TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Metin Ergun, teklifin 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun temel ruhunu göz ardı ettiğini ifade etti. Ergun, hazırlanan düzenlemenin korunan alanların idaresi, tasarrufu ve kullanım amacında köklü değişiklikler öngördüğünü belirterek, mevcut yapının doğayı koruma anlayışından uzaklaştığını savundu.
“Koruma Yerine Rant Anlayışı Ön Plana Çıkıyor”
Teklifte yer alan “kamu yararı” kavramının sınırlarının net çizilmediğine dikkat çeken Ergun, bu durumun ekolojik denge açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi.Enerji, ulaşım ve altyapı projelerine “zaruret” gerekçesiyle izin verilmesinin önünü açan maddelerin, özel şirketler lehine kullanılabileceğini ifade eden Ergun, milli parkların ticari faaliyet alanlarına dönüşme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini dile getirdi. Ergun ayrıca söz konusu düzenlemelerin, Anayasa’nın 56’ncı maddesi kapsamında güvence altına alınan çevre hakkını zedeleyebileceğini ve devletin çevreyi koruma sorumluluğunu zayıflatacağını vurguladı.
Planlama İlkesi Tartışma Yarattı
Kanun teklifinde içme suyu temini amacıyla yapılacak tesislerde plan şartının kaldırılmasına da değinen Ergun, bu değişikliğin “uzun devreli gelişme planı” anlayışını ortadan kaldıracağını söyledi. Planlamanın koruma ve kullanım dengesi açısından bilimsel bir zorunluluk olduğunu belirten Ergun, düzenlemenin yasalaşması halinde “önce yap, sonra plana uydur” yaklaşımının resmileşeceğini ifade etti. Ergun, korunan alanların plansız yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalacağını ve Genel Müdürlüğe verilen yetkilerin aşırı genişletildiğini belirterek kurumun hem izin veren, hem denetleyen hem de işleten konumuna getirildiğini söyledi.
“Yasama Yetkisi Yürütmeye Devredilemez”
Metin Ergun, teklif kapsamında izin ve işletme usullerinin yönetmeliklerle belirlenmesinin öngörülmesini de eleştirdi. Bu durumun yasama yetkisinin yürütmeye devredilmesi anlamına geldiğini belirten Ergun, kanunla düzenlenmesi gereken konuların idarenin takdirine bırakılmasının hukuki öngörülebilirliği ortadan kaldıracağını dile getirdi.
“Doğayı Korumak Anayasal Bir Zorunluluktur”
Milli parkların yalnızca doğal alanlar değil, toplumun ortak mirası olduğuna dikkat çeken Ergun, ekonomik kazanç gerekçesiyle çevresel kayıpların kabul edilemeyeceğini söyledi.
“Doğayı korumak bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur. Korunan alanları ticarileştiren bu anlayışı reddediyoruz” ifadelerini kullanan Ergun, İYİ Parti olarak düzenlemeyi mevcut haliyle kabul edilemez bulduklarını ve teklifin 5’inci maddesinin metinden çıkarılmasını talep ettiklerini açıkladı.
“Milli Parklar Rant Değil Yaşam Alanıdır”
Konuşmasının sonunda doğa koruma anlayışının siyasi görüşlerin üzerinde olduğunu vurgulayan Ergun, “Bizim için doğanın korunması her türlü siyasi anlayışın üzerindedir ve vatanseverliğimizin bir gereğidir” dedi. İYİ Parti’nin söz konusu kanun teklifine TBMM Genel Kurulu’nda “ret” oyu verdiği bildirildi.