Komşu ve Gerçekler

Muğla ilinin önünde Rodos, Sombeki, İstankoy ve Kalimnos gibi adalar, Yunanistan turizminin lokomotif adalarıdır.

Bu nedenle, komşuda olanlar en çok Muğla ili halkını ilgilendiriyor.

İki komşu birlik ve beraberlik içinde olurlar ise, bölgedeki turizm potansiyelinde hak ettikleri payı ancak akabilirler.

Gerçek bu iken, komşuda neler oluyor?

Yunanistan yavaş yavaş ve sinsice ABD tarafından adeta işgal ediliyor.

İşgal önce, Dedeağaç kasabasından başladı.

Sonra da, ABD'nin en büyük uçak gemisi yüzlerce F-16 ve F-35 savaş uçakları ile Girit adasına yanaştı.

Yunanistan'ın birçok ada ve hava limanlarına ABD askerleri üsler kurarak yerleşmiş durumda.

ABD, Türkiye ile Yunanistan'ın arasını bozmak için elinden geleni yapıyor.

Türkiye, yapım ortağı olduğu halde F-35 savaş uçaklarını alamaz iken, ABD, F-35 uçaklarını Yunanistan'a cömertçe veriyor.

ABD bize, F-16 savaş uçaklarını " Size verebiliriz, ama bu uçakları Ege denizi hava alanında Yunanistan'a karşı kullanamazsınız." diyor.

Utanmasalar, F-16 uçaklarını ancak 29 Ekim ve 30 Ağustos askeri merasimlerinde kullanabilirsiniz, diyecekler.

Aslında Batı diye toptan söylediğimiz ülkeler, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya ve Avusturya ülkeleridir.

Bu ülkeler Yunanlıları, Arnavutları, Sırpları, Bulgarları, Rusları ve Ermenileri Batılı kabul etmezler.

Bu ülkeler batılılara göre, bizim gibi doğu kulübünün üyeleridir, yanı ötekilerdir.

Komşu bu gerçeği göremez ise, yarın Ukrayna'nın durumuna düşebilir.

Batı Ukrayna'ya acımadığı gibi, yarın Yunan halkına da acımaz.

Rusya, yarın Kiev şehrine nükleer bir bomba atsa, Batı bağırır çağırır, kınar ama kılını bile oynatmaz.

Çünkü Ukrayna ve Rusya, batı için ötekileridir.

Aynı mantık, komşu için de geçerlidir.

Katolik ve Protestan olan batı, Ortodoks Hıristiyanları sevmez.

Tabi, Batı İslam'ı da hiç sevmez.

Bu neden ile bin yıla yakın beraberce yaşamış Müslüman nüfus ile Ortodoks nüfus aklını başına alıp, beraberce var olmanın yollarını bulabilmelidir.

6 -7 Eylül 1956 günü İstanbul'daki olaylar ile 25 Aralık 1963 Noel gecesi Kıbrıs adasındaki olaylar, iki halkın arasını bozmak için, batının sinsice yürürlüğe soktuğu tuzaklardı.

Hedefte, Türkiye'de bilhassa İstanbul'da yaşayan Rum vatandaşlarımızın huzurunu bozarak, Türk-Yunan dostluğuna çomak sokmaktı.

Bu sinsi projeler, maalesef başarıya da ulaştı.

Batı, Türk ve Yunan halklarının beraberce ve barış içinde yaşamalarını, tahammül edemez.

1923 yılında yapılan Müslüman-Ortodoks mübadelesinde, Yunanistan ve Girit adasından Anadolu'ya göçe mecbur edilen Müslümanlar arasında birçok Rum kökenliler var iken, Anadolu'dan Yunanistan'a göçe zorlanan Karamanlı ve Anadolu Rumlar arasında da çok sayıda Türk kökenliler vardı.

Mübadele ırkı olarak değil, inanç üzerinden yapılmıştır.

Bu gerçek her iki tarafta pek dillendirilmez.

Ama bu gerçektir ve Türk-Yunan halkları uzun bir zaman içinde adeta ebrularmış iki halktır.

Akıllı olma zamanıdır.

Batının oyununa gelmemek gerekiyor.

Aksi halde her iki halk çok büyük zarar görür, acılar çeker.

Komşu, komşunun külüne muhtaçtır, ata sözünü hiç unutmayalım.

Bu ata sözünü, batı bilmez.