KoronaVirüs salgını kadar önemli sorunlarımız var, ama farkında değiliz.
Allah göstermesin,ama gösterebilir ve bunu O bilir; bu gece 7 şiddetinde bir deprem veardından dev dalgalarıyla Muğla kıyılarını vuran bir tusunami olsa neolur? Akyaka 'da bir dostum " Bizim otel denize sıfır olur "diyebilir!
Şakabir yana, soru bile manyakça, ama yanıtı açık; Korona'nın neden olduğu can kaybındandaha çok can kaybı ve büyük bir yıkım...
Budramatik olasılığa dikkat çekebilmek için 13 Mayıs 2020 tarihli yazıma " DepremBilim Kurulu oluşturulmalı " başlığı atıp, son zamanlarda Gökova Körfezi ve Girit Adası merkezli depremlere ve " tusunami " olasılığınadikkat çekmiştim.
Muğla 'da bu alandabir " Deprem Bilim Kurulu " oluş t urulmasını talepeden yazım sayesinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitemizde " fay hatları "ile ilgili bir akademik kürsü ve akademisyen olduğunu, ama ne acı ki bu işlerlealakalı olmadıklarını öğrendik!
xx xx xx
"ÇALIŞTAY'DANKORKUTAN AÇIKLAMA"
Benbu aralar " Tevafuk " ve " Tesadüf " meselelerine iyi taktım.
" DepremBilim Kurulu oluşturulmalı " diyen yazımdan bir süre sonra 15 Mayıs 'ta,daha önce Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 Mart 2020 tarihindedüzenlenen " Muğla Deprem Çalıştayı "nın sonuç bildirgesi açıklandı.
Önemlibir çalıştay ve sonuç bildirgesi da tehlike çanları çalan dikkat çekici birmetin...
Bildirgeyaygın basına haber oldu. O haberlerin içinde en çarpıcı başlığı ise Bodrum 'dan Yaşar Anter arkadaşımız attı; " Çalıştay'dan korkutan açıklama "
Bencede korkutan açıklama, ürküten sonuç bildirgesi... Okudum, korkmadım, amaürktüm. Şimdi o günden bugüne çalıştayın ev sahibi Muğla BüyükşehirBelediyesi , Muğla Valiliği ve Muğla Milletvekilleri ne gibiadımlar attılar veya atmaya hazırlanıyorlar, Üniversitemiz haberdar mımerak ediyorum...
O" Deprem Bilim Kurulu " öneren, talep eden yazımda " Şimdi kalkıp,'Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ne yapıyor?' diye sorsak, peköyle yanıt filan gelmez, ama gelmiş olsa şöyle denirdi: Bu konuda master planyapılmalı. ".. demiştim. Böyle bir şey olmadı, ama sonuç bildirgesinde," Muğla'da, depremlere karşı güvenli bir büyükşehir oluşturmak için,kırsaldan kente uzanan ve sivil toplumu sürece dahil eden uygulanabilir eylemplanlarının oluşturulması gerektiğinin altı çizildi. ".. ifadesiyeraldı. Tevafuk mu? Tesadüf olmalı...
Bu"eylem planlarını" kim, nerede, ne zaman, nasıl kimlerle oluşturacak?!
xx xx xx
DEPREMEGÜVENLİ YERLEŞMELER
GaziMustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi 'nde 7 Mart 'ta yapılan DepremÇalıştayına konuşmacı olarak yakın zamanda kaybettiğimiz Y. Mimar-OzanCengiz Bektaş ile Doç. Dr. Deniz Ülgen , Dr. Murat Esen Aksoy , Prof. Dr. Naci Görür , Japon Yüksek Mimar-Yüksek İnşaat MühendisiYoshinori Moriwaki , Dr. Ebru Harmandar ve Prof. Dr. Murat Balamir katılmıştı.
Alanlarındauzman isimlerle gerçekleştirilen çalıştayda Muğla 'nın DepremJeolojisi , Tarihsel ve Güncel Depremleri , Fay Araştırmaları veRiskli Yapılar , Kentsel Dönüşüm , Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği , Risk Yönetiminde Toplum Katılımı , Japonya-Türkiye Arasında DepremFarklılıkları gibi konular ele alınmıştı.
Çalıştayınsonuç bildirgesinin son bölümünde yer alan şu ifadelere dikkatimi çekti:
" Özetle,Muğla'da Türkiye'nin birçok ilinde olduğu gibi yıkıcı depremler üretebilecekfaylar mevcuttur. Deprem risklerini azaltma çalışmalarının başarılı olmasınınön koşulu bu fayların deprem tehlikelerinin nicel verilerle tanımlanmasıdır.Afet yönetimi kapsamında deprem sonrası stratejiler dışında deprem öncesinderisk azaltma stratejileri geliştirilmelidir. Bu çerçevede uygulanacak kentseldönüşümler kentin tüm bileşenlerini deprem güvenli hale getirmelidir. Yerelyönetimler, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halinde sorumluluklarıpaylaşmalı ve depreme dirençli toplum oluşturmaya önem vermelidir. Bu eylemplanlarında Depreme Güvenli Kent ve Depremle Başedilebilirlik Kapasitesi yüksekyerleşimlerin oluşturulması öncellikli anlayış olmalıdır."
xx xx xx
MUĞLA'DAKİFAY HATLARI SÜREKLİ İZLENMEKTE
Çalıştayda, Türkiye 'nin metrekareye düşen deprem tehlikesi açısından dünyada 17. sırada , ancak depremlerde meydana gelen can kaybı açısından dünyada 3.sırada olduğu vurgulanmıştı.
Muğla 'da da depremtehlikesinin bulunduğu ve tehlikeyi oluşturan başlıca beş ana fay sistemininolduğu ifade edilmişti. Bu fayların Mw: 7-8 büyüklüğüne ulaşan depremlerüretebileceği belirtilen bildirgede şu ifadelere yer verildi:
" Muğlaili içinde yer alan ve yıkıcı deprem üretebilen beş ana fay zonu bulunmaktadır.Bunlar, Fethiye-Burdur fay zonu, Gökova fayı, Muğla-Yatağan fayı, Milas fayı veFethiye'de deniz açıklarında bulunun Helenik dalma-batma zonudur. Bu faylarMTA'nın tanımlarına göre aktiftir ve son 10 bin yılda yıkıcı deprem üretenfaylar olarak kayıtlara geçmiştir. AFAD ve Kandilli Rasathanesi, Muğla'da 20'yeyakın deprem ölçüm istasyonu kurarak bu fayları izlemektedir. Bölgedekifayların en çok Mw: 7 büyüklüğünde depremler üretebileceği ön görülmeklebirlikte geçmişte, Helenik yay üzerinde büyüklüğü Mw: 7.3'e kadar ulaşandepremlerin meydana geldiği bilinmektedir. Aktif fayların doğrutanımlanabilmesi için, fayların kaç yıl arayla yıkıcı deprem ürettiği, en sonne zaman kırıldığı, bu depremlerde ne kadar kaymanın meydana geldiği gibi ilavebilgilerin elde edilmesi gerekmektedir. "
xx xx xx
"KARARLARATOPLUMUN KATILIM SAĞLAMASI ÖNEM TAŞIYOR"
" ÖzellikleBüyükşehir Belediye yönetimlerinin bölgelerinde kurulu STK ve diğer kuruluştemsilcilerinden oluşan 'afet platformları' kurması ve sorumlulukları paylaşmayoluna gitmesinde dünyanın pek çok ülke ve yerleşmesinde uygulandığı gibisayısız yararlar olduğu görülmektedir. " denilen sonuç bildirgesinde " EylemPlanları " için şu görüşlere yer verilmiş:
" Riskyönetiminde ilk adım tehlike tespitleri olmalıdır. Yalnızca acil durumahazırlanmak eksik ve siyasi bir anlayıştır. 'Depreme Güvenli Kent ve DepremleBaşedilebilirlik Kapasitesi yüksek yerleşimlerin' oluşturulması öncelliklianlayış olmalıdır. Acil durum yönetimi mülki otoritelere verilmiş bulunmakla birlikte,bu görevin yalnızca hizmet ekipleri oluşturulmasıyla yürütülmesi yaklaşımı birplan oluşturmaz ve yetersiz kalır. Bu nedenle özellikle büyükşehir belediyeyönetimlerinin mekânsal bilgilere dayalı gerçek planlar hazırlaması önemli birgereksinmedir.
Buamaçla, mekânsal analizleri ve mekânsal acil durum eylem planları yapabilmekiçin coğrafi bilgi sistemleri kapsamında bir veritabanın oluşturulması önemlibir ön koşuldur. Bu veritabanında, yapı nitelikleri, kullanım türleri, sigortadurumları, imar barışı durumu veya kaçak yapılaşma gibi çok yönlü bilgiler yeralmalıdır. "
xx xx xx
Bildirgede, ' İyileştirme Planı ', ' Sakınım Planı ', ' DirençliToplum Planı ' başlıklarıyla önerilerde yeralmış, ama ' Acil DurumYönetimi Planı ' bence en önemlisi.. Böylelikle kaçak yapılaşmanın daönüne geçilebilir...
" Kimyapacak? " diye sormaya gerek var mı bilmiyorum. Açıklama da adres açıkçagösterilmiş; Büyükşehir Belediyesi...
" Yaparmı? " diye de sormaya gerek yok. Çalıştaya ev sahipliği yapmış olması BüyükşehirBelediyesi yöneticilerinin duyarlılığını gösterir. Bu durumda yapacaktır.Yapmazsa Bodrum Belediyesi yapar! Nasıl olsa tarımla ilgili bir " BilimKurulu " oluşturmuş belediye olarak yapabilir...
Neyseişin şakaya gelir tarafı da yok.
Busonuç bildirgesi Büyükşehir Belediye Meclisi 'nde de ele alınıp, derhaluygulamaya geçilmelidir.. Umut yok görünüyor, ama bu uygulamaya Üniversite da katılmalıdır.
AkademikMeslek Odaları da TMMOB İl Temsilciliği ile konunun takipçisi olmalıdır.
Başta Menteşe Kent Konseyi olmak üzere bu konuda kent konseylerinin deyapabilecekleri olmalı.
Yarınçok geç olabilir...
------ ------------- ----------------------
GÜNÜNSÖZÜ : Hayret etmek bir filozofun hissidir ve felsefe hayret etmekle başlar. -Sokrates
GÜNÜN UYARISI; Lütfen maskenizi takın, ellerinizisık sık yıkayın, sosyal izolasyon uygulayın.
ÇİVİ
Arkadaşıma"Özcan Özgür kadın cinayetini neden yazmadı?" diye sormuşlar. O da "O kadarkonuşan varken, Onun yazmasına gerek var mı?" demiş.
BeniBi Gülmek Aldı:)))))