Kitap Fuarlarından İzlenimler

Kitapfuarları ve bir dizi seminer/konferans vermek üzere geçen haftayı Osmaniye veKahramanmaraş'ta geçirdim. Konferans veseminerlerden arta kalan zamanları yayınevimin standında geçirdim. Haftaboyunca hem kitaplarımı imzalama hem de bolca gözlem yapma imkânı buldum.

Buyıl katıldığım kitap ve kültür fuarlarında gördüm ki bu organizasyonlar; yerelyönetimlerin hizmet anlayışı, organizasyon becerisi, kültüre bakışı ileşehirlerin kitaba ve okumaya verdiği önemi ortaya koyuyor.

Farklıölçekte nüfusa ve farklı siyasi görüşe sahip belediyelerce yönetilen beş farklıfuarda yaptığım gözlemleri şöyle sıralayabilirim:

Önceliklekitap ve kültür fuarları; gerçek anlamda kitap ve kültürü öne çıkaran, belirlibir siyasi görüşe angaje olmayan, kitaba ve kültüre yaraşır etkinlikler iledesteklenen, halkın genelini kucaklayan yazarların şehirle buluşmasını sağlayanorganizasyonlar olmaktan çok uzak. "Körler sağırlar, birbirini ağırlar." misalibir etkinlik olmaktan öte geçemeyen bu fuarlar, okuyucuları memnun etmekten veşehrin kültürel hayatına katkı sağlamaktan çok uzak.

Fuarorganizasyonunu yapan firmaların yayınevlerine çıkardığı yüksek maliyetler hemkatılımcı yayınevi sayısının azalmasına hem yayınevlerinin zarar etmesine hemde kitapseverlerin kitabı pahalıya ulaşmasına neden oluyor. Çünkü yayınevlerimaliyetlerin yüksekliği nedeniyle indirimli kitap satışı yapmakta zorlanıyor.Kitapseverler de haklı olarak, "Fuarda kitaplar neden daha uygun fiyatlarasatılmıyor?" sorusunu soruyor.

Birbaşka sorun da belediyelerin marka yazarlara göre fuar organizasyonu yapmaları."Biz fuara falanı getiriyoruz." övüncü, siyasi görüşlerine göre belirli isimleretrafında dönen organizasyonlara kapı aralıyor. Oysa bu fuarlar aynı zamandaülkemizin çok renkliliğini ve kültürel zenginliğini yansıtan bir içeriğe sahipolmalı ve kitapseverler kendilerine dayatılan değil kendisinin seçtiğiisimlerin kitaplarıyla buluşabilmeli. Dahası kitapsever her fuarlarda farklı yazarlarile buluşup, tanışıp, beğendiği yazarın kitabını satın alabilmeli.

Benbelediye başkanı olsam, marka olmuş pahalı yazarlara yüklü bir bütçe ayırmakyerine daha fazla yazarın şehir ile tanışmasına imkân sağlarım. Kikitapseverler daha çok yazarı tanısın ve bu yazarlarla sohbet ederek kitapsatın alsın. Benzer isimlerin etrafında dönüp duran bir organizasyonlarınşehrin kültürel gelişimine katkı sağlaması mümkün mü?

Diğertaraftan birçok belediye, "kültür" deyince "konser" anlıyor. Bunun doğal sonucuolarak iki saatlik konsere yüzbinlerce lira bütçe ayırmaktan çekinmezken konukitap olunca "Bütçe yok." diyebiliyor. Adı kitap ve kültür şenliği de olsakitap hep ikinci-üçüncü planda kalıyor. Anlaşılan kitap oy getirmiyor.

Belediyelerin;şaşalı açılışlar yapıp kalabalık bir ekip ve gazeteci grubuyla stantlararasında gezmenin ötesinde öncelikleri olmalı. Yayınevi ve yazar katılımındaçeşitlilik sağlanmalı. Maliyetler düşük tutularak kitapseverlerin daha fazlakitaba ulaşmasına ortam hazırlanmalı. Dahası kültür bütçesinin büyük çoğunluğukitaba ayrılmalı.

Kitapseverlerile ilgili izlenimlere gelince.

Acıbir gerçek ama eğitimciler ve yöneticiler başta olmak üzere kariyer ve unvansahibi olanlar kitap okumuyor. Sosyal ve kurumsal iletişimin merkezinde yer alanlarınbüyük çoğunluğu kitap okumuyor. Onlar, unu eleyip eleği duvara asmışlar.Bazıları zamanının olmadığı bahanesinin arkasına sığınırken bazıları dakendisini her konuda yetki görüyor. Ne kadar şanslı bir toplumuz ki biziyönetenler, bize eğitim verenler, bize vaaz verenler yetkin ve her anlamdabilgili insanlar!

Fuarziyaretçilerinin bir kısmı gezintiye çıkanlardan, önemli bir kısmı daçocuklarına kitap okutmak isteyenlerden oluşuyor. Onlar, okumak üzere kitapsatın almak isteyenler değil çocuklarının okuma alışkanlığını kazanmasına ya dasınav başarını artırmasına katkı sağlayacak kitaplar arayan veliler (aslındaanneler demem lazım).

"Kendimiçin istiyorsam namerdim!" misali.

Öndeçocuğunun elinden tutup çekiştiren anne ve onu arkasında eli cebinde takip edenbaba.

Sizceo çocuk, anne-baba yönlendirmesi ile alınan o kitapları okur mu? Okumayan, bukonuda çocuklarına örnek olmayan anne-babanın çocuğu okumayı ne kadarsevebilir?

Annelerve babalar, çocukları için değil kendileri için kitap satın almalı ki çocuklarıokuma alışkanlığı kazanabilsin.

Başarıpeşinde koşan bir toplum olarak belki bir gün bunu da başarırız.

04.11.2021