Kendine İlave Et!

Eksiliyoruz...

İç"ben"i görmezden geldikçe duyarsızlaşıyoruz. İç sesimizi duymazdan geldikçezamanla dış seslere karşı da sağır kalıyoruz. Hissiyatımızı kaybettikçe daha damaddileşiyoruz.

Küçükhesaplar yaptıkça, üç kuruşluk meseleler için birbirimizi kırıp döktükçeküçülüp, dedikodu ettikçe, kardeş eti yedikçe, mide bulandıran işler yaptıkçaalçalıyoruz.

Yolaberaber çıktığımız arkadaşlarımızı, dostlarımızı yolda bulduklarımızadeğiştikçe azalıyoruz.

Yanlışyoldan doğru hedefe ulaşamıyoruz, yolumuzu şaşırdıkça çıkmaz sokaklarahapsoluyoruz.

Görmezdengeldikçe, iletişim kuramadıkça, gülümsemekten kaçındıkça yalnızlaşıyoruz.

Varlığımızı"ben" üzerine inşa ettikçe, "biz" olmayı başaramayınca en yakınımızdakiinsanları dahi "öteki" gördükçe kaybediyoruz.

Eluzatmaktan, tokalaşmaktan, kucaklaşmaktan, hâl-hatır sormaktan kaçındıkçauzaklaşıyoruz.

Evlerimizarkadaş, komşu, dost sıcaklığından mahrum kaldıkça, misafirin haneye getirdiğibereketi ve huzuru kaybettikçe bereketi kaçırıyoruz.

Gösterişi,görüntüyü, imajı daha çok önemsedikçe, içini dolduramadıkça koflaşıyoruz.

Alçakgönüllüolmak yerine buyurgan olmayı, hoş görmek yerine kırıcı olmayı, affetmek yerineceza kesmeyi daha çok önemsedikçe sevimsiz oluyoruz.

Özürdilemeyi acizlik, nazik olmayı yalakalık, müsaade istemeyi zayıflık, anlatmayıgereksiz, vakit ayırmayı zaman kaybı olarak gördükçe kabalaşıyoruz.

Sadeleşmek,berraklaşmak yerine kendimizi maddeye boğdukça sığlaşıyoruz.

Alkıştan,göğsümüzü kabartan övgüden, ayaklarımızı yerden kesen iltifattan hoşlanmaya vetepeden bakmaya başladıkça savruluyoruz.

Güvenmayası eksik olunca tatsızlaşıyoruz.

Menfaatideğere, çıkarı erdeme, edepsizliği edebe, ukalalığı saygıya, nobranlığınahifliğe, kabalığı nezakete değiştikçe, ahlaksızlık enflasyonu arttıkça,insanlık değer kaybettikçe, gayrı safi ahlaki hasıla düştükçedeğersizleşiyoruz. Kısaca sürekli eksiliyoruz.

İnsaneksik, noksan ve kusurlu... İnsanın doğasında eksilmek, kaybetmek, düşmek var. Bukabulümüz...

Eksiğinitamamlamak, boşluğu doldurmak ve iyi/yararlı işler yaparak anlamını bulmak dainsanın doğasında var. Peki, insan bunun için ne yapabilir?

Öncelikleeksildiğini fark etmekle işe başlayabilir. Kendi değerinden ve varoluşamacından uzaklaştığını görerek işe başlayabilir. Ve nihayetinde bu fark edişingereği olarak kendine ilave ederek işe başlayabilir.

Hissedenbir kalbin, fark eden bir aklın ve sorumluluk duyan bir vicdanın sesine kulakvererek kendine ilave etmeye başlayabilir.

Çokgeç olmadan bu farkındalığın oluşması ve bu ilavenin vaktinde yapılması çokönemli. Susuzluktan tamamen kuruyup telef olan gül bahçesini daha sonra sulamakbeyhude bir gayrettir. Ancak gülleri öldürmeden su verilirse bir canlanmasağlanabilir.

Zamanındayapılmayan bir şey, hiç yapılmamış gibidir. Zamanında yapılmayan her şey kalbekülfet, vicdana pranga, zihne kelepçedir. İş işten geçtikten sonra özgürlük vehuzur mümkün değil.

İnsanbeşikten mezara kadar tamamlanma yolcuğu devam eden bir varlık.Gelişimi/öğrenmesi yaşam boyu devam eden bir varlık. Ancak bunun içinfarkındalık lazım. Bunun için anlam ve gaye problemini çözmek lazım. Bunun içinzaman ilerledikçe ve yol aldıkça azığın azaldığını, mataradaki suyuneksildiğini fark etmek lazım.

Vakitçok geç olmadan... Çünkü iki günü eşit olan zarardadır!

24.05.2023