enerjiye dönüştüğünde,
1 milyon ton petrole eş değer enerji üretiriz' diyor.
Yanında taşıdığı çantasında,
Nükleer reaktör projesi hazır ve hızla hayata geçirilmeyi bekliyordu.
Açıklamalarını masumane yapıyordu.
Hatta bir açıklamasında,
Türkiye'de kurulacak toryum nükleer santrali ile
Tüm orta-doğunun,
Enerji açığını karşılayabiliriz açıklamalarını yapmıştı.
Engin Arık deneysel yüksek enerji fiziği alanında,
Türkiye'nin dünya çapında en çok tanınan fizikçisiydi.
Ülkemizin enerji sorunu üzerine kafa yoruyordu.
Özellikle, toryum konusunda çok zengin olan ülkemizin,
Bu sayede enerji darboğazından çıkıp,
Dışa bağımlılıktan kurtulabileceğini defalarca bilimsel kongrelerdeanlatmıştı.
Vatan kokan yüzü,
Milletine sevdalı cümleleri ile
Her açıklamasında,
Kendine tehlike çemberi ördüğünün farkında değildi.
Ve Kırmızı Pazartesi,
Kırmızı Pazartesi Gabriel Garcia Marquez'in bir romanıdır.
Gabriel Garcia Marquez'in bu romanını,
Gerçek bir hayattan uyarlayarak yazmıştır.
Bu romanda aslında herkesin işleneceğini bildiği bir cinayete,
Kimsenin engel olmadığını anlatılmaktadır.
Prof. Dr. Engin Arık'tan masumane olarak anlattığı,
Dengeleri alt üst edecek,
Dev projesi ile adım adım,
Göze batmaktaydı.
Tüm çalışmalarını yaptığı projesi ile
Karanlık bir ölümle sonsuzluğa gitmişti.
Hepimiz olayı biliyoruz.
Hafızalarımızı tazeleyelim.
30 Kasım 2007'de,
Prof. Dr. Engin Arık ve beraberindeki akademisyenlerle birlikte,
57 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazası,
Hala hafızamızda canlı durmakta.
Uçak kazası yerine düşürüldüğünü savunanlar var.
Teknik incelemelerden sonra,
Bu teze ulaşmışlar.
"O uçak düşürülmeseydi,
Türkiye bugün CERN'de asil üye,
Toryum yarışında dünya lideri olurdu,
Ve enerjide bağımsızlığı ile
İlk 3 ekonomide destan yazmaktaydık.
Elim bir kumpasla bilim insanlarımızı kaybettik.
İçimizde yanan bir kor olarak durmakta.
O'nlara sonsuz sevgi ve hürmetle.
Ve gelelim başka bir noktaya.
Çin devleti arı gibi çalışıyor.
Toryum nükleer reaktörünü yaptı,
20 bin yıllık enerji sorununu çözüyor.
Biz ne yaptık?
Enerji sorunumuzu çözemedik.
Cari açık verdik.
Umutsuz değilim,
Göksel bir hisle,
Hızla enerjide bağımsızlaşacağımızı düşünüyorum.
Devletimizi tanıyorsam,
Toryum reaktörü projesinden vazgeçmez diye düşünüyorum.
Ve ne yapmalıyız?
Stratejik bilim insanlarımızı ve ülkemizin geleceği olacak kişilerikoruyacağız.
Ve başka ne yapmalıyız?
Toryumu başka ülkelere satmayacağız.