Kendimi İhbar Ediyorum: Tarihi Esere Zarar Verme Suçu İşledim!

Evet!...

Lafıhiç dolandırmada n bir tarihi esere zarar verdiğimi açıktan itiraf ediyor veilgili makamlara ihbar ediyorum: Bodrum'a Milas tarafından giriş-çıkıştümseğindeki Kökçü Dede Sarnıcı'nın kitabesine zarar verdim!...

Nerdesiney bu sarnıcı koruyup kollayan ve akça-pakça yapan Bodrum Belediyesi?

Nerdesinher şeyi bilen ama sarnıçlar konusundasınıfta kalan Anıtlar Kurulu?...

Nerdesinizey her salataya maydanoz olan amasarnıçlar konusunda bilgisiz ilgililer, müdürler?...

Nerdesiniz"kültür"ü turizm broşürü zanneden kültürsüz kişiler?

Yazlarıbütün dünyanın aktığı Bodrum'un girişindeki sarnıca zarar verdiğimi açıkça ilanediyorum!...

"Tarihîeserlere zarar vermek"ten atın beni içeri!... Kültürcüler de kapıyı üstümekilitlesinler ki kültürsüzlüklerini ortaya çıkarmayayım!...

***

Eyokuyucu!...

Benibir tek sen anlarsın!...

Bodrum'ungirişinde çok güzel konumlanmış bir kubbeli sarnıç var. 1994'te Muğla'yageldiğim günlerde dikkatimi çeken bir sarnıç idi. Çünkü görülmeyecek bir yerdedeğildi ki. Torba kavşağından tırmanıp aştığınız tümsek başında, Bodrum'danönce o sarnıcı görüyorsunuz. Ben de ilk geldiğim günlerden itibarenatalarımızın keçe çadırlarına benzeyen bu mimari harikaları merak ederekizlerini sürüyordum. Hemen sarnıcın fotoğrafını çektim. Tabii ki o yıllardainsanlık "Cilalı-Renkli Dia Pozitif Çağı"nı yaşadığı için ben de diapozitiflerini çekmiştim. Bin kadar dia pozitiflerini çektiğim sarnıçlarıtarayamadım henüz; bi fırsatı bulup tarasam onları, bu sarnıcın da fotoğrafınıbulurum ve o zamanlar okunabilen kitabesini okurum da tembellik işte!...

Geçenlerdemerak ettim kitabenin ve sarnıcın hâlini. (Tabii bu arada hemen söyleyeyim; busarnıcın bir özelliği, yanında bir namazgâhın olması. Namazgâh yıkılsa damihrap yerinde.) 1994'te gördüğümde sarnıç bembeyazdı. Halkımız vebelediyelerimiz, temiz olmakla beyaz olmayı özdeşleştirdiklerinde; her turizmmevsiminde veya birkaç yılda bir sarnıçları kireçle boyayıp "appacık-tertemiz"eyleyerek kültürel zenginliğimize güyâ katkıda bulunuyorlar. Bir de tepedentırnağa appacık olsun diye kitabelere bile veriyorlar kireci!... Birkaç katkireçten sonra kitabe görünmez oluyor. Hani, şeytana inansam "1057 numaralı, 28Mayıs 1927 tarihli "Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebani-iResmiyye ve Milliyye Üzerindeki Tuğra ve Medhiyyelerin Kaldırılması HakkındaKanun'un gereğini yapıp Osmanlı bakayası güzellikleri kapatmaya devamediyorlar" diyeceğim ama inanın beyaza boyamacıların bu kanundan bile haberleriyoktur, eminim!

Sırfiyi niyetle yapıldığına inandığım ama halkımızın "Kaş yaparken göz çıkarmak"tabirine cuk oturan böyle bir eylemin belediyelerce yapılmasını asla aklımalmıyor.

Sarnıçlar,malzeme itibariyle kendisini göstermesi gereken mimarî eserlerdir. Onlarınmalzemesi dere taşı veya kesme taşlardır. Yağlı çamur veya Horasan harcıylayapılmıştır. Bu mimarî görüntüyü ortadan kaldırıp güya restore etmek adınakubbeyi beton harçla sıvamak veya taşları kireçle "bembeyaz-appacık" etmek,tarihi eserin aslını bozmak demektir.

Lafıuzattım.

Yolüzerinde olduğu için hemen görülen veya muhtarların haber vermesi üzerinedevletin haberdar olduğu 15-20 sarnıçtan çok daha fazla sarnıç var Muğla veilçelerinde. Bu sarnıçlardan birisi Bodrum girişinde. Yani tam da "Kör gözümeparmak" hesabı bir yerde. İşte bu sarnıç "tertemiz, bembeyaz, appacık" görünsündiye yıllarca boyanmış ve nihayet kitabesi yok edilmiş. Oysa Osmanlı zamanındaher mimarî eserde olduğu gibi bir "nüfus kağıdı" özelliği taşıyan kitabelerbazı sarnıçlarda da vardı. Kökçü DedeSarnıcı da bunlardan biriydi ama kireçle badanalanıp yapı özelliği ve kitabesiyok edilmişti. İşte ben bu sarnıcın kitabesinin üzerindeki kat kat kirecisıyırdım ve kitabeyi ortaya çıkardım. Tam temizlenemediği için ancak şunlarıokuyabildim: "Hasbeten li'llâh binâ oldu .. Hayrât.." !994'te çektiğim diapozitifi bulabilirsem veya kitabeyi tamamen temizleyebilirsem tam metni değerliokuyucularıma ulaştırayım.

İmdiiii!...

Sarnıcınkitabesini ortaya çıkarmak için o güzelin badanayı kazıdığım için ben suçluysamatın beni içeri!... Yoksa bu konudabilenlere danışmadan iş yapanlar mı sorumlu?...

Eeeeyokuyucu ve yöneticiler; hüküm sizin!...