Muğlaspor Pes Etmemeli, Asıl Sınav Şimdi Başlıyor…

TFF’nin yürüttüğü bahis soruşturması nedeniyle lige verilen iki haftalık aranın ardından Muğlaspor, Çarşamba günü kendi sahasında Beyoğlu Yeniçarşı’yı konuk etti. Karşılaşma öncesinde hem taraftarların hem de spor kamuoyunun en çok merak ettiği konu, Muğlaspor’un bu süreçten sonra sahada nasıl bir reaksiyon göstereceğiydi.

Bilindiği üzere Muğlaspor’da 9 futbolcu, bahis oynadıkları gerekçesiyle 3 ay ile 12 ay arasında değişen hak mahrumiyeti cezalarına çarptırılmıştı. Bu oyuncuların büyük bölümünün sezon boyunca ilk 11’de yer alan ve takımın omurgasını oluşturan isimler olması, kulübü hem kadro derinliği hem de oyun planı açısından ciddi şekilde etkileyecek bir durumdu. Bu tablo karşısında Muğlaspor yönetimi, oluşan boşluğu doldurmak ve sahadaki dengeyi koruyabilmek adına altyapıdan dört oyuncuyu A takıma dahil ederken, Murgul Belediyespor’dan bir futbolcuyu kadroya katarak önemli bir hamle yaptı.

Gelelim Muğlaspor–Beyoğlu Yeniçarşı karşılaşmasına… Açıkçası maçın iki yarısında birbirinden oldukça farklı bir Muğlaspor izledik. Yaşanan son gelişmelerin takımı mental ve fiziksel açıdan ne kadar zorladığı sahaya da açık bir şekilde yansıdı. İlk yarıda daha diri, daha istekli ve oyunun hakimiyetini elinde tutmaya çalışan bir Muğlaspor vardı. Bu bölümde rakibi üzerine çekip hata yapmaya zorlayan yeşil-beyazlılar, kazanılan toplarla hızlı hücumlara çıkarak gol fırsatları üretmeye çalıştı. Bu plan da meyvesini verdi; 13. dakikada rakip ceza sahasına giren Yasin’in düşürülmesi sonucu kazanılan penaltıyı gole çevirerek öne geçtik. Golün ardından birkaç net pozisyon daha yakalamamıza rağmen farkı artırmayı başaramadık. Rakip takım da ilk yarıda zaman zaman tehlikeli ataklar geliştirdi. Ancak bu bölümde sahneye çıkan isim kalecimiz İsmet Yumakoğulları oldu. Karşılaşmanın 27. ve 42. dakikalarında Beyoğlu Yeniçarşı’nın önemli gol girişimlerinde başarılı kurtarışlara imza atan İsmet, kritik müdahaleleriyle kalesini gole kapatmayı başardı.

İkinci yarıda ise sahada adeta bambaşka bir Muğlaspor vardı. Skoru koruma isteğinin de etkisiyle geriye çekilen yeşil-beyazlılar, oyunun kontrolünü rakip takıma bıraktı. İleri çıkmakta zorlanan, topa sahip olamayan, dönen topları rakibe kaptıran ve basit pas hataları yapan Muğlaspor’un bu görüntüsü, hem bizi hem de tribünlerdeki taraftarları memnun etmedi.

Ve maçın kırılma anı…

Dakikalar 54’ü gösterdiğinde Beyoğlu Yeniçarşı’nın geliştirdiği atakta Arif, ceza alanımız içinde Semih’in müdahalesiyle yerde kaldı ve orta hakem tereddütsüz bir şekilde penaltı noktasını gösterdi. O anlarda tribünlerde nefesler tutulurken sahneye yine Muğlaspor kalecisi İsmet Yumakoğulları çıktı. Taha’nın penaltı vuruşunda köşeyi doğru tahmin eden başarılı eldiven, bir kez daha gole izin vermeyerek takımını oyunda tuttu. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi İsmet Yumakoğulları kalesinde güven vermeye devam ediyor. Bu karşılaşmada penaltıyı kurtarmasının yanı sıra 67. ve 80. dakikalarda yaptığı kritik müdahalelerle de 3 puanın hanemize yazılmasında büyük pay sahibi oldu.

Evet, tam da iyi bir çıkış yakaladığımız bir dönemde yaşanan son gelişmelerle takımımız ciddi bir yara aldı. Bu karşılaşmada bunun izlerini net bir şekilde gördük. Ancak bu yaşananlar, Muğlaspor’un hedefinden sapmasına, mücadelesinden vazgeçmesine neden olmamalı. Aksine, tüm camiayı daha fazla kenetlenmeye, futbolcuları ise sahada daha çok mücadele vermeye motive edecek bir süreç olmalı.

Muğlaspor tarihinde defalarca gördüğümüz bir gerçek var ki; bu camia zorluklardan her zaman güçlenerek çıkmayı bilmiştir. Özellikle son iki yılda üst üste elde edilen başarılar ve Muğlaspor’u 2. Lig’e taşıyan o zorlu yol, kesinlikle bir tesadüfün ürünü değil. Şimdi yaşadığımız bu sıkıntılı dönemi avantaja çevirerek, elde ettiğimiz başarıların asla tesadüf olmadığını herkese bir kez daha kanıtlama dönemindeyiz. Bunun için hem yönetimin hem teknik ekibin hem de taraftarın üzerine düşen görevler var. Yönetim, kadro yapılanmasını doğru hamlelerle güçlendirmeli; teknik heyet, bu süreçte genç oyunculara güven aşılayarak sahadaki disiplin ve uyumu artırmalı; taraftar ise her zamankinden fazla desteğini sürdürmeli. Çünkü bu takım, tribünlerin itici gücüyle farklı bir kimliğe bürünecektir.

Önümüzde Altınordu ve Batman Petrol gibi iki kritik sınav var. Bu iki maç, yalnızca puan tablosu açısından değil, takımın mental direnci ve hedefe olan inancı açısından da belirleyici olacak. Eğer bu dönemi kayıpsız veya en az zararla atlatabilirsek, Muğlaspor’un 1. Lig hedefi hâlâ çok gerçekçi bir noktada duruyor. Bu süreç, bizim için birlik olunduğunda nasıl aşılabileceğini gösteren önemli bir sınav olacak. Muğlaspor’un yeniden ayağa kalkacağına, bu zorlu dönemi geride bırakarak hedefe doğru ilerleyeceğine yürekten inanıyorum. Bugün yaşanan kriz, yarın çok daha güçlü bir takım ruhuna dönüşebilir. Yeter ki inanalım, kenetlenelim ve Muğlaspor’un her zamanki mücadele ruhuna sahip çıkalım…