İstanbul’da Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), kadın öğretmenler Fatma Nur Çelik (44) ve Z.A. (52) ile öğrenci S.K'yi (15) henüz belirlenemeyen bir nedenle bıçaklayarak yaralamıştı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan öğretmen Fatma Nur Çelik doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti. Eğitim İş Muğla Şubesi, Eğitim Sen Muğla Şubesi,Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şubesi ve TEÇ Sen Muğla Şubesi yaşanan olaya tepki göstermek amacıyla protesto düzenledi. Sendika üyeleri Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlediği ortak basın açıklamasının ardından Sınırsızlık Meydanı’na yürüyerek oturma eylemi gerçekleştirdi.
“Bu saldırı münferit değildir”
Yapılan açıklamada okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu belirtilerek, “Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir” diye ifade edildi.
Ortak açıklamada eğitimciler yetkililere çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz.Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; laik,demokratik, bilimsel eğitim politikaları benimsenmelidir. Barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.”
“Güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz”
Eğitimciler tarafından yapılan açıklamada mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek,
“Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz. Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür” diye ifade ettiler.
Basın açıklamasının ardından Sınırsızlık Meydanı’na yürüyen eğitimciler oturma eylemi düzenledi.