Muğla Çimento hakkında takipsizlik kararı...

Evet yeni bir ÇED yolda, bakalım şimdi ne olacak?

Dünkü yazımızı bu soru ile noktaladık.

Dünkü yazımızın özü ise yeni, yeniden ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) ile “şeffaflık” ve “hukuk” oldu. Bugün aynı minvalde devam edelim.

Bir de bu güne başlık üç anonsumuz oldu.

İlki “ Menteşe Belediyesi, Muğla Çimento hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunmuş...” ile başlayalım...

+

MUĞLA ÇİMENTO HAKKINDA TAKİPSİZLİK

Şeffaflık filanda Menteşe Belediyesi, Muğla Çimento hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş haberimiz olmamış. Muğla Çimento’nun “İmar Kirliliğine neden olduğu” iddia edilmiş. Ancak Savcılığın 03/10/ 2024 tarihli kararında “Kovuşturmaya yer olmadığına” denilmiş. Yani “Takipsizlik” kararı verilmiş.

Tabii kararda ayrıca “Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Muğla Nöbetçi Sulh Ceza

Hakimliği nezdinde karara itiraz yolunun açık olduğu” belirtilmiş. Belki de belediye bu hakkını değerlendirmiştir. Bilmiyoruz.

Muğla Çimento’nun “İmar Kirliliğine Neden Olduğuna” dair 09/09/2024 tarihli suçlama ile ilgili 03/10/2024 tarihli takipsizlik kararında özetle şöyle denilmiş:

TCK’nın 184. Maddesinin ‘Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ hükümlerine amir olduğu; Somut olayda ise suç duyurusuna konu yapıların ruhsat alınarak ve ruhsata uygun olarak yapıldıkları, mahkemenin 3754 Sayılı ÇED olumlu raporunu iptal etmesi üzerine belediye tarafından ruhsat iptali sonrasında yapılan bir yapı bulunmaması nedeniyle TCK'nun 184/1. maddesinde düzenlenen suça vücut vermeyeceği, bu nedenle atlı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; Olay ve şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına

+

MUĞLA ÇİMENTO İLE MERMERCİLER ARASINDA PROTOKOL

Muğla Çimento A.Ş., Muğla Mermerciler Derneği ile protokol imzalamış.

Bundan da haberimiz olmadı. Tabii bu konuda Menteşe Belediyesini sorumlu tutacak da değiliz…

Muğla Mermerciler Derneği Başkanı Mustafa Ercan ile Muğla Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt arasında düzenlenen protokol 05.09.2023 tarihinde imza altına alınmış.

Bu protokole göre, ‘kimyası çimento üretimine uygun’ mermer atıklarının (pasalarının” bertarafı, kurulup faaliyete geçmesi halinde çimento fabrikasında yapılacakmış. Söz konusu protokol ise şöyle:

Bu protokol; Muğla Mermerciler Derneği ile Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanmıştır.

İlgili protokol Muğla İli Bayır Mahallesi ve Yatağan İlçe çevresinde bulunan mermer fabrika ve ocak atıklarının bertaraf edilmesi ve tekrar ekonomiye kazandırılması için çalışmaların başlatılması amacıyla düzenlenmiştir. Söz konusu çalışmanın amacı:

- Mermer fabrika ve ocak atıklarının bertaraf edilmesi,

- Mermer fabrika ve ocak atıklarının niteliğine göre Muğla Çimento Fabrikası sahası içinde; bașta Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değișikliği İl Müdürlüğü ve ilgili kurumların izni dahilinde, fabrikanın faaliyete geçmesiyle kullanılmak üzere 'Mermer Atığı Alım Sözleşmesi’ne uygun olarak stoklanması,

- Fabrika ve ocak atıklarının hammadde olarak 'Geri Dönüşüm' niteliğinde tekrar ekonomiye kazandırılmasıdır.

Taraflar arasında bilahare bu protokol ile ilgili işbirliği ve çalışma şartlarını düzenleyen ek protokol ve sözleşmeler imzalayabilir.

Bu protokol tüm hükümleri ile birlikte ancak karşılıklı anlaşma veya taraflardan birinin tek taraflı feshi durumunda feshedilebilir.

+

Protokolü okurken şaşırdım.

Hadi mermerciler “çimentocular ile işbirliği yaptıklarından çevrecilerle karşı karşıya gelebiliriz” diye bir endişe taşıdıkları için bu protokolü basın ve dolayısıyla kamuoyu ile paylaşmadılar diyelim.

Peki Muğla Çimento hangi endişeyi duymuş olabilir acaba?!!

Çimentocuların yerinde ben olsam bu protokolü propaganda malzemesi yapardım. Üstelik bunların gazeteleri de var. Ya insan hiç değilse yasal olanı ve yasal olsa bile meşru olmayanı ile kendi gazetelerinde “Muğla’nın mermer atıklarını Muğla Çimento bertaraf edecek” diye manşet atmaz mı?

Çok şaşırdım...

Bu soruyu Muğla Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt’a sordum. “Akvaryumunuz var mı?” diye soruma soru ile karşılık verdi. Var olduğunu söyledim, bu sefer “Çöpçü balığınız var mı?” diye sordu. Yoktu, ama akvaryumda temizlik yapan bir tür olduğunu biliyordum. O şöyle devam etti:

Biz Muğla’nın çöpçü balığı olacaktık, anlatamadık. Anlamak isteyen de olmadı. Biz mermer hammaddesi yerine sadece mermer atıklarını değil, termik santrallerin kül atıklarını da kullanabiliyoruz. Muğla artık termik santrallerin atıkları ile mermer atıklarını koyacak yer bulamıyor. Biz aslında ‘Bunları çimentoya dönüştürerek bertaraf edeceğimizi’ anlattık. Ya dinleyen ya anlayan olmadı. Muğla Büyükşehir Belediyesi de kanalizasyon arıtmalarında ortaya çıkan ‘çamuru’ koyacak yer bulamıyor. Biz Muğla’nın bu atığı ile katı atığına da talibiz. Bunları da yakıt olarak kullanacağız. Açıkçası biz sadece çimento üretmeye değil, bunu yaparken Muğla’nın her türlü atığını da ortadan kaldırmaya talibiz.

+

MUĞLA ATIK KUSMAYA BAŞLADI...

Muğla gerçekten de giderek “atık kusmaya” başladı... Yatağan’da, Kavaklıdere’de, az da olsa Milas’ta ve Fethiye’de çıkarılacak mermer kalmayınca kapatılan mermer ocakları ile çıkarılacak taş kalmayınca kapanan taş ocaklarının rehabilite edildiğini, doğaya rastgele bıraktıkları pasaları bertaraf ettiklerini gören var mı?

Ben görmedim... Dönemin Muğla Valisi Dr. Lale Aytaman Bayır’da karayolu üzerinde faaliyet gösteren mermer atölyelerinin, fabrikalarının “peyzaj düzenlemesi” yapmaları için bir “il idare kurulu kararı” çıkarmıştı. O karar bile hayata geçirilemedi... Bayır’ın dereleri bile atölyelerin sıvı atıkları ile doldu.

Kömür üretimi için doğanın; verimli tarım alanlarının, zeytinliklerin, ormanların altını üstüne getiren termik santraller kömür üretiminin sona erdiği alanları rehabilite edemedikleri gibi, dev ‘kül dağları’ yarattılar...

Onlardan Yatağan/Kapubağ’daki Kül Dağının eteklerinde rengiyle “görenleri hayran bırakan”, Salda’dan daha güzel bir turkuaz gölümüz oldu. Buraya turlar gelmeye başlamış... Termikçilere teşekkür mü etsek acaba?!!

Göl veya gölet, mavi ve turkuaz renklerinin en güzel tonlarını barındırmasıyla görmeye gelenlere adeta görsel bir şov sunuyor. Özellikle fotoğrafçılık hobisine sahip olanlar Gündoğumu ve Gün Batımlarında oluşan bu renk cümbüşünü çekebilmek için buraya akın ediyorlarmış...

Tabii bu göl veya göletin renkler dışında barındırdıkları da var. Bunlar balık, bitki gibi canlılar da değil... Bu kül dağı göleti ağır metaller de barındırıyor. Sağlık açısından tehlikeli yaratacağı için buraya girilmesi ve suyunun içilmesi, tarımda kullanılması yasaklanmış bulunuyor... Zaten kanatlılar dahil hiçbir canlı buradan su içmiyor...

Muğla bunlardan nasıl kurtulacak bu da ayrı bir soru...

+

Muğla Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt yeni bir ÇED Olumlu kararı alması halinde bütün atıklara talip olduğunu söylüyor. Bunun için ikinci ÇED iptal edilmeden önce Muğla Mermerciler Derneği ile yaptıkları protokolden bahsederken sorularımızı yanıtlayan Karakurt şöyle anlattı:

Protokol imzalandıktan sonra dernek üyesi mermercilerden 11’inin mermer atıklarını tahlil ettirdik. 9’unun kimyası çimento üretimine uydu. O 9 mermer firmasının ocaklarında üretimimize 43 yıl yetecek mermer pasası bulunuyor. Artık böyle bir ham maddeye sahip olduğumuzdan çimentonun ham maddesinin çıkarılmasını planladığımız 13 ocağı 6’ya indirdik. Bu ocakları kullanmak mermer atıklarını kullanmaktan daha ucuz. Bedava gibi... Bu sayede bölgede ağaç kesimi de yapmıyoruz. Tabii o 6 çimento ham madde ocağını da işletmeyeceğiz. Sanmıyorum, ama mermercilerle bir anlaşmazlık olursa diye bu 6 ocağı hazırda tutacağız. Küle gelince sadece Yatağan Termik Santralinin kül dağları üretimimiz için 35 yıl yetecek rezerve sahip. Ancak santral sahipleri ile bir anlaşmamız yok. Yatırımımızı tamamlamamız halinde onlarla da anlaşırız.

+

Söz konusu üç başlıktan “Orman Kanununun 16’ncı Maddesi’nin Uygulanması Hakkında Yönetmelik’te değişiklik” kaldı. Ona da yarın bakarız...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Bazen öyle anlar olur ki, hiçbir şeyin değeri kalmaz. Bu duyguyu herkes bilir.-Michael Ende