Kuraklık Hepimizin Sorunu

Abone Ol

Dünyaciddi bir küresel ısınma tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Her ne kadarbilim insanları yıllar önce ozon tabakasının delinmesinden itibaren, yakınzamanda küresel ısınmanın artacağını ve bunun da sonuçlarının birçok yöndeninsan yaşamını olumsuz etkileyeceğini ve acilen önlemler alınmasını söylemişolmalarına rağmen;

Bugünekadar ne bireyler olarak ne de devletler olarak bilim insanlarının bu yöndekiuyarılarını yeterince dikkate almadık.

Bugün,küresel ısınma konusunda "bıçak kemiğe dayanmış" durumdadır. Bu sebeple de,küresel ısınmanın önlenmesi anlamında yapılması gerekenleri acilen yapmakzorundayız. Bu konuda gerekli ve yeterli adımların atılmaması durumundagelecekte küresel ısınmanın çok daha acı faturaları bizi beklemektedir.

Küreselısınmanın en önemli sonucu iklim değişiklikleridir. İklim değişikliği isemevsimlerde kaymalar, anormal sıcak/soğuklar havalara ve yağış rejimlerindedeğişikliklere sebep olmaktadır.

Bugünbazı bölgeler ortalamanın altında yağış alırken bazı bölgeler ortalamanın çoküzerinde yağış almaktadır. Bir bölgeye bir yılda yağması gereken yağmurlarbirkaç günde yağabilmektedir. Sonuçları ise hepimizin malumudur. Genel olarakülkemiz ancak özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerimiz küresel ısınmadan kaynaklıkuraklık tehdidi altındadır.

Bubağlamda Muğla olarak da kuraklık tehdidi altındayız. Özellikle bu yıl Muğla'dakuraklığı her alanda ciddi anlamda hissetmiş durumdayız. Muğla'nın birçokyerinde göletler kışın yeterince dolmadığı için bitme noktasında bulunmaktadır.Oysa, son günlerde ilimizde yaşanan yangınlar sırasında en çok göletlereihtiyacımız olduğu da bir gerçektir.

Suyundünyada ikamesi bulunmamaktadır. Su, gerek insanın yaşamını devam ettirebilmesive gerekse gıdanın üretilmesi için zorunludur. Yangınla mücadele de bile suyunhenüz bir alternatifi bulunabilmiş değildir. Bu sebeple de hepimizin kuraklıktehdidine karşı birlikte mücadele edip suyumuza da sahip çıkmamızgerekmektedir.

Bumücadele de, hepimize önemli görevler düşmektedir. Öncelikli olarak gerek içmesuyunu ve gerek ise sulama suyunu tasarruflu kullanmamız gerekmektedir.

Devlet,uzun zamandan beri tarımda vahşi sulamadan damlama sulamaya geçmek içinçiftçilere destek vermektedir. Bu desteğin artarak devam etmesi gerektiği gibiZiraat Odaları ve diğer sivil toplum örgütlerinin de bu projeye destekvermeleri gerekmektedir. Esasen, kuraklığın bu şartlarda devam etmesi durumundabelki de ilerleyen yıllarda tarımda vahşi sulamanın yasaklanıp damlamasulamanın zorunlu olması gündeme gelebilecektir.

Bununyanında, ülkemizdeki içme suyunun çok büyük bir kısmı şebekelerde yokolmaktadır. Bu bağlamda belki de ülke bazında bir eylem planı hazırlanarak tümşehirlerin içme sularının tek bir elden yönetilmesi ve dolayısı ile de tek birelden içme suyu şebekelerinin yenilenmesi çalışması yapılabilir.

Kısacası,her şeye rağmen küresel ısınmaya karşı hepimizin yapabileceği çok şeybulunmaktadır.

Busebeple de; kuraklık hepimizin sorunu ise önlem almak hepimizin görevidir.