Zaman zaman sosyal medyada eski yazılı merin paylaşılır. Bizler de bu paylaşımlara katkıda bulunuyoruz. Geçenlerde “Osmanlıca Kitabeler ve Mezar Taşları” grugunun sosyal medya sayfasında bir mezar taşı paylaşıldı. Önce pek dikkatimi çekmedi ama vefat edenin kimliğine bakınca “ Menteşe mutasarrıfı İbrahim Paşa” olduğunu gördüğümde, elbette konunun üzerine eğilerek iz sürdüm. Üniversitemiz Tarih bölümünden Doç. Dr. Metin Menekşe’ye konuyu iletip en kestirme yol olan salnamelerde hangi bilgilerin olduğunu sordum. Sevgili Metin, konuyla ilgili bilgiler verdi ve mezar taşında sözü edilen şahsın salnamelerde geçecek zamandan önce görev yaptığını söyledi ve yapılan çalışmalardan haberdar etti. Meğer İbrahim Paşa’nın bu mezar taşını önce Semavi Eyice 1974’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Enstitüsü Dergisinde yayımlamış; sonra Hüseyin Rahmi Ünal, Sanat Tarihi Dergisi’nde 2010 yılında yayımlamış. İbrahim Paşa konusuna Ekrem Uykucu da bir çalışmasında temas etmiş.
13 Ocak 1812 tarihli bir belgede, İbrahim Paşa ile ilgili bilgiler verilmektedir. Bu belgedeki bilgilere göre İbrahim Paşa Rumeli beylerbeyi payesinde ( Yeni zamanlarda buna “kadro” deniyor.) biriydi ve Menteşe’ye gelmeden önce Bolu sancağında mutasarrıflık yapmıştır. Belge orijinal hâliyle şöyle: “Livâ-i Menteşe ber-vech-i muhassıllık Rumeli beylerbeyi pâyesi olan sâbıkan Bolu Sancağına mutasarrıfı İbrahim Paşaya şurûtuyla tevcih 8 Zilhicce 1227 (13 Ocak 1812)”
Yani İbrahim Paşa Menteşe’ye “muhassıllık” adı altında mutasarrıf olarak atanmıştır. İşte bu İbrahim Paşa’nın mezar taşı çıktı karşıma. Tabii heyecanlandım. Sevgili Metin’in de verdiği makalelerden anladım ki konuyla ilgili çalışmalar yapan Semavi Eyice ve Hüseyin Rahmi Ünal’ın verdiği bilgilere göre, Korkuteli ile Antalya arasında Büyük Yenice Han (Şimdi harabeleri kalmış.) civarında, bir özel mülkiyet olan arazide duruyor mezar taşı.
Yapılan yayınlarda ufak-tefek okuma yanlışlıkları var. Biz doğru metni verelim ki ilk mutasarrıfımız hakkında yanlış bilgi yaymayalım. Mezar taşı metni şöyle:
Hüve’l-Hayyi’l-Bâkî
Meskenim dağlar başı sahrâya hâcet kalmadı
İçdim ecel şerbetini Lokmân’a hâcet kalmadı
Hep onuldu yâralarım cerraha hâcet kalmadı
Mîr-i mîrân-ı kirâm, zevi’l- ihtiramdan
Sâbıkan Menteşe Sancağı mutasarrıfı
merhum İbrahim Paşa’nın
rûhuyçün el-Fâtiha.
Sene 1229
Mezar taşında günümüz Türkçesi ile şu yazıyor:
Meskenim dağlar başı, düzlük yerlere gerek kalmadı.
Ecel şerbetini içtim, Lokman Hekim’e gerek kalmadı.
Bütün yaralarım iyileşti, cerraha gerek kalmadı.
Büyük beyler beylerinden ve saygıdeğer
Eski Menteşe Sancağı Mutasarrıfı
İbrahim Paşa’nın
ruhu için el-Fatiha.
Sene 1814
Mezar taşından da anlaşılacağı üzere İbrahim Paşa, Menteşe mutasarrıflığı görevine başladıktan (13 Ocak 1812) iki sene sonra vefat etmiştir. Paşa ile ilgili yapılan çalışmalarda, onun Antalya’ya giderken yolda öldüğü bilgisi verilmektedir. Demek ki paşa, Menteşe Mutasarrıfı görevinde iken, Antalya taraflarına yola çıkmış ve Korkuteli-Antalya arasında Büyük Yenice Han’da konaklarken vefat etmiş ve oraya gömülmüş.
“Böyle bir değerli bilgi bilimsel dergi sayfalarında kalmasın; halkımız da konudan haberdar olsun.” diyerek sizlerle paylaştık bu bilgileri. Öyle ya… Bu bilgiler Muğla idarî tarihine dair önemli bilgiler.
İlk mutasarrıfımız İbrahim Paşa’ya vefatından 211 yıl sonra rahmet dileyelim: Allah rahmet eylesin