Lütfen bu kadim şehrin içine etmeyin...

Günler çabuk geçiyor. Yerel seçimlerin üzerinden sonra 8 ay geçmiş bile...

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal hafta sonunda Muğla Basını ile bir araya geldi. Başkan Köksal Menteşe Kültür Evinde düzenlenen kahvaltıda bir bakıma geçen 8 ayın hesabını verirken, merakları da gidermeye çalışmış. 2025 yılı projelerini paylaşmış. Projeler beni şaşırttı...

Basın kahvaltısında belediyenin mali yapısına ilişkin bilgiler de veren Başkan Köksal, önceki yönetimden devraldıkları 170 milyon TL borcun 70 milyon TL’sini ödediklerini ifade etmiş.

Tabii Bahattin Gümüş’ün nereye ne kadar borç taktığını hala bilmiyoruz!

Başkan Köksal, sorulara yanıt verirken, Atapark, Yalabık Parkı ve Kerimoğlu Evi’nin mülkiyetlerini değil, geçici olarak işletmelerini Büyükşehir’e devrettiklerini söylemiş. “Bu işletmelerimiz olduğu gibi zarar ediyordu. Tamamen zarardaydı.” demiş.

Sanırım işletmeyi becerememişler!

Başkan Köksal, kaçak yapılaşma ile ilgili sorulara yanıt verirken de “Yıkım çalışmalarına 14 Ekim tarihinde Turnalı, Akbük mevkisinde başladık. Arkadaşlar kaçak yapıları yıkacağız.” ifadesinde bulunmuş.

Anlaşılan Bahattin Gümüş, halefi Gonca Köksal’a sadece borç değil, yıktığını sandığımız kaçak yapıları da bırakmış!

Bunlara yine döneriz...

+

Konuşmasına geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Turizm Araştırma ve Strateji Geliştirme Platform Toplantısının” önemine değinerek başlayan Başkan Köksal, “Muğla’nın kıyı ilçeleri deniz, kum, güneş turizmi ile öne çıkarken, Muğla’nın merkez ilçesi Menteşe’yi de müziği ile gastronomisiyle yani somut olmayan kültürel mirası ile ön plana çıkarma çalışmaları var.” demiş...

Çok şaşırdım, Bu fikirler nereden çıkıyor bilmiyoruz, “Menteşe Müziği” diye de bir şey varmış! Galiba toplantıda “Menteşe müziğinden kastınız ne?” diye soran da olmamış...

Neyse, keşke o müzikle “Uluslararası Muğla Kültür Sanat Şenliği”nde tanıştırılmış olsaydık...

Başkan Köksal “... bizim Karabağlar Yaylamız, Doğal Sit Alanlarımız da var.  Menteşe’deki hazinenin herkes farkında. Burada kalabalık turist kafilelerinin yemek yiyebilecekleri bir alana ihtiyaç duyuluyor. Bunu geliştireceğiz, çünkü gastronomi çok önemli.” diye devam etmiş.

Doğrusu, “turist kafilelerinin yemek yiyebilecekleri bir alana ihtiyaç duyuluyor” olduğu saptaması çok yerinde... Ancak eskiden bu şehirde bu ihtiyacı karşılayan “Çınar Restoran”, “Santral Restoran”, “Yalçın Restoran”, “Marmara Restoran” vardı, ama yaşatamadık... Yerel yönetimlerin umurunda olmadı...! Tıpkı belediye mülkü Keyfoturağı’nı orada “Muğla Mutfağını yaşatmak” yerine kiraya vermenin dayanılmaz hafifliğinde olduğu gibi...

Atapark’ı işletemeyen belediyemiz lokantacılığa mı soyunuyor diye de meraklanmadım değil... Ki Atapark, Cumhuriyet Meydanı’nda bir “prestij restoran” olarak işletilebilirdi...

Bu konulara da döneriz...

+

Gonca Köksal başkanın basın kahvaltısında beni en çok şaşırtan ise “Karamuğla Deresi’ni açacağız” ifadesi oldu. Bu ifadeyi ben ilk AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Aydın Ayaydın’ın kampanyasında duymuştum ve “Bu Muğla’da infial yaratır” diye karşı çıkan bir yazı yazmıştım. Bir daha da bu konu edilmemişti... Gerçekten bu fikirler, projeler nereden ve özellikle “kimden” çıkıyor çok merak ediyorum.

Ki Başkan Köksal bir de “Şaraphane aslına uygun kullanılmıyordu. Orada kötü bir görüntü vardı. Şimdi orası için aslına uygun bir proje düşünülüyor. Şarap tadımının yapılacağı bir mekân olarak tasarlanıyor. Çok önemli bir projenin daha buradan haberini vereyim.ifadesinde bulunmuş.

Oranın aslı “şarap tadım evi” değildi. Orası adı üzerinde “Şaraphane”ydi ve orada şarap üretilirdi...

Düşünülüyor”, “Tasarlanıyor” da denildiğine göre, bu “projenin” kim, kimler tarafından düşünülüp, tasarlandığını, arkasında kimin kimlerin bulunduğunu merak ettiğim kadar, gerçekleşmesi halinde Muğlalıların burada “hangi şarapları” tadacaklarını da çok merak ediyorum.

Hani “Karabağlar Yaylası’nın asmalarından, üzümlerinden şarap üreteceğiz ve Şaraphane’de geleneksel meyhane usulü tüketime sunacağız” denmiş olsa “Neden olmasın” derdim...

Bu konu çok önemli, yine döneriz...

+

Menteşe Belediyesi’nden kahvaltı ile ilgili paylaşılan “hazır haber” de Belediye Başkanı Gonca Köksal açıklamalarının öne çıkan bölümü olan “Karamuğla Deresini Açacağız” ara başlıklı bölümde şu ifadelerde bulunmuş:

Şaraphane aslına uygun kullanılmıyordu. Orada kötü bir görüntü vardı. Şimdi orası için aslına uygun bir proje düşünülüyor. Şarap tadımının yapılacağı bir mekân olarak tasarlanıyor. Çok önemli bir projenin daha buradan haberini vereyim. Kara Muğla Deresi’ni Saburhane’den Pazaryerine kadar açacağız. Proje hazır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde bu yapılacak. Çok ciddi bir yatırım. Şaraphanenin önünde açık bir kanal olacak ve önünden su akacak. Orgeneral Mustafa Muğlalı İş Hanı da yıkılacak çünkü deprem riski var ve hiç güvenli değil. Saburhane’den İşhanı’na kadar yürünecek bir rekreasyon alanı yapacağız. İçindeki pazaryerini de koruyacağız. Çünkü pazaryerimiz geleneksel hafıza mekânımız. Kültür rotamızı yukarıdan, Konakaltı’ndan bağlanacak bir güzergah ile bu alanda şık bir aks oluşacak. Yeni düzenlemelerde, bütüncül olarak ele alacağımız bir peyzaj düzenlemesi yapılacak. Tabela çalışmalarına başladık. Artık buranın çehresini bizim değiştirmemiz lazım. Bir iddiamız var. Dünya kalbi Muğla diyoruz. Muğla’nın da kalbi Menteşe. Türkiye’nin ilk koruma amaçlı imar planı yapılan bir şehirdeyiz. Bu hafıza, bu bilgi, malzeme biz de var. Bunu parlatacağız. Arasta’daki sokak isimlerine kadar bir planlama yapıyoruz.  Bizim bu dönemde Muğla’ya Menteşe’ye yapacağımız en önemli katkı bu olacak zaten. Başka bir çehre oluşturmamız lazım.

Bu satırları okurken siz ne düşündünüz bilmiyorum, ama ben “Gonca Başkanın kafası çok karışık, belki de çok karıştırılmış” diye düşündüm...

+

Kara Muğla Deresi’ni Saburhane’den Pazaryerine kadar açacağız. Proje hazır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde bu yapılacak. Çok ciddi bir yatırım. Şaraphanenin önünde açık bir kanal olacak ve önünden su akacak.” ifadesi karşısında şaşırmadım, şoke oldum!

Karamuğla Deresi de Şaraphane gibi aslına uygun hale mi getiriliyor?!!

Bana sanki “Kent Meydanı” denilen ‘Altı kaval üstü Şişhane’ yere dikilen tüyden sonra bir tüy de Saburhane’ye dikiliyor gibi geliyor... Ama telaşa gerek yok... Belki de böyle hayırlı olur.

Kurşunlu Cami’nin yanındaki “Fıskiyeli Meydan”, caminin güneyindeki Kentsel SİT Alanı’na, eski kent dokusuna hançer gibi saplanan, cami minaresi ile yarışırcasına yükselen “Katlı Otopark”, bir zamanlar “Muğla’nın tek taşı” diye gösterilen Eski Garaj Alanına “Kent Meydanı” diye kondurulan beton ucubeye şimdi bir de projesi hazır olduğu belirtilen Saburhane için düşünülen “tasarım harikası” eklendi mi “Bir Kentin İçine Nasıl Edilir?” turları düzenlenmeye başlanabilir...

Bu turların ilk müşterileri de ülkemizin mimarları, şehir plancıları olur...

Sahi bu işler yapılırken, Kent Konseyi’nin görüşü alınmış olabilir ama başta Mimarlar Odası olmak üzere meslek odalarının görüşü alınmış mıdır acaba?..

+

Yerel seçimde AK Parti’nin kampanyasında ortaya konan ve kısa zamanda “yanlıştan dönme erdemi” gösterilen proje, Başkan Köksal’ın anlatmaya çalıştığı gibi bölük pörçük de değildi... Karamauğla Deresi’nin tamamı açılıp, Eskişehir örneğinde olduğu gibi her mevsimde su akışı da sağlanıyordu...

Bu yapılabilirdi de... Ancak Gonca Başkan’ın kendisinin de vurguladığı gibi, oradaki “pazaryerimiz geleneksel hafıza mekânımız.”, hafıza mekanlarımızdan biridir...

AK Parti’nin Büyükşehir adayı Aydın Ayaydın’ın gösterdiği duyarlılığı CHP’li Başkan Gonca Köksal göstermeyecek mi?

O kadar da değil canım, göstermiş... Geleneksel Perşembe Pazarı yerine dokunulmayacakmış...

Kara Muğla Deresi’ni Saburhane’den Pazaryerine kadar açacaklarmış. Şaraphanenin önünde açık bir kanal olacakmış ve önünden su akacakmış... Bu masraflı bir iş...

Şaraphanenin önüne ortası fıskiyeli bir havuz yapılsa şarap tadımı yapılamıyor mu acaba?

Güldürmeyin...

+

Gonca Başkanın “Artık buranın çehresini bizim değiştirmemiz lazım. Bir iddiamız var. Dünya kalbi Muğla diyoruz. Muğla’nın da kalbi Menteşe. Türkiye’nin ilk koruma amaçlı imar planı yapılan bir şehirdeyiz. Bu hafıza, bu bilgi, malzeme biz de var. Bunu parlatacağız..” ifadesine de fena takıldım...

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin bir “vizyon söylemi” olan “Dünya Kenti Muğla” mottosunu biliyor ve anlıyoruz da Allah aşkına “Dünya kalbi Muğla diyoruz. Muğla’nın da kalbi Menteşe.” nereden çıktı?

Evet, Türkiye’nin ilk koruma amaçlı imar planı yapılan bir şehirdesiniz. Carroll'ın ‘Alice Liddell’ isimli, kendisi kadar gizemli bir kız çocuğundan etkilenerek yazdığı “Harikalar Diyarı”nda değilsiniz... Bu kadim şehirde lütfen ‘hafıza’nın, ‘bilgi’nin, ‘malzeme’ dediğiniz yaşanmışlıkların yaşanabileceklerin içineetmeyin...

Yarın; Muğla’nın Paşası Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın adını taşıyan İşhanı ile devam ederiz...

----------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Her güçlük, içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır. --Napoleon Hill