Neler Oldu ve Oluyor

Özden Akgüç’ün yazısı aynı haftada 2. defa

II. Dünya Savaşı'nda Hitler Almanyası karşısında zor duruma düşen İngiltere, Atlantik ötesindeki ABD'den yardım istemek zorunda kalmıştı. ABD'de zor durumda kalan İngiltere'ye "Size yardım ederiz. Ama dünya patronluğunu bize bırakırsanız" şartını koştu.  İngiltere, son 200 yılda dünyasının mutlak efendisi idi.           

Ama 1942 yılında Hitler karşısında çok zor durumda idi.

İngiltere, ABD'nin bu teklifine "Hayır" diyemedi. Zor oyunu bozuyordu.

ABD yardımından sonra II. Dünya savaşında Bitler Almanyası yenildi.

Savaş sonrası, dünya patronluğunu ABD, İngiltere'den devraldı.

Artık dünyada U.S. yani Dolar egemenliği başlamıştı.

ABD ile SSCB (Rusya) arasında gizli bir ortaklık kuruldu ve dünyamız iki bölgeye bölündü ...!

Bu oyun, 1989 yılında SSCB'nin kendiliğinden yıkılmasına kadar da devam etti.

ABD ile SSCB arasındaki denge 1989 yılında sona erince, dünya adeta boşlukta kaldı. İngiltere'yi çoğumuz kuzeydeki bir adadan ibaret sanıyoruz. İngiltere'nin DNA'larında efendilik, patronluk yapma vardı. İngiltere kimdi? İngiltere, Kanada, Avusturalya, Yeni Zelanda, Bahamalar, Jamaika başta olmak üzere BM'lere üye 15 ülkeyi Genel Valiler ile yöneten gizli bir imparatorluktu. Dünyanın hemen hemen her yerinde de askeri üstleri vardı. Kıbrıs, Cebeli Tarık ve Arjantin'in güneyindeki Falkland adaları bu üstlerin sadece üç tanesidir. Ayrıca İngiltere, Londra şehrinde kendine has kanunları olan "City of London" adındaki para imparatorluğuna da ev sahipliği yapıyor... Günümüzde ABD ile İngiltere arasında acımasız bir patronluk savaşı yaşanıyor. Bu savaşta ABD ile Rusya gizli ortaklık yapmaktadırlar. Karşı tarafta İngiltere ve İngiliz Cemiyetler Birliği ülkeleri ile Çin bulunmaktadır. İngiltere, Hindistan'ı da yanma alma mücadelesi veriyor. Hatta bir Hint kökenli bir kişiyi başbakr1nlığa bile getirdi. ABD ile Rusya iş birliği yaparak AB'nin lokomotifi olan Almanya'yı enerjisiz bıraktılar. Rusya'dan Almanya'ya doğal gaz taşıyan kuzey I ve II boru hatları patlatıldı. Bu sabotajı kim yaptı? Rusya, bu sabotaja neden gereken tepkiyi vermedi?

Kuzey I ve II boru hatları neden tamir edilmiyor?

Bu yaşananlar ABD ve Rusya ortaklığını göstermiyor mu?

ABD ve İngiltere'nin asıl korktuğu Almanya liderliğindeki AB idi.

ABD, Rusya ile İngiltere el birliği ile önce Almanya'yı devre dışı bıraktılar.

Böylece, sıra İngiltere ve ABD aralarındaki liderlik mücadelesine gelindi.

ABD ve İngiltere patronluk savaşından galip çıkmak için, Türkiye'yi ve etki alanlarındaki ülkeleri yanlarına çekmek için, amansız bir mücadelenin içine girdiler.

ABD, 1960 yılında başlayan askeri darbeler ile Türkiye'yi istediği noktada tutabiliyordu.

ABD, 1970'li yıllarda ayrıca Türkiye'yi, ASALA terör örgütü ile de hizaya getirmeyi denedi.

Türkiye geçte olsa uyanmıştı.

Son 20 yılda Türkiye, ABD'nin kontrolünden çıkmaya başladı.

ABD, bu sefer ASALA'nın devamı olan PKK'yı kurarak yurt içinde acımasızca kullanmaya başladı.

PKK ve yardımcıları, son 20 yıl içinde Türkiye'de aşağıdaki terör olaylarını gerçekleştirdi.

1- İstanbul Boğazındaki Reina gece kulübü saldırısı ile 39 kişinin ölümüne neden oldu.

2-Beşiktaş Vodafone stadyumuna saldırısı ile 47 kişinin ölümüne neden oldu.

3-Ankara Genel Kurmay Başkanlığı önünde bomba patlatarak 29 kişinin ölümüne neden oldu.

4-Ankara Kızılay Güven parkta bomba patlatarak 36 kişinin ölümüne yol açtı.

5-Diyarbakır Çınar Emniyet Müdürlüğüne saldırarak 6 kişinin ölümüne neden oldu.

6-İstanbul Sultanahmet meydanında bir terör olayında 12ölü verdik.

7-Ankara Gar meydanında patlatılan bir bomba ile 103 canımızı yitirdik.

8 - Şanlıurfa Suruç ilçesinde yine bir terör saldırısında 34 kişiyi kaybettik.

9-Diyarbakır HDP mitinginde 5 ölü verdik.

10-Reyhanlı saldırısında da 53 kişiyi yitirdik.

11-İstanbul İstiklal Caddesinde bir bomba ile 6 insanımızı yitirdik.

Bu terör saldırıları aklıma ilk gelenler.

Bu yurt içi terör olaylarından sonra Türk ordu­ su terörün kaynağını kurutmak için, yurt dışına çıktı...

Böylece Türk Ordusu, Suriye ve Irak'ta PKK ve türevleri ile amansız bir mücadele başlattı.

Bazı insanlarımız "Bizim Suriye ve Irak'ta ne işimiz var?" demeye başladılar...

Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir terör örgütü ile mücadele etmiyordu.

Türkiye Cumhuriyeti bazen ABD ile bazen de Rusya ile bazen de İngiltere ile büyük bir mücadele veriyor.

En büyük zorluğu, içimizdeki İngiliz ve Amerikalılardan çektiğimizi de bir kenara yazalım.

Dünyanın en lüks mahallesi olan Anadolu ve İstanbul'da oturmanın bir faturası var.

Yüzünde Türk maskesi ve Türk adı ile hareket eden, Türk görünümlü insanlara dikkat etmeliyiz.

Taraflar Türkiye'yi yanına çekek için, amansız bir mücadele veriliyorlar.

İçimizdeki bazı kişiler ise, 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak mahalli seçimlerinden başını kaldırıp büyük resmi göremiyorlar.

Dünya patronluğu savaşında hata yapmaz isek, Türkiye hak ettiği yere gelebilme şansını yakalayacaktır.

Çünkü, Türkiye'yi yanına alamayan taraf, dünya patronluğu savaşını kazanamaz...