Menteşe Haberleri

Muğla’nın Tarihi Sokaklarında Atıklar Sanata Dönüşüyor

Muğla’nın Menteşe ilçesine yaklaşık 3 yıl önce yerleşen makine mühendisi Elmas Özer Koç, kentin tarihi dokusuyla ünlü Saburhane semtinde satın aldığı eski Muğla evini restore ettirerek sanat evine dönüştürdü. İstanbul’daki iş hayatını geride bırakarak atık malzemelerden sanatsal eserler üretmeye başlayan Koç, "Geri dönüşüyorsa senindir" mottosuyla çay posasından portakal filesine kadar her şeyi sanatının bir parçası haline getiriyor.

Abone Ol

İstanbul’da özel bir şirket sahibi olan ve uzun yıllar makine mühendisliği yapan Elmas Özer Koç, yaklaşık 3 yıl önce iki çocuğuyla birlikte radikal bir karar alarak Muğla’nın Menteşe ilçesine yerleşti. İlçenin tarihi ve kültürel merkezlerinden biri olan Saburhane’ye taşınan Koç, burada satın aldığı eski bir Muğla evini titizlikle restore ettirdi. Evinin alt katını atölye ve sanat evine dönüştüren Koç, atık malzemelerden ürettiği ve her birinin ayrı bir hikayesi olan eserlerini burada sergilemeye başladı.

“Geri Dönüşüyorsa Senindir”

Asıl mesleği makine mühendisliği olan ancak sanata olan tutkusuyla bilinen Koç, atıklarla olan bağını ve sanatsal felsefesini şu sözlerle anlattı:
"2 buçuk yıl önce İstanbul'dan tamamen buraya taşınma kararı alarak bu çok sevdiğim kente yerleştim. Aslında mesleğim makine mühendisliği ama sanata gönül vermiş bir insanım. Resimle ilgileniyorum. Atıkların değerlendirilmesi konusunda bir süre önce çalışmalara başlamıştım. Daha sonra bunları daha da ileri götürdüm. Atıklara değer verilip yeniden tasarlandıkları takdirde onlar aslında hayatımızın başka bir parçaları olabiliyorlar. 'Geri dönüşüyorsa senindir' diyorum. Aslında bunları ben önce çocuklara anlatma yolunu seçtim. İstanbul'da kaldığım yıllarda çocuklarımın okuduğu ilkokulda gönüllü olarak bir yıl atıklar konusunda çocuklara yardımcı oldum. Onların kırık dökük oyuncaklarından birer sanat eserleri yaptık ve bunlar şu an hala Bakırköy'de bir ilkokulun duvarlarını süslüyor. Atık çalışmam aslında beni bir anlamda da hayata farklı bakmama sebep oldu."

“Resim Dilsiz Bir Yazıdır”

Eserlerinde kullandığı malzemelerin günlük hayatın içinden geldiğini belirten Koç, sanatın birleştirici gücüne vurgu yaparak şunları ekledi:
"Sabah içtiğimiz posa çaydan, kahveden tutalım da marketten aldığımız portakal filelerine kadar her yönde bunları ben resimde kullanıp dönüştürmeyi seviyorum. Yazı da benim için vazgeçilmez bir şey. Zira ben resim ve yazıyı aslında farklı görmüyorum. İkisi de aynı disiplin ama farklı metotlarla ilerliyorlar. Birisi mesela bir yazı, kör bir resimse, resimse dilsiz bir yazı diyebiliriz. Sanatın içinde olmanın insanları birleştirdiğini düşünüyorum. Sanatla dokunabilmek istiyoruz, sanatı sokağa taşırmak istiyoruz."

Doğal Film Platosu: Saburhane

Atölyesinin bulunduğu Saburhane bölgesinin mahalle kültürünü yaşatan eşsiz bir yer olduğunu vurgulayan Elmas Özer Koç, bölgenin film yapımcıları için doğal bir plato niteliği taşıdığını hatırlattı. Saburhane'nin birçok ünlü filme ev sahipliği yaptığını belirten Koç, şunları söyledi:

"Bulunduğumuz bu bölgede pek çok film çekildi. Şu anki dernek binamız '7. Koğuştaki Mucize' filminde Uğur Kırtasiye olarak kullanıldı. Geçen yaz Yüksel Aksu'nun 'Bak Postacı Geliyor' filminde ise bisiklet tamircisi olarak yer aldı. Ayrıca 'İftarlık Gazoz' ve 'Babam ve Oğlum' gibi Türk sinemasının önemli yapıtları da bu sokaklarda çekildi. Saburhane, şehrin geçmişi hakkında bilgi veren yaşayan bir mekan. Beklentimiz, bu güzelliğin korunarak hak ettiği değere kavuşması."

Tolga Tanyeli Muğla’nın kültürü ve tarihini anlattıkları çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Kültürümüzle alakalı, Muğla kültürü ve Muğla'daki sanat ile alakalı çalışmalar sürdürmekteyiz. Kent Belliği, aynı zamanda Muğla'nın sözlü Tarihi gibi boyumuzu aşmayacak işler yapmaya çalışıyoruz. Bunların arasında en son Muğla Tanıtım Platformu'yu bu sene çıkarttığımız bir Muğla rotası kitabımız var. Gastronomiyi tanıttığımız hem de Muğla'nın kültürü ve tarihini tanıttığımız. Aynı zamanda da Feronya Kültür Sanat Derneğimizle beraber yapacağımız bir mural çalışmaları sokağı var. Bir sanat sokağı çalışması yapmak istiyoruz. Bunda da Muğla'nın bütün kültür ve tarihini bir sokak boyunca duvar resimleriyle anlatmak istiyoruz. Bununla alakalı 7-8 seneden beri ciddi bir emek vermekteyiz Muğla'da. Daha da önümüzde pek çok projemiz var. Bunların başlıcaları bir kent belleği düzenlemek istiyoruz. Bunu bizim dışımızda yapan kurumlar da var fakat biz daha derinlemesine ve ulaşılabilir bir formatla ilerlemek istiyoruz. Aynı zamanda sürdürdüğümüz festivallerimiz ve etkinliklerimiz var. Muğla Tanıtım Platformu'nca yaptığımız bir ulusal festivaller anına gelmiş düğün yemekleri festivali ve de lezzet festivalimiz oluyor. Bunların da aynı zamanda düzenleyicisi ve organizatörüyüz. Bu zamana kadar yaptığımız işlerin arasında sergiler, tanıtımlar, farklı lansmanlar oldu. Daha da çalışmalar yapacağımızı düşünüyoruz” dedi.