Ören Denizini Ne Kirletti?

Ören Beldesi Yalı Sahili yıllardır Muğla halkı ve dışarıdan gelen misafirler tarafından çok beğenilir. Gelen misafirler sakin beldenin ruhunu dinlendirdiğini ayrıca berrak mavi denizinin de yüzmek için çok ideal olduğunu söyler. Bu kıyıda köşede kalmış sahil beldesinin bozulmaması yani bir Bodrum, Marmaris, Didim, Kuşadası, Çeşme görünümüne kavuşmaması gelen hemen hemen herkesin temennisidir. Çünkü insanlar yığılmış kalabalıklardan öte artık biraz da kafa dinlemek istiyor.

Yukarıda geneli yansıtan görüşlere ben de katılıyorum ve Ören Beldesi’ne sadece deniz için değil gezmek için bile çokça gitmişliğim vardır. Görece uzun sahil bandında yürüyüş yapmak ve Gökova Körfezi’ni izlemek bile bana huzur veriyor. Öyle ki bazen kalemi kâğıdı elime alıp şiir yazasım geliyor. O kadar yetenekli olmadığımı düşünsem de. Yine aynı duygularla dar, kavisli yollardan kıvrıla kıvrıla Ören’e vardım. Güneşin tepeden selamını aldım. Sahil sabah erken saat olduğu için pek kalabalık değildi. Mavi ve dingin deniz yine güzeldi. Bir süre sonra ne göreyim! Mavi deniz gitti. Bulanık deniz geldi. Öyle bulanık su vardı ki cam gibi görünen denizin dibi görünmez olmuştu. Dalgalarla birlikte denizdeki çer çöp de sahile vurmaya başladı. Köpüklü su da cabasıydı. Bu duruma çok üzüldüm.

Hemen Ören Denizi’ni ne kirletti, diye soruşturmaya başladım. Birçok kişi bu durumdan yakınıyordu. Üzüntülerini dile getirdiler. Mikrop kaptığını söyleyenler bile oldu. Söylenenler çerçevesinde bazı tespitler şunlar: 1- Ören Marina’ya son yıllarda gelen yatlar hem tekne pisliklerini hem de bireysel pisliklerini denize atıyor. 2- Ören’de bulunan Kemerköy santral reaktörü yıkanıp boşaltılınca böyle oluyor. 3- Ören’de son dönem artan kalabalık dolayısıyla sahilde oluşan kirlilik sebep oldu.  4- Çam polenleri birleşerek denize karışıyor. Fikirler bu şekilde sıralanıyor. Yarın çok geç olmadan yetkililer tarafından sebeplerin hızlıca araştırılıp bir sonuç ortaya konması gerekir. Lütfen bu güzel denizi ve sahili kaybetmeyelim.