Menteşe Hastanesinin yerine ‘REZİDANS’ mı yapılacak?

Şimdi herkes şu soruları soruyor;

Menteşe Devlet Hastanesi ne zaman boşaltılıyor?;

Boşaltılınca içindeki hastalar nereye gidecek?

Hastane yıkılırsa yenisi aynı yerde mi yapılacak, ne zaman yapılacak?

Bu soruların bende yanıtı olsa hemen paylaşırdım. Ancak bana bu sorular ve daha fazlası soruluyor.

Çok merak ediyorum, bu soruların yanıtı “tahliye kararını” verenlerde var mıdır?

Alın size 10 numara bir soru... Ben sormuyorum, okurlardan geldi;

- “Madem hastanenin durumu Sağlık Bakanlığınca da biliniyordu, Cumhuriyet Caddesi’nde, Petek Hotel karşısında inşaatı bitme noktasına gelen İl Sağlık Müdürlüğü yeni binasının bir aciliyeti mi vardı? Madem olan oldu, Menteşe Devlet Hastanesi (geçici olarak) bu yeni binaya taşınsa, hastanenin yenisi yatak sayısı arttırılmış olarak yerinde açıldığında İl Sağlık Müdürlüğü yeni binasına taşınsa olmaz mı?

Bakarsınız Muğla Milletvekilleri bu soruya hemen olumlu yanıt almak için Sağlık Bakanlığı’nın kapısına dayanırlar... Olacak iş değil, ama olursa da ayakta alkışlarız...

+

Yanıt veren bulabilsek aslında soru çok.

Sorulara döneriz... Önce HalkTV Yazarı İsmail Saymaz’ın ilgili yazısının dünden kalanına bakalım.

https://halktv.com.tr/makale/depremde-yikilacak-hastaneyi-siyasi-baskidan-oturu-tekrar-acmislar-914032

Bu sürecin ortaya çıkışında, Hatay’daki depremde eşini ve birçok hastayı kaybeden Hemşire Abdullah Gül’ün rolüne dikkat çeken Saymaz, Gül’ün Muğla’ya tayin olduktan sonra Menteşe Devlet Hastanesi’ndeki raporları araştırdığını ve yetkili mercilere şikâyette bulunduğunu aktarmış. Yapılan suç duyurusu sonucunda dönemin İl Sağlık Müdürü İskender Gencer ve diğer ilgili yöneticiler hakkında soruşturma izni verildiğini ifade etmiş.

İsmail Saymaz’ın yazılarında kullandığı “raporlar, yazışmalar” yerel bir gazeteci olarak bende yok. Ama Abdullah Gül’ü “Araştırmacı hemşireliği veya sendikacılığı” için kutlarım. Tabii kendisine o raporları, yazışmaları verenler, zamanında götürüp Sağlık Bakanının önüne koyup hastanenin acil yenilenmesini talep etseler nasıl olurdu diye sormadan da edemiyorum...

Kanal kanal, gazete gazete dolaşıp netice alan Hemşire Abdullah Gül’ü gerçekten kutlamak gerek... Başardı... Umarım bundan sonra da Muğla il merkezinin 2. Basamak Sağlık Hizmetine eksiksizkavuşması için İsmail Saymaz’dan başlayarak kanal kanal, gazete gazete dolaşır... Biz de destek oluruz...

+

Sağlık Bakanlığı raporlarında, Menteşe Devlet Hastanesi’nin mevcut haliyle hem çalışanlar hem de hastalar için deprem riski taşıdığının açıkça belirtildiğini yazan İsmail Saymaz, 14 Şubat tarihli “Depremde yıkılacak hastaneyi siyasi baskıdan ötürü tekrar açmışlar” başlıklı yazısında, buna rağmen hastanenin hizmet vermeye devam etmesini eleştirmiş ve 2023 yılı yatırım planına hastanenin yeni binasının alındığını fakat eski binanın kapatılmadığının da altını çizmiş.

Benim bildiğim, değil 2023, 2025 yılı yatırım planında bile öyle bir hastane yok...!

Belki biz atlamışızdır, keşke İsmail Saymaz da çoğunda haklı onca eleştiride bulunup soru sorarken, “sözünü ettiği o hastanenin inşaatına neden başlanmadığını” sorsaymış... Ki başlansa bugüne kadar bitmiş olurdu!

“Muğla sağlığı ne kadar sağlıklı?” başlığını taşıyan 24 Ocak 2025 tarihli yazımda ben de bir “200 yataklı Acil Durum Hastanesi”nden söz etmiştim... Aslında milletvekillerimiz söz etmişti de ben de yazmıştım. O yazımda bu konuda şu ifadelerim olmuştu:

Tabi bu arada AK Parti Muğla Vekilleri de geçtiğimiz günlerde sağlık konusunda müjdeler verdiler. Sevinir gibi de olduk hani.. Mesela ‘200 yataklı Acil Durum Hastanesi’ dediler... Sağlık Bakanlığının yeni halka açtığı yatırım takip sistemi var: yts.saglik.gov.tr tıklayıp incelediğinizde bakanlığın yatırım programında böyle bir hastane olmadığını görüyorsunuz. Şaşırmadım...Korkarım, ‘200 yataklı Acil Durum Hastanesi’ vaadiyle Menteşe Devlet Hastanesi yıkılacak, ama bir daha yerine hastane gelmeyecek! Benim anladığım bu... Menteşe yıkılırsa yerine ne gelir bilmiyorum, ama öğrenmek istiyorum. Umarım vekillerimiz bir daha bakanla fotoğraf çektirirken, ‘200 yataklı Acil Durum Hastanesi’ nedir iyice dinleyip, anlayıp bize öyle anlatırlar.

Adeta kehanette bulunmuşum! Henüz yıkılmıyor, ama tahliye ediliyor...

Neyse, keşke İsmail Saymaz’da yatırım takip sistemi; ‘yts.saglik.gov.tr’yi tıklayıp bir baksaymış...

+

İsmail Saymaz, Bakanlığın “tahliye” kararında etkili olan Hemşire Abdullah Gül’ün dramatik öyküsünü de şöyle anlatmış:

Bir milli kahraman olarak gördüğüm Hemşire Abdullah Gül’ün öyküsünü defalarca yazdım. Gül, 6 Şubat’tan önce Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşireydi. Eşi Asiye, hastanenin şehir merkezindeki ek binasında görevliydi. 6 Şubat’ta ek bina yıkıldı ve Asiye Gül dahil sekizi hemşire 72 can gitti. Eşini kaybeden ve çalıştığı hastanenin yoğun bakım servisinde 80 hastanın ölümüne şahit olan Abdullah Gül, 6 Şubat’tan sonra Muğla’ya yerleşti. Birlik-Sağlık-Sen temsilcisi olan Gül, Muğla Halk Sağlığı Laboratuvarı’na tayin oldu. Aynı bahçeyi paylaştıkları Menteşe Devlet Hastanesi için 2018 yılında “Depreme dayanıksız” raporu verildiğini ve yıkım kararı alındığını öğrendi. Hemen dilekçe verdi. Sonuç alamayınca suç duyurusunda bulundu.

Üzüldüm... Kayıplarına Allah rahmet etsin. Kendisine sabırlar dilerim.

İsmail Saymaz’ın haberi var mı bilmiyorum, Denizli Devlet Hastanesi içinde bir “Depreme dayanıksız” raporu var. Hastane faaliyete devam ediyor. Bir Abdullah Gül de Denizli’ye lazım...

+

Ben İsmail Saymaz’ın yazısında “Menteşe Devlet Hastanesi’nin güçlendirilmesi için bakanlıktan alınan 800 bin TL boya için kullanılmış.” ifadesine fena takıldım... Kafam karıştı... Üniversitenin deprem tahkik raporunda hastanenin depreme karşı güçlendirilemeyeceği belirtildiğine göre, Bakanlık bu 800 bin TL’yi Muğla’ya neden göndermiş olabilir? Madem gönderilmiş, neden güçlendirme yapılmamış?

Öyle görünüyor ki bu hastane hizmet vermeye hazır edilirken yapılan tüm harcamaların mercek altına alınmasında büyük yarar var! Sorulması gereken hesap varsa sorulmalıdır. Ki var görünüyor!

İsmail Saymaz bir de “Bakanlık 10 Mayıs 2018’de geçici ruhsat verdi.” diye ifade kullanıp şöyle devam etmiş:

Üniversitenin deprem tahkik raporu 13 Eylül 2018’de müdürlüğe sunuldu. Raporda, iki binanın depreme dayanıksız olduğu ve acilen yıkılması, üçüncüsünün güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyordu. Ancak ‘rapora istinaden herhangi bir işlem yapılmadı.’.. Menteşe Devlet Hastanesi, 15 Mayıs 2020’de hizmete başladı. Bir yıl sonra, 28 Temmuz 2021’de, çağın gerekliliklerine uygun ve ihtiyacı karşılayacak şekilde 200 yataklı yeni hastane binası için talepte bulundu. Beş yıldır sümenaltı edilen rapordan ilk kez 14 Temmuz 2023’te Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’ne söz edildi.

Başvuran kim? İl Sağlık Müdürü İskender Gencer olduğuna göre, O olmalı... Bu hastaneyi Bakanlığa açtırma gücüne sahip olan Gencer neden yenisinin yapılmasını istemedi acaba?

+

Dedim ya soru çok... Biz sizlerden gelen can alıcı sorulara bakalım. 17 Şubat’ta sosyal medya hesabımdan konuya ilişkin yaptığım paylaşımın altında Yusuf Türkoğlu “İnşallah mevcuttan daha iyisini yaparlar!” derken, Op. Dr. Mehmetali Demirbaş “Yıllar önce depreme dayanıksız olduğu tespit edilen bu binaya yapılan bir sürü yatırıma ödenen milletin parasının hesabını kim ödeyecek?” diye sormuş. İstenirse bu hastanenin elbette daha iyisi yapılır. Hesabı kimin ödeyeceğini ise Dr. İskender Gencer’e sormak lazım...

Şehnaz Özdemir “Belki de başka projeler vardır, konumu önemli.” derken, Fidan Durmaz “Yaşayıp göreceğiz bakalım Ranta kurban gitmez inşallah” ifadesinde bulunmuş. İnşallah... Doğrusu insanın aklına her şey geliyor. Hastanenin bulunduğu yer şu anda şehrin en değerli noktalarından biri...

Kozağaçlı hısımım Vahit Yilmaz özetle “Benim nacizane düşüncem yenisi yapılsın, burası sonra yıkılsın ve taşınsın. Sayın AKP Milletvekillerim top sizde mevzuatı bilmem ama ele alınırsa altı ayda modern sağlam yatak kapasitesi fazla son model tedavi ve teşhis ekipmanlarıyla yapılır. Örnekleri çok. Yaparsa AK Parti yapar yeter ki vekillerimiz ve teşkilat REİSİ bilgilendirsin.” diye yazmış. Bir başka hısımım Sevtap Demir Kandönmez de “Şimdiye kadar yıllara meydan okumuş bina şimdimi yıkılacak. Hastaneden ve Doktorlardan memnunuz. Hastane dışında kullanılamaz çünkü zamanında Hastane olarak tapuda şartlı olarak bağış yapılmış. Eskiden beri söylerler biz öyle biliyoruz.” ifadesinde bulunmuş...

+

Sevgili Sevtap doğru biliyor...

Muğla'da ilk sağlık kurumunun kuruluşu 1895'dir. Bu ilk hastane, 1885 de Saat Kulesini yaptıran Muğla (Menteşe) Belediyesi'nin ilk başkanı Hacı Süleyman Efendi’nin eşi Pembe Hanımdır... Bugün içinde Muğla Diş Hekimliği Fakültesi ve Muğla Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile İl Sağlık Müdürlüğü ve tahliye kararı çıkan hastane binaları bulunan alanda yaptırdığı hastane ile beraber Pembe Hanım tarafından bağışlanmıştır.

Orada sağlık hizmeti dışında bir şey yapılamaz... Ki Menteşe Belediyesi de o alanı “Pembe Hanım Sağlık Alanı” olarak tescillemelidir... Diş Hekimliği Fakültesi’ne de Dişhekimi Seyfi Terzibaşıoğlu’nun adı yakışır...

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir işi yapılması gerektiği gibi yapmak ile yapmış olmak için yapmak arasında onlarca fark var. --Umberto Eco