Muğla Haberleri

Menteşe’de Kadınlardan Nefret Paylaşımlarına Suç Duyurusu

Menteşe’de 8 Mart yürüyüşü sonrası sosyal medyada yapılan hakaret ve tehdit paylaşımları yargıya taşındı. Kadınlar suç duyurusunda bulundu, nefret söylemine tepki gösterdi.

Abone Ol

Muğla’nın Menteşe ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşün ardından sosyal medyada yapılan hakaret ve tehdit içerikli paylaşımlar yargıya taşındı. Kadınlar, söz konusu paylaşımlar nedeniyle “hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamalarıyla suç duyurusunda bulundu.

Menteşe Kadın Platformu çağrısıyla gerçekleştirilen yürüyüşe çok sayıda kadın katılırken, etkinlikte Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da yer aldı. Yürüyüş sonrası sosyal medya paylaşımlarında kadınları hedef alan ifadeler üzerine Eğitim-Sen Muğla Şubesi ve Karya Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar Muğla Adliyesi’ne giderek suç duyurusunda bulundu.

Platform adına basın açıklamasını okuyan Dilek Bulut, sosyal medyada yapılan yorumların kadınları hedef haline getirdiğini ve nefret söylemi içerdiğini belirtti.

Bulut açıklamasında şunları söyledi:

“Menteşe’deki bir yerel gazetenin Facebook’taki haber-video paylaşımının altında tüm kadınları aşağılayan, hakaret içeren ve hepimizi hedef haline getiren onlarca çirkin yorum yapılmıştır. Bu yorumlar açıkça şiddeti teşvik eden, kadınların şiddeti ‘hak ettiği’ söylemini normalleştiren bir nefret dilini barındırmaktadır. Platform bileşenleri ve 8 Mart yürüyüşüne katılan tüm kadınlar aşağılanmış, hedef gösterilmiş ve hakarete maruz bırakılmıştır. Kadınlara yönelen nefret söylemi ifade özgürlüğü değildir; açık bir suçtur. Şikâyete konu paylaşımlar incelendiğinde; bir kısmının Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen ‘hakaret’ suçunu, bir kısmı bakımından ise Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçunu oluşturduğu açıktır.”

“Şiddetin sorumlusu nefret söylemini yayanlardır”

Söz konusu paylaşımlar hakkında gerekli soruşturmanın yürütülmesi ve sorumluların tespit edilerek cezalandırılması amacıyla suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Bulut, “Buradan açıkça ifade ediyoruz: Yürüyüşe katılan herhangi bir kadının başına gelebilecek fiziksel, psikolojik ya da her türlü şiddetin sorumluluğu, bu nefret söylemini üreten ve yayan kişilere aittir. Türkiye’de devlet mekanizmalarının yeterince korumadığı, yargının çoğu zaman cezalandırmadığı bu düzende kadınlara reva görülen yaşam; güvencesizlik, şiddet ve sessizliğe mahkûm edilmekten ibaret değildir ve olmayacaktır” dedi.

“Muğla’da yaşayan kadınlar olarak geri adım atmayacağız”

Açıklamasında kadınlar açısından en temel insan hakkı olan yaşam hakkının hâlâ ciddi bir tehdit altında olduğunu belirten Bulut, “Kadına yönelik erkek şiddeti bireysel ve münferit olaylar değildir. Bu şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden beslenen sistematik bir tahakküm biçimidir. Bize yönelen saldırı da bu bütünlük içinde değerlendirilmelidir. Bu muhafazakâr tondaki gerici, eril ve yobaz saldırı münferit değildir; politiktir. Muğla’da yaşayan kadınlar olarak eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı mücadelemizden bir adım bile geri atmayacağız.”

“Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”

Dilek Bulut açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Ataerkil kapitalist düzenin ahlakçı ve kadın sömürüsüne dayalı sistemine, gerici ve kadın düşmanı politikalara; kadınları aşağılayan şiddet diline, cinsiyetçiliğe ve ayrımcılığa karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Suç duyurusunda bulunduğumuz kesimlere, en çok rahatsız oldukları sloganımızla sesleniyoruz: Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Yaşasın kadın dayanışmamız.”