Milas’ta İki Cami Kitabesi

Milas, Menteşe Beyliği merkezi olarak önemli bir şehirdir. Şehrin savunma merkezi olan Beçin kalesi ve civarındaki yerleşme ile ilgili yıllardır çalışmalar yapılıyor; son çalışmaları da sevgili  Prof. Dr. Kadir Pektaş başkanlığında bir ekip yapmakta ve güzel işler çıkarmaktalar. Vaktinizi ayırın ve Beçin kazılarıyla ortaya çıkarılan tarihî değerlerimizi bir görün lütfen.

Ben bu yazımda Milas şehrindeki 2 caminin kitabesinden söz edeceğim. Üniversitede çalışmak üzere 1994 yılında Muğla’ya geldiğimde,  hemen bir literatür taraması yaptım ve Aşkıdıl Akarca’nın Milas ile ilgili kitabına ulaştım. Aşkıdil hanım, güzel bir şehir monografisi yapmış. (Keşke o kitabın yeni baskısı yapılsa.) Üzerinden 30 sene falan geçtiği ve kitabı da kaybettiğim için, camilerin kitabeleri hakkında bilgi var mıydı hatırlamıyorum.

ULU CAMİ

Zamanla Milaslılarla hemşehri olduk: Yaz aylarının bir kısmını ve diğer zamanlarda bazı hafta sonlarını Milas’a bağlı Boğaziçi köyü ve Adabükü’nde geçiriyorum. Arada Milas’a uğradığımızda iki caminin de kitabesinin yeni harfe çevrilmişi ve günümüz Türkçesine aktarılmışının uygun yerlere asılmadığını gözlemledik. Bu iki cami de önemli. Birisi 1375 yılında, öteki de hemen takip eden yılda, 1376 yılında yapılmış. Ulu cami diye bilinen ve Evliya Çelebi’nin halkın “Gök Cami” dediğini kaydettiği caminin kitabesi şudur:

"Bismillâhirrahmânirrahîm,

 Emera bi-inşâi hâzihi'l-iımârati'l-mübâreketi fî eyyâmi devleti el-melik

es-Sultân Celâleddîn Bâyezîd Hân bin Murâd Hân bin Orhân bin Âl-i Osmân ‘izze nasruhu mebâne binâ-yı Zeyneddîn bin Hâce Pîr Özbek dâme izzuhu ve zâde tevfîkuhu ve ammerehu min yevmi'l-ahed fi's-sâdisi ve'l-‘ışrîn fî şehri Saferi'l-hayr sene seb‘a ve seb‘în ve seb‘a mie."

(26 Safer 777/27 Temmuz 1375)

Kitabeden anlaşılacağı üzere cami 26 Safer 777 tarihinde; yani 27 Temmuz 1375 tarihinde Yıldırım Bâyezid’in emri ile Hoca Pir Özbek Zeyneddin tarafından yaptırılmıştır.  Bu hâliyle cami hem Milas’taki ilk Osmanlı eseri olarak hem de Milas’ın en eski Türk dönemi eseri olarak dikkati çeker.

AHMET GAZİ CAMİİ

Evliya Çelebi, bir de çarşı içindeki Ahmet Gazi camiinden söz eder ve şöyle der: “Çârsû içinde fâtih-i vilâyet olan Gâzî Ahmed Beğ câmi‘i dahi ibret-nümâ binâ-yı musanna‘câmi‘-i zîbâdır. (Çarşı içinde yörenin fatihi Ahmet Gazi Beğ camii dahi görülmeye değer, son derece sanatkârane güzel bir cami vardır.)

Camiin kitabesinde şu metin vardır.

"Bismillâhirrahmânirrahîm,

Benâ hâzihi'l-câmi‘ el-kebîr el-Emîrü'l-mu‘azzam es-Sultânü'l-mükerrem

mâlikü rikâbi'l-ümem mevla'l-mulûki'l-Arab ve'l-Acem Gâzî Ahmed Beğ tavvelallâhu ‘ömrehu ve ibnü'l-merhûm el-magfûr es-sa‘îd eş-şehîd el-mes‘ûd intebehümüllâhu bihubûbi'l-cennâti İbrâhîm Beğ bin Orhân Gâzî bin Elbistan feraga min imâreti hâzihi'l-câmi‘i'l-cedîd fî evveli cumâdi'l-âhir sene semâne ve seb‘in ve seb‘a mie." [1. C.778]

Kitabeden de anlaşılacağı üzere cami 1 Cumade’l-ûlâ; yani 16 Ekim 1376 yılında yapılmıştır. Ahmet Gazi’nin künyesi de şöyle sayılmıştır: “Elbistan oğlu Orhan oğlu İbrahim oğlu Ahmet Gazi.” Mübarek kitabe, sanki Menteşe beyliğinin kök künyesi gibidir ve bu özelliği ile Milas tarihinin en önemli belgelerinden biridir.

Milas’ta bu iki önemli cami kitabesi, şehrin tarihine ışık tutması bakımından önemlidir. Daha önce Hacı Mukbil camii kitabesi, birkaç çeşme kitabesi, Menteşe sülalesinin dedesi Murat Ağa mezar taşı metni ve Abdülaziz Ağalar kabristanında bulunan eski yazılı kitabeleri yayımlamıştım ama maalesef bunlarla ilgili Milas’ta yaprak kıpırdamadı. 2012’de restore edilen Çöllüoğlu Hanı’nın da kitabesini yeni harflere çevirmiş ve restorasyonu yapan mimara vermiştim ama geçen yıl ziyaretimde o kitabenin de yeni harflisinin han girişine asılmadığını gördüm. Birkaç defa basına da demeç verdiğim Şeyh Şüsterî için de kimse parmak kıpırdatmadı. Milas’ta ne oluyor da bu konulara ilgisiz kalınıyor? Sevgili Kadir, Beçin’i kazıp sergilemese Milas’ın tarihî arka planına dair hiçbir bilgi güncellenmeden kalacak.

Haydi Milas!...

Kurtul şu vurdumduymazlıktan!...