Sosyalmedyanın hayatımızın bir parçası olması ve fast food kültürünün de etkisiyleyeni bir yazarlık türü doğdu: Makyajlı sosyal medya yazarlığı...
Bunayazarlık denir mi, o da ayrı bir konu.
Abartılımakyajla olduğundan farklı görünmek niyetinde olanlar gibi kişisel zaaflarınıbaşkalarına saldırarak bastırmaya çalışanlar. Sosyal medyada yapılan herpaylaşıma atlayıp altına yorum yazanlar... Hakaret edenler, küfür edenler,iftira atanlar.
Birbirikim, emek, edep olmadan yazmak.
Sorumlulukduymadan, cesaret hapı içerek yazmak...
Bilmeden,araştırmadan, saygısızca ve edepsizce yazmak...
Tabiiki sosyal medyayı haberleşmek, iletişim ağını genişletmek için gerçek amacınauygun ve düzeyli bir şekilde kullananlar, asla bu yazının muhatabı değildir.
Kimdirbu fakir(!), makyajlı sosyal medya yazarları?
Onlar,bilgi fakiridir.
Onlardabilgi ve birikim yoktur; okumadan ve çoğu kez kaynağını ve doğruluğunuaraştırmadan kopyalayıp yapıştırırlar. Çoğu zaman kendilerine ait bir cümlebile yoktur paylaşımlarında. Kopyala-yapıştır.
Onlar,edep fakiridir.
Çoğuzaman edepsizce ve fütursuzca yazarlar. Hakaret, hatta küfür ederler. Ama herne hikmetse yazılan şeylerin çoğu ahlâkî öğüt ve doğru davranış telkinidir. " Ele verir talkını, kendisi yutar salkımı "hesabı; her fırsatı değerlendirip süslüalıntı cümleler paylaşırlar bolca. Bayram, kandil, önemli günler ve toplumvicdanını yaralayan olaylar; bu fakirlerin(!) makyaj yapıp sokağa çıkmalarıiçin bulunmaz bir fırsattır.
Onlar,itibar fakiridir.
Onlaryazdıklarından dolayı kendilerini sorumlu hissetmezler. Günün anlam ve öneminebinaen yapılan paylaşımlar çoğaldıkça altlara düşecekler ve yazdıklarınınsorumluluklarından kısa sürede kurtulacaklardır nasıl olsa. Fast foodmantığı... Önemli olan, ânı değerlendirip beğeni almak ve pirim yapmaktır.
Onlar,cesaret fakiridir.
Sokağaçıkmaya yüzü olmayanlar; sanal alemde seyr-ü sefere çıkıp insanların yüzünesöyleyemediklerini, paylaşımların veya fotoğrafların altına yazmaktan hiççekinmezler. İnsanların yaşamlarına, tercihlerine, kutsallarına, değerlerinesaldırmak onlar için büyük bir zevktir.
Bilgiyok, birikim yok, sorumluluk yok, edep yok.
Yaz,yazabildiğin kadar... At, atabildiğin kadar... Ya tutarsa... Çamur at, izikalsın.
Buyazılanların, paylaşılanların kimseye bir faydası yok. Bir yaz yağmuru gibiıslatıp, etrafı çamura bulayıp geçiyor.
Unutmayalımki; sosyal medyadan kopyalayıp, üzerine kendisinden birkaç kelime bile koymadanpaylaşan, sosyal medyadan aldığı alıntı sözle topluma öğüt veren fakirlerin(!);bizim zihnî, sosyal, ahlakî ve manevî gelişimimize katacağı hiçbir şey yok.Zihnî, sosyal, ahlakî ve manevî gelişimi yakalamak için mutlaka okumak vesosyal medyada daha az vakit geçirmek gerekiyor.
Dinimizinilk emri olan "oku"mak, yani insanın kendini bilmesine götüren bir yol olarakokumak...
Kitabıokumak, insanı okumak, hayatı okumak, olayları okumak...
Unutmayalımki eğer okumaz isek; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar, fanatikler,fakir(!) sosyal medya yazarları; fasfood kültürü ve modanın etkisindegünübirlik yaşayanlar canımıza okuyacaklar.
Bumakyajlı sosyal medya kahramanları, her şeyin hızla kirletildiği dünyada;zihnimizi, gönlümüzü, ilişkilerimizi kirletmeye devam edecek. Milyar dolarlıksilah sistemleri yerine, elimizde ve nefesimizde taşıdığımız bir virüsün tümdünyayı dize getirdiği bir çağda; sosyal medyayı da yöneten yeni dünya düzeniteorisyenlerinin işi daha da kolay olacak.
Eğerbiz sosyal medyanın esiri olmaya devam edersek.