Muğla Haberleri

Muğla Eczacı Odası’ndan Dikkat Çeken İLİS Raporu

Muğla Eczacı Odası Başkanı Saim Korkmaz, İLİS raporunda 43 gerçek vaka üzerinden eczacıların sağlık sistemine katkısını açıkladı.

Abone Ol

Muğla Eczacı Odası Başkanı Ecz. Saim Korkmaz, İlaçla İlgili Sorun Tespit Yönetim Projesi’nin 1. etap raporuna ilişkin yaptığı açıklamada, toplum eczacılarının sahadaki klinik gözlemlerinin sağlık sistemi için kritik önem taşıdığını belirtti. Korkmaz, 43 gerçek vaka üzerinden hazırlanan raporun, eczacıların birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rolünü verilerle ortaya koyduğunu ifade etti.

“İLİS Projemiz Eczacının Bilgi ve Deneyimini Görünür Kılıyor”

Muğla Eczacı Odası Başkanı Ecz. Saim Korkmaz, 32. Bölge Muğla Eczacı Odası tarafından yürütülen İlaçla İlgili Sorun Tespit Yönetim Projesi’nin 1. etap raporunun meslek kamuoyu ile paylaşıldığını belirtti.

Korkmaz, proje kapsamında 43 gerçek vakanın incelendiğini, ilaçla ilişkili sorunların, eczacı müdahalelerinin ve sağlık sistemine sağlanan klinik ile ekonomik katkıların değerlendirildiğini ifade etti.

Korkmaz açıklamasında, “İLİS Projemiz, eczacının bilgi ve deneyimini görünür kılan, sağlık sistemine katkısını verilerle ortaya koyan ve eczacının birinci basamak sağlık hizmetlerinde aktif rol almasını sağlayan önemli bir çalışma niteliğindedir.” dedi.

“Sahadan Gelen Gerçek Vaka Verilerini İnceledik”

Raporun sahadan gelen gerçek vaka verileriyle hazırlandığını belirten Korkmaz, verilerin Muğla Eczacı Odası bünyesinde düzenlenen çalıştayın ardından oluşturulan İLİS Paylaşım Grubu üzerinden toplandığını söyledi.

Korkmaz, gönüllü eczacıların gerçek vaka bildirimleriyle hazırlanan çalışmanın, gerçek hayat verilerine dayalı, gözlemsel ve geriye dönük vaka serisi analizi niteliğinde olduğunu kaydetti.

Projede vakaların tedavi edilmemiş endikasyon, uygunsuz ilaç kullanımı, subterapötik doz, ilaç alamama, doz aşımı, advers ilaç reaksiyonu, ilaç etkileşimi ve endikasyon olmadan ilaç kullanımı başlıklarında sınıflandırıldığını ifade etti.

“En Sık Sorun Tedavi Edilmemiş Endikasyon Oldu”

Korkmaz, raporun bulgularına göre 43 vakanın 17’sinin tedavi edilmemiş endikasyon olarak kayda geçtiğini belirtti. Bu başlığın toplam vakaların yüzde 39’unu oluşturduğunu söyledi.

Uygunsuz ilaç kullanımının 10 vaka ve yüzde 23 oranla ikinci sırada yer aldığını aktaran Korkmaz, advers ilaç reaksiyonunun 6 vaka ile yüzde 14, ilaç etkileşiminin 3 vaka ile yüzde 7, ilaç alamamanın 3 vaka ile yüzde 7, subterapötik dozun 2 vaka ile yüzde 5, endikasyon olmadan ilaç kullanımının ise 2 vaka ile yüzde 5 olarak raporlandığını ifade etti.

Korkmaz, en sık eczacı müdahalesinin yüzde 51 ile hekime yönlendirme olduğunu belirterek, doz düzeltme, ilaç uzlaşısı, hasta eğitimi, gereksiz ilaç kullanımının sonlandırılması ve koruyucu sağlık önerilerinin de müdahale başlıkları arasında yer aldığını söyledi.

“Hipertansiyon, Diyabet ve Kardiyovasküler Riskler Öne Çıktı”

Vaka özetlerinde hipertansiyon, diyabet ve kardiyovasküler risklerin öne çıktığını belirten Korkmaz, hipertansiyonu olduğu halde tedavi almayan hastada antihipertansif tedavi başlatılması, inme öyküsü bulunan hastada statin tedavisine yeniden başlanması, böbrek nakilli hastada nefrotoksik antibiyotik riskinin fark edilmesi, diyabet hastalarında SGLT2 tedavisine uyumun sağlanması ve polifarmasi kaynaklı ilaç hatalarının düzeltilmesi gibi önemli müdahalelerin yer aldığını kaydetti.

Korkmaz, ileri vaka özetlerinde ise diyabet taramasıyla iki yeni olgunun erken dönemde tespit edildiğini, nabzı 40 bpm saptanan hastada doz azaltımıyla bradikardi riskinin önlendiğini, glukoz değeri 400 mg/dL ölçülen hastada erken tanı sağlandığını ve geriyatrik polifarmasi hastasında çoklu ilaç hatalarının düzeltilerek tedavi güvenliğinin artırıldığını belirtti.

“Toplum Eczacısı Sağlık Sisteminin Sahadaki Erken Uyarı Mekanizmasıdır”

Korkmaz, toplum eczacılarının hastalarla sürekli temas halinde olması nedeniyle sağlık sisteminin en erken müdahale noktalarından biri olduğunu vurguladı.

Korkmaz, “Toplum eczacısı, sağlık sisteminin sahadaki erken uyarı mekanizmasıdır. Tedavisiz hipertansiyon, tanı almamış diyabet, ilaç uyumsuzluğu, yanlış ilaç kullanımı, riskli ilaç kombinasyonları ve advers ilaç reaksiyonları eczacı gözlemleriyle erken dönemde tespit edilebilmektedir.” ifadelerini kullandı.

“Minimum Ekonomik Katkı 156 Bin 500 Lira Olarak Hesaplandı”

Eczacı müdahalelerinin sağlık ekonomisine katkısının da raporda değerlendirildiğini belirten Korkmaz, Maliyetten Kaçınma Analizi yöntemiyle, müdahaleler gerçekleşmeseydi oluşması muhtemel hastane yatışı, acil servis başvurusu, ek ilaç ve tetkik maliyetlerinin hesaplandığını söyledi.

Korkmaz, 43 vaka üzerinden hesaplanan varsayımsal minimum ekonomik katkının 156 bin 500 lira, hasta başına ortalama minimum katkının ise yaklaşık 3 bin 639 lira olduğunu belirtti.

Minimum ekonomik katkı analizinde klinik risk yönetimi başlığındaki 17 vakanın 93 bin 500 lira, ilaç güvenliği başlığındaki 12 vakanın 42 bin lira, verimlilik ve israfın önlenmesi başlığındaki 14 vakanın ise 21 bin lira katkı sağladığını ifade etti.

“Maksimum Potansiyel Katkı 12 Milyon 480 Bin Liraya Ulaştı”

Raporun genişletilmiş ekonomik değerlendirmesinde daha kapsamlı bir modelin kullanıldığını söyleyen Korkmaz, toplumsal perspektif modeliyle dolaylı maliyetlerin, uzun dönemli maliyet kaçınmasının ve en kötü klinik senaryo varsayımlarının dikkate alındığını belirtti.

Korkmaz, bu modelde eczacının sağlık sistemine maksimum potansiyel katkısının 12 milyon 480 bin lira olarak hesaplandığını söyledi.

Korkmaz, “Toplum eczacılığı yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda sağlık ekonomisini koruyan stratejik bir sistemdir.” dedi.

“Eczacı-Hekim Entegrasyonu Güçlendirilmeli”

Raporun politika önerilerine de değinen Korkmaz, eczacı gözlemlerinin e-Nabız ve MEDULA gibi dijital platformlarda kaydedilmesi gerektiğini ifade etti.

Korkmaz, ilaç etkileşimi ve doz hataları için eczacı uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, farmasötik bakım hizmetlerinin teşvik edilmesi ve toplum eczacılığı alanında İLİS eğitimlerinin standardize edilmesi gerektiğini belirtti.

Eczacı-hekim klinik iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Korkmaz, tedavi uyumu, ilaç güvenliği ve kronik hastalık takibi için yeni ödeme modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Eczaneler Yalnızca İlaç Alınan Yerler Değildir”

Korkmaz, vatandaşlar açısından eczanelerin yalnızca ilaç alınan yerler olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Korkmaz, “Eczaneler yalnızca ilaç alınan yerler değildir. Eczaneler, hastanın en kolay ulaştığı sağlık merkezleri, tedavi güvenliğinin takip edildiği alanlar, kronik hastalıkların izlenebildiği noktalar ve erken risk tespit merkezleridir.” ifadelerini kullandı.

İLİS Projesi’nin gerçek yaşam verisine dayanması, retrospektif vaka analizi içermesi, sağlık ekonomisi modeli kullanması ve klinik sonuç üretmesi nedeniyle akademik yayınlara, ulusal kongrelere, uluslararası farmakoekonomi çalışmalarına ve sağlık politikası raporlarına altyapı oluşturabilecek nitelikte olduğunu belirtti.

“Geleceği Tasarlayan Bir Anlayışla Çalışıyoruz”

Muğla Eczacı Odası Başkanı Ecz. Saim Korkmaz, projede emek veren tüm meslektaşlarına teşekkür ederek, çalışmalarını çözüm odaklı bir anlayışla sürdüreceklerini ifade etti.

Korkmaz, “Mesleğimizin sorunlarını sadece konuşan değil, çözüm üreten; geleceği bekleyen değil, geleceği tasarlayan bir anlayışla çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Korkmaz ayrıca, “Birlikte Üreten, Birlikte Güçlenen Eczacılık için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.