Muğlaspor'da Yük Artık Sadece Yönetimin Değil, Muğla'nın Omuzlarında

Abone Ol

(Artık tribünde alkışlama dönemi değil; taşın altına elini koyma dönemidir.

Çünkü Muğlaspor’un kaderi artık yalnızca Menaf Kıyanç ve yönetiminin değil, tüm Muğla’nın omuzlarındadır.)


Muğlaspor’un peş peşe üç şampiyonlukla 1. Lig’e yükselmesi, bu şehrin yakın tarihindeki en büyük spor başarı hikâyelerinden biridir.

Bu başarı sahada futbolcuların ve teknik ekibin emeğiyle kazanıldı; saha dışında ise Başkan Menaf Kıyanç ve yönetiminin şehri ortak bir Muğlaspor paydasında buluşturma çabasıyla büyüdü.

Dağınık yerleşimli, her ilçesinde ayrı futbol aidiyetleri bulunan, taraftar kültürü çok sert olmayan, ekonomik ve seyirci potansiyeli sınırlı bir şehirde bunu başarmak kolay değildi.

Ama başardılar.

Şimdi ise sıra biraz da bizde.

Çünkü 1. Lig başka bir dünya.

Sadece “Muğlasporluyuz” demekle,
sadece başarı gelince fotoğraf paylaşmakla,
sadece bedava maça girip maç izlemekle bu kulüp sürdürülebilir olmaz.

Bu şehir artık Muğlaspor’a gerçekten omuz vermeli.

Forma alınmalı.
Kombine alınmalı.
Store güçlendirilmeli.
Yerel esnaf destek paketleri oluşturmalı.
İş insanları sponsorlukta daha görünür olmalı.
Belediyeler altyapı ve tesisleşme konusunda ortak akıl üretmeli.
Okullarda Muğlaspor forması günü yapılmalı.
Çocuklar stada taşınmalı.
Aile tribünü kültürü oluşturulmalı.
Her ilçede Muğlaspor gönüllüleri ağı kurulmalı.
Taraftar dernekleri yalnızca maç günü değil, yıl boyunca aktif olmalı.

Kulübün lisanslı ürünleri;
doğum günü hediyesi,
karne hediyesi,
bayram hediyesi hâline gelmeli.

Gerçekçi olalım:

Muğla; Bursa, Sakarya, Kocaeli gibi merkezi ve sert tribün kültürü olan şehirlerden biri değil.

Fethiye’nin ayrı futbol hafızası var.
Bodrum’un ayrı.
Milas’ın, Ortaca’nın, Marmaris’in ayrı…

İşte Muğlaspor’un işi tam da bu yüzden daha zor.

Ama bu başarıyı daha değerli yapan şey de tam olarak bu.

Şimdi yapılması gereken şey belli:

Bu yükselişi bir sezonluk heyecan olmaktan çıkarıp kalıcı bir kulüp kültürüne dönüştürmek.

Çünkü Anadolu’da asıl mesele lige çıkmak değildir.

Orada kalabilmektir.

Ve artık Muğlaspor’un kaderi yalnızca yönetimin, teknik ekibin ya da futbolcuların omuzlarında değildir.

Bu yük artık biraz da Muğla’nın omuzlarındadır.