Parti Milliyetçiliği…

Demokrasinin yumuşak karnı Parti Milliyetçiliğidir.

Parti Milliyetçiliği, aklı geri itip, duyguları öne çıkarıyor.

Bu hal, ülkemizde, ABD'de, Fransa'da, Almanya'da aynen yaşanıyor…

Demokrasinin bu yumuşak karnından yararlanan Çin gibi ülkeler hızla öne çıkıyorlar.

Demokrasinin bu yumuşak karnından bazı güç odaları da yararlanıyorlar.

Bir ülkede ekonomi, medya, kültür ve sanat hayati kimin elinde ise, demokrasisi de o güce göre şekilleniyor.

Ayrıca, demokrasilerde bilen ile bilmeyenin oyu bir olduğu için, demokrasi defolu olarak vücut buluyor.

Ülkemizdeki demokrasi de bu defolu halden nasibini alıyor.

Ben, bir partinin yönetiminde olsam, ülkemin bazı sorunlarına çözümler üretir, ona göre oy ister idim.

İlk vat edeceğim, milletvekili maaşları ile milletvekili emekli maaşlarını normal hale getireceğimi ve düzenleyeceğimi, söyler idim.

İkinci vaadim ise, SGK'nın kast sistemi gibi çalışan çifte standart uygulamasını eşitlikçi ve adil bir konuma getireceğimi vaat ederdim.

İmar planı yapım ve uygulanması işi ile legal bina yapımı, ruhsat alımı önündeki engelleri kaldırıp, yetki ve sorumluluğun bir adreste toplama ve sadeleştirme sözü verir idim

Eğitim sistemini fırsat eşitliğini ihlal etmeden zeki, yetenekli ve çalışkan çocuklarımızın ilgi duydukları mesleklere yöneltir, onları özel olarak yetiştirmeye, söz verir idi.

Hatta zeki ve yetenekli gençleri dünyanın dört bir yanından getirir, onlara TC vatandaşlığı vererek, teknoloji geliştirmede çalışmalarını sağlayacağım, der idim.

"Ben ne üretiyorum, karşılığında da ne talep ediyorum?" diyen nesiller yetiştireceğimi vaat ederdim.

Mahalle muhtarlarının maaşlarının da kaldırılmasını vaat ederdim.

Hazine mülkiyetindeki kullanılmayan arazileri tarım yapma şartı ile vatandaşlara tahsis edileceğini vaat ederdim.

Mevcut partilerimiz bu vaatlerin hangisini halkımıza vaat ediyor?

Hiç birisi...

Muhalefet partileri, böyle davranmaya devam ederler ise, hiç bir seçimde ipi göğüsleyemezler.

Çevremizdeki Gazze, Suriye, Irak, İran, Ukrayna'da savaşlar var.

Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail, bizi zor duruma düşürmek için fırsat kolluyor.

Biz ise içeride sıradan konular ile enerjimizi boşuna harcıyoruz.

Demokrasi hizipçilikten öteye geçemiyor.

Sanki elekle su taşınıyor…