“Bölge halkı eylem yapmasın diye belediyenin zabıtaları 2 gündür olay yerinde nöbet tutuyor, çok üzücü?”
Bu ifadeyi “Aydın Ayaydın ne der? Osman Gürün ne yapıyor?” başlığını taşıyan 13 Ocak Cumartesi günkü yazımın altına Uzman Doktor Sibel Barut Keskin yazmış.
Eylem yapılması istenmeyen o bölge sosyal demokrat Muğla Büyükşehir ve Menteşe Belediyelerinin yetki alanındaki “Menteşe Evleri Semti”...
O semtte dün “Yeşil alanıma dokunma” isyanı yaşandı.
Aklım almıyor... O zabıtayı daha önce Deştinlilerin “imar planı iptali” talebinin gündeme dahi alınmadığı Büyükşehir Meclis toplantısında görmüştük... Bayır’dan Bekir Kaymak “Bugünleri de mi görecektik?” diyor...
Görecekmişiz! Osman Gürün ve arkadaşları, Bahattin Gümüş gibi başkanları sayesinde her şeyi görüyoruz...
xx xx xx
Dün, 14 Ocak Pazar günü “Kent Park”tan “Kent Market”e dönüştürülmek istenen Menteşe Evleri semtinde, o karartılmak istenen yeşil alandaki Amfi Tiyatro da “Forum” ve forumda isyan vardı... Solcu, sosyal demokrat, sosyalist isyanın muhatabının sosyal demokrat olduğu söylenen bir belediyenin olması nasıl açıklanabilir? “Bu durum Muğla’da demokrasinin işlediğini gösteriyor” diyebilir miyiz?
Dünkü forumdan önce bizim “Vatandaş Ahmet” Ahmet Tan Karaosmanoğlu “Dürüst ve şeffaf olan Belediye başkanı bu foruma katılır.” diyerek, açıklamasında adını vermediği Osman Gürün’ü foruma davet etmişti.
Oraya Uzman Doktor Sibel Barut Keskin’in dikkat çektiği zabıtayı gönderen anlayışın sahibi Vatandaş Ahmet’in davetine icabet etmiş midir?
Sanmıyorum... Gelmiş veya gelmemiş diyemiyorum. Dün elektrik kesintisi olduğu için bugünün Hamle Gazetesi Cumartesi önceki gün basıldığından yanıt veremiyorum... Sonra veririz...
xx xx xx
Evet 13 Ocak Cumartesi günkü yazımın başlığı “Aydın Ayaydın ne der? Osman Gürün ne yapıyor?” şeklindeydi. Bu yazımdan önceki yazımda da Menteşe Evleri semtindeki sayılı rekreasyon alanlarımızdan ‘Kent Park’ta yaşanan çevre cinayeti ve ihalesi ile ilgili AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Aydın Ayaydın’ın görüşünü merak edip, “Aydın Ayaydın ne der?” şeklinde bir ara başlık kullanmıştım.
Ancak o başlığın altında muradımızı anlatmayı unuttuğumdan (!) o ara başlık Cumartesi günkü yazıma “Aydın Ayaydın ne der? Osman Gürün ne yapıyor?” diye başlık olmuştu. Muradımızı o yazımla anlattım. Elbette heybemizde de sorular vardı...
Hafta sonunda Cuma günü de ülkemizi yasa boğan ve lanetlenmiş terör örgütü PKK’nin hain saldırısı sonucu 9 canımızı daha kaybettiğimiz o kahredici olay nedeniyle Aydın Ayaydın’ın bir çeşit kendini ve projelerini anlatma toplantısı olması beklenen AK Parti Muğla İl Danışma Kurulu iptal edildi. Dolaysıyla programın ardından yapılması planlanan Aydın Ayaydın Muğla Basını buluşması da ertelendi.
Böylece Aydın Ayaydın’ın ne diyeceğini öğrenemediğimiz gibi yanıtını merak ettiğimiz sorular da şimdilik yanıtsız kaldı...
xx xx xx
Tekrar başa dönecek olursak, yukarıda “Osman Gürün ve arkadaşları, Bahattin Gümüş gibi başkanları sayesinde her şeyi görüyoruz...” dedim ya, gerçekten de Milas’ta Muhammet Tokat ile Menteşe’de Bahattin Gümüş ve Marmaris’te Mehmet Oktay’dan hala çekiliyor...
Menteşe’de Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün büyük sermayenin zincir marketlerinden biri için yapımını kendisinin gerçekleştirdiği muhteşem ‘rekreasyon ve aynı zamanda ilçenin en büyük deprem toplanma alanına’ el koyarken, Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay da Marmarislilerin deniz kenarında bir “Donatı alanı” olarak gördükleri eski belediye binasından kalma alanda “sosyal demokrat belediyecilik anlayışına” uygun huzur evi, yaşlı ve engelli rehabilite merkezi, kültür sanat merkezi, kreş vb hizmet beklerken, Marmaris’in bu en değerli alanlarından birini “ticari alan” ilan etmişler...
Müşteri de hazırmış...
xx xx xx
Marmaris’in bu eski Belediye Başkanlığı binasının yerinde inşa edilecek çok katlı yapının zemininde mağazalar yer alırken, üst katlarında da “rezidans” yer alacakmış.
Bu binayı “yap-işlet-devret” modeli ile inşa edecek olan “müşteri” eserini 25 yıl kullandıktan sonra Marmaris Belediyesi’ne teslim edecekmiş.
Şimdi “Bu bir peşkeştir” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Yok, hayır peşkeş yok... Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, belediyenin ve kamunun menfaatini korumuş. Belediye, uygulama yap-işlet-devret de olsa sanıyorum “arsa kirası” olarak o “müşteriden” yıllık 1 milyon 20 bin TL alacakmış. Ayrıca o “müşterinin” cirosundan 10 yıl süreyle yıllık %1 tahsil edecekmiş. 10 yıl sonra artış olacak herhalde...
Mehmet Oktay ticareti biliyor.
Ama belediyeler “hizmet” yeri midir, “ticaret” yeri midir artık onu bilemiyorum.
Bir de o “müşteriyi” bilmiyorum. Kim olduğunu da çok merak ediyorum, hem inşaat yapıyor hem de kira ödüyor. Fena kazıklanmış...
Keşke, bari projeye 4 katlı bir yer altı otoparkı da koysalarmış. “Müşteri” zarar etmezdi. Tabii biz bu işlerden anlamayız. Mehmet Oktay gibi ticaret adamı değilim. Benim bir bilmediğimde Marmaris’te yapılar kaç yılda eskiyor?
xx xx xx
Tabii Marmaris Belediyesi’nde muhalefet hemen ayağa kalkmış. Menteşe Belediyesi’ndeki muhalefet Marmaris’ten ders alsın. AK Partili muhalif Meclis Üyeleri Süleyman Eroğlu, Mehmet Karadinç, Elmas Ulupınar ve Duran İlgün davacı olmuş, davacılar adına vekaleten ve kendi adına asaleten Marmaris Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Av. Ayşegül Mungan tarafından Muğla İdare Mahkemesi’nde “... taşınmaz üzerine binanın yapılması karşılığında intifa hakkı ödenmek suretiyle 25 yıl işletme süresi ile süre sonunda tam ve eksiksiz olarak idareye teslim edilmesi işine ilişkin sınırlı ayni hak tesisi ihalesinin iptali ve Yürütmeyi durdurma talebi”ile dava açıldı.
Av. Ayşegül Mungan tarafından verilen dava dilekçesinde ihalede, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun ilkelerine uyulmadığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verilmiş:
“Deniz kıyısında bulunan ulaşımı teknik alt yapıları en üst seviyede olan parselde muhammen bedel düşük tutulmuştur. En başta yapılan incelemede yıllık intifa hakkı bedelinin 1.000.000,-TL (birmilyontürklirası) olduğu binanın yapılması işinin maliyetine ilişkin muhammen bedelin 119.190.762,52,-TL olduğu görülmüştür. Muhammen bedel tespiti düşüktür, özellikle de düşük tutulmuştur. Zira muhammen bedele göre sınırlı ayni hak tesisi bedeli belirlenmektedir, bu bedelin düşük çıkması için piyasa rayicine göre çok düşük şekilde kamu zararına yol açacak ölçüde muhammen bedel belirlenmiştir. Bu husus aynı zamanda TCK 254. madde gereği kamusal zarara da sebebiyet verdiğinden görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır. Bu hususta şikayet hakkımız saklıdır.”
xx xx xx
“Marmaris Belediyesinin Prestij Projleri”olarak lanse edilen projelerinden biri olan dava konusu projenin ne olduğunun kamuoyundan gizlenmiş olmasının da ayrıca şaibe yaratmakta olduğunu savunan Av. Ayşegül Mungan dava dilekçesinde özetle “Duyumlarımıza göre; davaya konu proje İmar Kanunu'na, İmar Planına aykırıdır. Kat adeti fazladır. Kamuoyundan kaçırılan projenin sadece görselleri ve maketleri ile halk bilgilendirilemez. Şartnamede ihaleyi alan firmanın ilk on yıl ihale edilen taşınmazdan elde edeceği cironun %1 ini, sonraki yıllar ise % 3 ünü davalı belediyeye vereceği düzenlenmiş olup, ihale konusu projeden elde edilecek gelirin belirsizliği, hangi parametrelere göre cironun hesaplanacağının muğlak olması... iptali istenen ihalenin alelacele ve sanki bir mecburiyet varmışcasına, üstelik önümüzdeki 5 dönem belediye yönetimini de bağlayacak şekilde yapılmış olması kamu zararına sebep olacaktır. Sosyal belediyecilik anlayışı gereği kamunun bilabedel veya uygun fiyata yararlanabileceği sosyal tesisler dururken, örneğin huzurevi yıkılmış ve yerine yenisi de yapılmamışken iptali istenen ihale konusu Prestij Projesinin öncelik derecesi tartışmalıdır. Kamu yararına olmadığı gibi, Belediyenin de yararına değildir.” denilerek şu talep ortaya konmuş:
“İhalenin gelecek mahalli idare seçimlerinden çok kısa süre önce yapılması çok düşük muhammen bedel ve uzun süreli ihale olması, şartnamede belediyenin gelirinin sarih olmaması ve gelir kaybına sebebiyet verecek risk taşıması, yapıma başlanması halinde telafisi imkansız zarara yol açacağından dolayı ve açık kanuna aykırılık sebebi ile ivedilikle Yürütmeyi Durdurma talebimiz vardır. Öncelikle davalı idarenin savunması beklenmeden yürütmenin durdurulmasını, ardından ihalenin iptaline karar verilmesini talep ederim. 05.01. 2024”
Osman Gürün icazetli Muhammet Tokat ile Bahattin Gümüş ve Mehmet Oktay’a ne demeli bilmiyorum. Ama şunu soralım; Osman Gürün’ün Menteşe Evleri uygulamasında ne gibi kamu yararı var acaba?
-------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Kötülüğün zaferi için gerekli tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamalarıdır. --Edmund Burke