Değerli dostlarım; önceki yazılarımın birinde ilçem Ula’nın giriş caddesi üzerinde bulunan eski mezarlıkta yatan ve Ula’nın tarihi ve kültürel mirası durumunda olan kabirler ile alakalı bir paylaşımda bulunmuştum. “Artık eski kabristanda yatan atalarımız konuşuyor” diye de bir başlık atmıştım.
Yol kenarlarında trafik işaretleri vardır. Ne anlama geldiğini öğrenirseniz size yön gösterir ve işinize yarar. Mimarların çizdiği plan ve projeyi de aynen öğrenirseniz ve okumasını bilirseniz sizinle konuşur. Yok öğrenmezseniz ya da bir bilenin ışığı altında değilseniz, mimarın çizdiği plan ve proje karşınızda bir kâğıt parçasından ibaret olur.
Muğla Sosyal Bilimler Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından geliştirilen “Mezar Taşında Saklı Tarih” projesinden söz etmek niyetindeyim. İlçem Ula’da halen üç adet cami, dört adet de mescit bulunmaktadır. Bu sayı, Evliya Çelebi’nin Ula’yı ziyareti sıralarında yine üç cami ve on sekiz mihrap (mescit) bulunduğu şeklinde kayıtlardadır.
Ceddimiz, ölümü unutmamak ve dünyaya bağlı olmamak için ölenlerini camilerin etraflarına defnetmişlerdir. Sonraları yozlaşma başladığında, ki Osmanlı Devleti’nin duraklama devrine rast gelir, camilerin kenarları yerine mezarlıklar ortaya çıkmıştır.
Daha yeni sayılan 1930’lu yıllarda da ilçem Ula’nın, şimdilerde yıkılması gündeme gelen ilkokul ve ortaokulun bulunduğu mevkiden başlayarak Tarım Kredi Kooperatifi’nin bulunduğu mahalleler, caddenin tamamı ve hükümet konağının bulunduğu mevkinin tamamının mezarlık olduğu ve mezarlık içinde de tarihi Ulu Cami’nin bulunduğu yine kayıtlardadır.
Hiçbir hasarı ve yıpranmış hali olmamasına rağmen tarihi Ulu Cami yıkılarak ve etrafındaki tüm Ula’nın tarihini saklı tutan mezarlıklar, kabirler ve tarihi mezar taşları kaldırılarak adeta talan edilmiştir. Bazı duyarlı sülaleler ise yakınlarının kabirlerini ve kabir taşlarını yukarıda bahsettiğim cadde üzerindeki “Eski Mezarlık”a taşımışlardır.
Muğla Sosyal Bilimler Lisesi tarih öğretmeni eşliğinde bir grup öğrenci, bu eski mezarlıkta yatan ve Osmanlı Türkçesi ile yazılan mezar taşlarını temizleyerek ve okuyarak günümüz gençliğine, özellikle Ulalı olup atasının ve ceddinin mezar taşını okuyamayan ailelere ışık tutmuştur. İşte böyle bir çalışma yapıldı ilçemiz Ula’da. Kalıcı bir çalışma da oldu.
Biraz amiyane olacak ama burada dile getirmek istiyorum. Güzel öten sesi olan horozlar vardır. Örneğin Denizli horozu çok güzel öter, Hind horozu dövüşçü olur. Köpeklerde de durum aynıdır. Sivas Kangal köpeği meşhurdur. Daha çoğaltmak mümkündür.
Ula’da yaşamış, tarihe yön vermiş, kültürel, ekonomik, dinî ve dünyevî bakımdan öncü insanların yattığı mezarlıkların bakımlı olması ve mezar taşlarında nelerin yazılı olduğunun bilinmesi, ileri nesillerin kendi sülaleleri hakkında bilgi sahibi olmasına vesile olmaktadır. Bu çalışmayı yapan öğretim üyesi hocamıza ve öğrencilere sonsuz teşekkürlerimi arz ederim.
Soyadı Kanunu’ndan önce vatanımızın diğer il ve ilçelerinde olduğu gibi ilçemiz Ula’da da kişiler sülale adları ile anılırdı ve bu gelenek hâlen devam eder. Ula’da Erenler, Katırcılar, Semerciler, Tireliler, Hacıhandılar gibi sülaleler yaşamış ve ikinci, üçüncü nesiller bugün hâlâ ayaktadır; ancak kendi geçmişi hakkında sınırlı bilgiye sahiptir.
İşte şimdi zamanı geldi, tarih bilim dalı başkanı hocamızdan bir alıntı yaparak yazımı sonlandırmak istiyorum:
“Mezar Taşında Saklı Tarih” projesinde Ula eski şehir mezarlığında bulunan tarihi Osmanlı mezar taşları gün yüzüne çıkarılmaktadır. En eski 1781 tarihli Şeyh Yusuf Efendi’ye ait olan 210 Osmanlı mezar taşı incelenmiş ve temizlik çalışması yapılmıştır.
Muğla Sosyal Bilimler Lisesi tarih öğretim üyesi Yavuz Şengül başkanlığında yürütülen proje ile 1936 yılında şimdiki yerine taşınan Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının Osmanlı Türkçesinden günümüz Türkçesine çevirileri yapılmıştır. Ayrıca örnek olması amacıyla 53 adet mezar taşı için günümüz Türkçesiyle bilgilendirici kare kod uygulaması gerçekleştirilmiştir.
Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülü sahibi ünlü mimar Nail Çakırhan’ın ailesi olan Çakırzadeler, Gölcüklüler, Çavuşzadeler, Berberzadeler, Katırcıoğulları gibi aile mezarlarının bulunduğu kabristanda Ula’nın büyüklerinin kabirleri de mevcuttur.
Bu büyük çalışmalarından dolayı hocamıza ve öğrencilere tekrar memnuniyetimi bildiririm. Genç nesillere, özellikle Ula’da yaşayan veya kendini Ulalı sayan dost ve arkadaşlarıma eski mezarlığa giderek yapılan çalışmayı yerinde görmelerini tavsiye ederim. Neyse ki artık herkesin elinde akıllı telefon var.