Levent Arkan’a da haksızlık yapmayalım

Abone Ol

Bodrumlu arkadaşlarımız yazdı. Hemen hepsinin ortak başlığıydı:

Bodrum Adliyesi’nde Dosya Sayısı Birçok İli Aştı

Haber ise özetle şöyle:

Nüfusu hızlı bir şekilde artan Bodrum’un Adliyesi’nden açıklanan faaliyet raporuna göre dosya sayısı birçok ili aştı. Adliyede artan dosyaya rağmen adaletin tesisi daha kısa sürede sağlanarak dosya temizleme yüzde 101,96’ya ulaştı.

Maşallah… Hayır dosya sayısı fazlalığına değil, sonuçlandırılan dosya sayısı oranı için maşallah diyorum. Dosya sayının birçok ili aşması da gayet normal. Nüfus artışıyla Muğla’da ilçelerimizin lideri haline gelen Bodrum, artık İstanbul’un sadece tatil cenneti, sayfiyesi değil “sekizinci tepesi” …

İstanbul’da ne varsa Bodrum’da da var…

Nüfus artışı, tabii doğum oranının artışından değil, göç oranının artışından kaynaklanıyor. Şehirdeki demografik yapı ile rantın ve her alanda kayıt dışılığın paralelinde suç ve dosya sayısı artışının şaşılacak bir yanı yok. Ki o artışa Levent Arkan bile katkı yapıyor…

*

Tabii Levent Arkan’a da haksızlık yapmayalım.

O’nun özel “danışmanlıktan” başka bir şey yaptığı yok. Şirketin başından da uzaklaştırıldı! Hatta “ne dertleri varsa” birilerinin yalan yanlış suç duyuruları yüzünden zamanının ciddi bölümünü emniyet, savcılık kapılarında ve hapishanede geçirdiği için galiba doğru dürüst danışmanlıkta yapamıyor. Yapabilse Ahmet Aras Başkan bu hallerde mi olurdu? Fethiye’de olduğu gibi çam devirir durumlara düşmeyebilirdi.

Aslında basın da suçlu... Kabahatin çoğu onlarda… Onlarda olup olmaz her şeyi yazıyorlar, Levent Beyin kimyasını bozuyorlar. Adamı bir rahat bırakın birilerinin danışmanlığına ihtiyaç duyduğu neyi varsa hele bir ortaya koysun… O zaman yazarsınız. Olumlu bulduğunuzu veya bulmadığınızı belirtirsiniz.

Sizin yüzünüzden koskoca belediye kaos içinde. Kime sorsan “Çalışamıyoruz” diyor.

Yapmayın vebal altında kalacaksınız. Olan Ahmet Aras Başkan’a olacak. Şunun şurasında seçime ne kadar kaldı…

O değil de aslında olan Muğla’ya oluyor. Bırakın “Dünya Kenti” olmayı hala “kent” olamadık!

Kendi adıma üzülüyorum, ben bari yazmasam mı diyorum.

Farkındayım, “Hayırdır, sen kimden yanasın, bu ne yalakalık?” dediğinizi duyar gibi oluyorum, ama ne yapayım sinirlerim bozuldu. Arkadaşlar sinirlerimi bozuyorsunuz, yapmayın…

Kolpacılık, lavukluk yapmayın. Gazetecilik yapın ya da hiç yapmayın ya…

*

Bütün gazeteciler yine yazdı. Ben da yazdım.

Levent Arkan’ın 1 yıl 6 ay Hapis Cezası Onandı

Başlık bu… Çünkü “İstinaf” denilen Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin, Bodrum 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Levent Arkan hakkında verdiği kararı “onamış” … Bu kesinleşmiş karar. Yani Levent Arkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakareti ile ilgili Bodrum 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği, ama Levent Arkan’ın iki defa itiraz ettiği “cezayıİstinaf Mahkemesi onaylamış.

Hem siz de “lavuğa” ne derler? Bizde “Lavuk” derler. “Kolpacı”ya da “Kolpacı” deriz… Kıtıpiyoz da deriz… Sondaki ‘z’ harfi yerine ‘s’ koyarsanız, sözcük Yunanca olur…

Neyse ortada bir “Cumhurbaşkanına hakaret” var. Suçun işlendiği yerdeki yerel mahkeme buna kanaat getirmiş ve karşılığında yazan cezayı hükmetmiş. Bu karar Denizli’de üst mahkemede onanmış. Gazeteci bunu “Onandı” diye yazar. Ki, bütün gazeteciler böyle yazdı. Başka türlü yazan görmedim.

Aklın yolu değil, gazetecilik dili bir… Yazan olduysa da gazeteciliği tartışılır…

*

Sanıyorum Levent Arkan böyle bir kararı beklemiyordu. Doğrusu bende beklemiyordum. Önceki gün Denizli’den gelen haberi duyunca şaşırmadım değil. Hatta artık kimseye güven kalmadı, birileri oyun oynuyor olabilir diye birkaç yerden teyit aldım.

Yani Levent Arkan açısından hazmı zor bir durum olmalı, ki kendisi o gün her yere sardı. Bana da…

Benim haberin altına “Özcan Özgür Bey ortada kesinleşmiş bir karar yok. Kesinleşmiş karar Yargıtay onayı ile olur. Ayrıca, hukuka aykırı delille hüküm kurulamayacağı yönünde birçok Yargıtay içtihadı var. Dolayısıyla bu ülkede hukukun H’si varsa o karar Yargıtay tarafından bozulur.” diye yazarken sosyal medya hesabından “Levent Arkan’ın Cezası Onandı Mı? Hayır.” başlığı ile şu özet paylaşımı yaptı:

Bugün akşam üstü saatlerinde Bodrum’un ve Muğla’nın malum algı cambazlarına ait olan sözde haber sitelerinin manşetinde her zaman olduğu gibi yine ben vardım. Bu defaki manşetleri, Levent Arkan’ın Cezası onandı... Peki gerçekte öyle mi? Hayır.

Denizli Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi’nin 2026/2011 Esas sayılı kararında; aynı sahte ses kayıtlarına dayanılarak açılan iki farklı davadan biri olan Osman Gürün’e hakaret davasındaki cezalandırma talebi reddedilirken, Cumhurbaşkanı’na hakaret davasında aldığım 18 aylık hapis cezası onandı ve konu, Yargıtay aşamasına geldi.

Yani, Muğla’nın ve Bodrum’un malum algı cambazlarının hapse girecekmişim algısı yaratma niyetli manşetleri, her zaman olduğu gibi yine yalan çünkü, Cumhurbaşkanı’na hakaret davasında sahte ses kayıtlarına dayanılarak verilen 18 aylık hapis cezasında son söz, Yargıtay’ın ve ‘Hukuka aykırı deliller ile hüküm kurulamaz’ şeklinde birçok içtihadı bulunan Yargıtay’ın hukuka aykırı ses kayıtlarına dayanılarak verilmiş olan bu hukuksuz mahkumiyeti onaması, mümkün değil. Olayın Gerçeği budur, merak edenlere ‘ya sabır denilerek’ duyurulur.

*

Gerçekten de ya sabır…

Sayın Arkan’ın şu sözleri gayet ilginç ve düşündürücü:

Denizli Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi’nin 2026/2011 Esas sayılı kararında; aynı sahte ses kayıtlarına dayanılarak açılan iki farklı davadan biri olan Osman Gürün’e hakaret davasındaki cezalandırma talebi reddedilirken, Cumhurbaşkanı’na hakaret davasında aldığım 18 aylık hapis cezası onandı ve konu, Yargıtay aşamasına geldi.

Sayın Arkan sadece Cumhurbaşkanına değil, Devlet Bahçeli, Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Mehmet Tosun ve Osman Gürün’e de hakaretle suçlandı. Hatta Prof. Dr. Aydın Ayaydın davasından para cezası da aldı. Ötekileri ise “aynı konuda” diye birleştirildi de ne oldu bilmiyorum. Şu anda konumuz da değil.

Sayın ArkanOsman Gürün’e hakaret davasındaki cezalandırma talebinin reddedildiğini” söylüyor. Peki sizde “hakarete” ne derler? Bizde “hakarete” yine “hakaret” derler. Yasalara göre bazılarının ceza karşılığı yoktur, ama bu “ne söylendiyse” onu “hakaret” olmaktan çıkarmaz.

Burada bir de “Cumhurbaşkanı’na hakaret davasında aldığım 18 aylık hapis cezası onandı ve konu, Yargıtay aşamasına geldi.” diyorsunuz. Farkında mısınız, “onandı” sözcüğü kullanmışsınız. Gazetecilerin “onandı” demesine neden karşı çıkıyorsunuz?

*

O değil de ben asıl AK Partilileri anlamıyorum.

Sokaktaki sıradan biri, meczup filan değil, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Özel Danışmanı Levent Arkan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ediyor, bu yüzden savcılığa şikâyet ediliyor, yargılanıp ceza alıyor, AK Parti’nin başta Muğla Milletvekilleri olmak üzere teşkilatlarının sesi çıkmıyor!

Akıl alacak gibi değil, aylardır bu konu tartışılıyor, AK Parti den çıt çıkmıyor…

Belki de iddia edildiği gibi bir hakaret yapılmamıştır, “hele bir yargılama süreci tamamlansın, ceza onaylanırsa kınarız” diye düşünüyor olabilirler mi bilmiyorum…

*

Neyse biz sadet e gelelim.

Bu Denizli’de onanan karar ile Levent Arkan’ın hapse girme ihtimalimin arttığına dair yorumum olmuştu. Bu yorumumu “Levent Arkan hapse giriyor” diye algılayanlar olmuş. Hatta telefonla arayıp “Levent Arkan hapse girer mi?” diye soranlar bile oldu. “Algı olgunun önünde koşuyor” diye boşuna dememişler.

Ben hiçbir yerde “Osman Gürün’den ceza aldı” demedim, Levent Bey sosyal medya paylaşımında “Osman Gürün davasından ceza almadım” diyor. Benim dediğim açık ve net, “Cumhurbaşkanına hakaretten 18 ay hapis cezası istinafça onandı” diyorum o kadar. Ki “Yargıtaya başvuru hakkı yok” da demedim… Başvurabilir. Yargıtaydan ne zaman karar çıkar bilinmez, ama istinaf kararı orada bozulabilir de… Tabii Yargıtay cezayı az bulabilir de! Değil mi? Bunlar ihtimal. Ki ben de Levent Bey’in İzmir’de bir davadan aldığı ve ertelenen cezası nedeniyle hapse girme ihtimalinin arttığına dikkat çektim. “Hapse girecek” demedim. Nereden bileyim, neden diyeyim, Allah kurtarsın…

Topu taca atıyor…

Benim o haberim “Bu arada Bodrum’un siyasi kulislerine göre Levent Arkan’ın savunmanlarından Av. Yasemin Tozan’ın AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene tarafından yönetim kurulu listesine yazmış ve AK Parti Genel Merkezce veto görmüştü. AK Parti’nin göstermiş olduğu bu hassasiyetin CHP’li belediyede gösterilmemiş olması ise şaşkınlıkla karşılanmakta.” diye noktalanıyordu.

Buna neden bir şey diyen yok anlayamıyorum…

*

Bakın Levent Arkan’ın kime ne dediği, hangi davadan ceza alıp almadığı, Cumhurbaşkanına hakaretten ceza alıp almayacağı beni ilgilendirmiyor. Ahmet Aras Başkan cebinden parasını ödeyip danışmanlığından da yararlanabilir. Beni bir gazeteci olarak ilgilendiren Levent Arkan Beyin bu davalarla anılırken, Muğla Basını ile cebelleşirken, önüne gelene ayar vermeye kalkarken ve bugün ekmeğini yediği belediyenin Kurucu Başkanına hakaret etmiş olmasına rağmen “Seçilmiş Başkan”dan sonra ikinci adam haline gelmiş olması ilgilendiriyor.

CHP’nin Muğla Milletvekillerini örgütlerini ilgilendirmiyor mu?

--------- -----------

GÜNÜN SÖZÜ: Alçalır elbet haddinden fazla yükselen. --Muallim Naci