Kızıl Türk Algan

Yeni vizyona girmiş bir dönem filmi ismi gibi oldu. Kahramanımız KIZIL TÜRK ALGAN büyük maceralar yaşar ve nihayetinde tüm düşmanları yener, Bizans kalesinden prensesi kaçırır.

‘Kızıl’ lakabı halkçılığı, ‘Türk’  milliyetçiliği, ‘Algan’ da gelişmeyi temsil etsin.

Böyle bir kahraman neden yaratmayalım? Bu gayet mümkün. Mümkün olduğunu geçen hafta bizzat yaşadım.

Muğla Gelişim Platformunun ‘ Menteşe’ye Hipodrom’ projesini konuşmak ve istişarelerde bulunmak için AK Parti, CHP ve MHP İlçe Başkanlarıyla farklı zamanlarda toplantı yaptık. Üç İlçe Başkanımız da bu konunun siyasi rekabetin dışında olduğunu ve her türlü iş birliğine hazır olduklarını söylediler. Sorular sorup önerilerde bulundular. Menteşe’ye kazandırmayı hayal ettiğimiz bu yatırımın Başkanları bu denli heyecanlandırması bizleri çok mutlu etti.

Kızıl Türk Algan isimli kahramanımızın CHP İlçe Başkanı Nail KIZIL, MHP İlçe Başkanı Kadir TÜRK ve Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa ALGAN’ın soyadlarından oluştuğunu zaten anlamışsınızdır. Aslında mesajım şu; doğru konularda birlik olunduğunda gücümüzü görmeliyiz. Günlük siyaset ve hırsların bazen ne denli güzelliklerin önüne geçtiğini fark etmeliyiz. Mücadele, rekabet en doğal süreç tabi ancak yanlış zamanda yapılan mücadele en hafif tabiriyle memlekete fayda sağlamaz. Hatta öyle ki mücadeleler sadece partiler arası değil birçok kereler aynı parti içinde de yoğun olabiliyor. O denli şiddetli oluyor ki üretilen bir hizmeti alkışlamak ve destek vermek gereken noktada ‘karşı taraf’ icra etti diye engel olma çabasına kadar gidebiliyor. Peki bu güzel Muğla’ya ihanet olmuyor mu?

Gazi Kaymakamımız Bildiğiniz gibi

Dün makamına ayrı şahsiyetine çok ayrı kıymet verdiğimiz Gazi Kaymakamımız Mehmet ERİŞ Bey’in yanına gittim. Hipodroma arazi arayışı içerisinde olduğumuz için istişare etmek istediğim konular vardı. Bir süredir burada görev yaptığı için hem memleketimize çok hâkim hem de çok hızlı ve verimli çalışabiliyor. İnşallah bu ‘Muğla tecrübesiyle’ uzunca bir süre daha kendisinden faydalanmak nasip olur.

Sağ olsun hemen telefona sarıldı ve araştırdığımız konularda çok hızlı bilgi sahibi olmamızı sağladı. Temennisi, görevdeyken bu projenin temelini görebilmek. Allah başımızdan eksik etmesin.

Prof. Dr. Aydın AYAYDIN

Aydın Hoca’ya ilk ulaştığımda kendimi tanıttım ve bir grup genç Muğla için hayallerimiz olduğunu, farklı siyasi görüşlerde ama Muğla sevdalısı olduğumuzu, kendisine projelerimizle alakalı danışmak hatta destek almak istediğimizi söyledim. Sağ olsun bizi Bodrum’daki evinde ağırladı ve hayallerimizi dinledi.

Hiç unutmuyorum projemizin ayrıntılarını ve Muğla’ya neler katacağını anlattıktan sonra ‘hayalimize sahip çıkar mısınız?’ diye sordum. Cevabı bizi çok etkiledi, ‘böyle bir proje için siz bana değil, benim size sormam gerekir, projenizi beraber geliştirelim mi?’

Bu mütevazi ve ağabeyce yaklaşım bizi çok etkiledi. Neye ihtiyacımız olduğunu, nerede tıkandığımızı sordu. Verdiği tavsiyeler bize büyük vizyon kattı. Açıkçası hemen her gün hocamızı projelerimizle alakalı soru ve istek yağmuruna tutuyoruz. Umarım destek sözü verdiğine pişman olmamıştır. Tabi bu işin şakası. Her seferinde aynı samimiyet ve mütevazi yaklaşımla adeta bir platform üyesi gibi konuya sahip çıkıyor. Geldiğimiz noktada büyük emeği var.

Geçtiğimiz hafta genel durum değerlendirmesi ve istişare amacıyla Aydın Hoca’yı Muğla’ya toplantıya çağırdık. Üşenmedi, gücenmedi ta Bodrum’dan çıktı geldi. Her zaman ki gibi yine birkaç saat içinde konularımız bambaşka mevziler kazandı. Allah razı olsun.

Gadın Muğla

İnsanın hayallerini paylaşabileceği, yardım alabileceği hatta sadece Muğla’da yaşadığı için saygı görüp sevilebileceği bir ortam oluşuyor. Birçok kere bu lobi kurulmaya çalışıldı. Ya mücadele edenler erken yıldı ya da hevesler ve hırslar idealizmin önüne geçti. Ama şu sıralar sanki biraz farklı gibi. En azından Muğla’da hatta belki de Menteşe özelinde olabilir ama farkı hissediyoruz. Bu durumu korumalı hatta geliştirmeliyiz.

Bazen okurlarımdan eleştiri geliyor, ‘her şey yolunda değil, olumsuz kişi ve olaylardan da bahsetmelisin’ diye. Ben köşe yazılarımda anlattığım birlikteliğe hizmet eden insanlardan bahsediyorum. Kutuplaştırmayan, iş birliği ve istişare yapan, gönül dostlarından. Bu isimler bir hayli birikti. Sayıları artmaya da devam ediyor. İnşallah bu isimler bitmez de ben de uzun yıllar sadece ‘Olumlu Yaşar’ gibi güzelliklerden bahsederim.

Sahi, Muğla’dan bir Olumlu Yaşar geçmişti. Ne güzel adamdı…