Güncel

MBB Başkanı Ahmet Aras Milas Çamköy’den seslendi: “Muğla’nın Hayatı Öldürülemez”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Çamköy–Karacahisar’da madencilik ve acele kamulaştırma kararlarının yer altı sularını, tarımı ve yaşamı yok edeceğini belirterek “Muğla’nın hayatı öldürülemez” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas ilçesine bağlı Çamköy ve Karacahisar bölgesinde yürütülen madencilik faaliyetleri ve acele kamulaştırma kararlarıyla ilgili çok sert açıklamalarda bulundu. Aras, bölgede yaşanan çevresel tahribatın geri dönülemez noktaya ulaştığını belirterek, “Bir avuç gözü doymazın menfaati uğruna Muğla’nın toprağına, zeytinine, suyuna ve yani doğrudan hayatına el konulmak isteniyor” dedi.

Yer altı suları beşte bire düştü

Aras, Çamköy–Karacahisar hattının yer altı suları açısından zengin bir bölge olduğunu ancak son yıllarda bu durumun dramatik biçimde değiştiğini vurguladı. Göreve geldiği günden bu yana yağış rejiminin ciddi biçimde değiştiğini belirten Aras, iklim krizinin etkilerinin artık sahada net olarak hissedildiğini söyledi.

Aras açıklamasında “Bu bölge yer altı suları açısından zengin bir bölgeydi. Ancak ben göreve geldiğimden beri zaten yağış rejimi değişti. İklim krizinin etkileri var. Daha önce saniyede 150 litre su çıkan kuyulardan bugün saniyede 30 litre su çıkmaya başladı. Yani beşte birine düştü. Tarımsal sulama diye bir şey kalmadı” ifadelerini kullandı.

Madencilik büyürse akiferler tamamen yok olacak

Başkan Aras, mevcut durumda bile su kaynaklarının bu kadar azalmış olmasının, bölgedeki madencilik faaliyetlerinin etkisini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Madencilik faaliyetlerinin genişletilmesi halinde ise yer altı su sistemlerinin tamamen yok olacağı uyarısında bulunan Aras, “Bu bölgedeki madencilik faaliyetleri bu kadarken bu hale geldik. Şimdi iş büyüyünce arkadaşlar, mevcut yapı, akiferler, yani suyun yer altında izlediği rotalar, depolandığı alanlar, bu madencilik faaliyetleri ve yüksek hafriyat, derin hafriyat sonrasında artık iyice ortadan kalkacak. Yani bu bölgede artık köyleriniz kalsa bile yaşayamayacak hale geleceksiniz” dedi.

“Toprak gitti, zeytin gitti, su gitti; köyün ne kıymeti var?”

Aras, yalnızca toprak mülkiyetine odaklanılmasının büyük bir yanılgı olduğunu ifade ederek, yaşamın bütün bileşenlerinin ortadan kaldırıldığını kaydederek, “Topraklarınız gittikten sonra, zeytininiz bittikten sonra, suyunuz gittikten sonra köye iki yüz metre yanaşmışsınız ya da yanaşmamışsınız bunun ne kıymeti var? Yaşam yoksa hiçbir şeyin anlamı kalmaz” şeklinde konuştu.

Enerji gerekçesiyle doğa feda ediliyor

Enerji ihtiyacının gerekçe olarak öne sürülmesini de eleştiren Aras, bölgede üç termik santral bulunduğunu ve toplam kapasitelerinin yaklaşık 1600 megawatt olduğunu hatırlatarak, “Şu anda buradaki enerji üretiminin kapasitesi üç tane termik santralden toplam yaklaşık 1600 megawatt civarında. Bir tane rüzgâr santrali direği bu kadar yapıp bu bölgede bu termik santrallere olan ihtiyacı bitirebilirsiniz. Ama bunlar söz verdikleri için, özelleştirdikleri için, karşılığında garanti verdikleri için bu kömür senin, al tepe tepe kullan dedikleri için bu kararlardan geri dönemiyorlar” dedi.

“Kamu yararı şirket yararı değildir”

Aras, “kamu yararı” kavramının şirket menfaatiyle eş tutulmasına ise şu sözlerle sert tepki gösterdi:

“Oraya hem kaynak aktarıyorlar hem de bu firmaları mutlu etmek istiyorlar. Ama kamu yararı varsa bu halkın yararıdır. Kamu burada. Orası kamu değil. Kamu yararı zeytinin, tarımın, hayvancılığın, suyun bitmesi midir? Buna kamu yararı denemez.”

“İşçiler tehdit ediliyor ama asıl güvencesizlik burada”

İstihdam konusuna da değinen Aras, şirketlerin işçileri korkutarak süreci yönetmeye çalıştığını söyledi.

“Bakınız işçilere ‘siz işinizi kaybedersiniz’ deniyor. Ama toprağını kaybetmişsin, köyünü kaybetmişsin, suyun bitmiş; işin mi kaldı? Nereye gideceksiniz? Bugün seni çalıştırır, yarın dört bin, beş bin yabancı işçi getirir, seni kapının önüne koyar. O yüzden bu şirketlerin vicdanı olduğunu düşünmeyin. Sadece kendi kazançları için çalışıyorlar” dedi.

Aras, Muğla’nın turizmi, tarımı ve kültürüyle bu insanlara farklı alanlarda istihdam yaratabilecek kapasiteye sahip olduğunu da ifade etti.

“Bu bir vicdan meselesidir”

Başkan Aras açıklamasını güçlü bir çağrıyla tamamladı:

“Kendi ülkesinin menfaati uğruna başka ülkelerin petrolüne çöken zihniyet gibi, bir avuç insanın menfaati uğruna bizim toprağımıza, zeytinimize, suyumuza, yani hayatımıza çökmek isteyen zihniyete karşı vatanını seven, vicdanı olan herkese sesleniyorum. Sesimizi duyun, duyurun. Ticaret uğruna cinayet işlenerek Muğla’nın hayatı öldürülemez.”