Kan Parası

Olaylar ve durumlar nasıl değerlendirilmeli diye kendimize sorduğumuzda bazen keskin cevaplar veririz bazen de bir içeriğine bakalım ona göre karar veririz, diye belirtiliriz. İşte tam da öyle bir durumla karşı karşıyayız.

Oğuz Murat Aci 2024 Mart ayında bir kaza sonucunda öldü. Normalde böyle haberler kıyıda köşede verilir. Birçok insan tarafından da okunduktan sonra unutulurdu. Haberi önemli kılan husus kazaya sebep olan Timur Cihantimur’un olay yerinden kaçması. Süreç şöyle gelişti. Annesi yazar(!) Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından ABD’ye kaçırıldı. Bu durum da kamuoyunda infiale neden oldu. Günlerce konuşuldu. Amerika ikiliyi tutukladı ve mahkemede yargılama devam ediyor. Türkiye’nin iade talebi zaten vardı. Adalet Bakanı Tunç şubat ayında ABD’nin sanıkları iade edeceğini belirtmişti. Süreç bekleniyor.

Şimdi gelelim meselenin en önemli noktasına. Üzerinden uzun zaman geçen olay yeniden alevlendi. Ortaya çıkan haberler gündeme bomba gibi düştü. Birkaç gün önceki ilk haber şöyleydi. “Oğuz Murat Aci’nin eşi Şükriye Aci davadan çekildi. Yaptığı açıklamada maddi manevi zararımız karşılandı, diye belirtti.” Bu haber üzerine Baba Özer Aci’de bir açıklama yaptı ve can alıcı şu soruyu sordu. “Oğlumun üzerinden elde edeceğin menfaat zehir zıkkım olsun. Torunum ‘Beni babamın kanıyla mı besledin?’ diye soracak.” Ayrıca yaptığı açıklamalarda gelinin ekonomik olarak problemi olmadığını ve o paraya ihtiyacı olmadığını söyledi. Bunun ardından Şükriye Aci de yaptığı açıklamada babanın da para için pazarlık yaptığını belirtti. Karşılıklı suçlamalar devam ediyor. Kimin haklı olduğunu zaman içinde göreceğiz.

Yaşanan bu durumlar üzerine toplumda genel olarak şöyle bir kanı oluştu. Her şey para mı? Para her şeyi gerçekten satın alabilir mi? Maddi zarar neyse de manevi zarar para ile nasıl giderildi? Maalesef böyle bir pazarlık yapılmış da ölümün üzerinden pek fazla zaman geçmeden o para alınmışsa söyleyecek çok şey kalmıyor. İnsanoğlu unutuyor ama her unutuşunda bize yeni dersler veriyor.

Meseleye ailenin geleceği açısından bakıp da daha makul yorumlarda bulunabilirsiniz. Lakin burada Özer Aci’nin açıklaması çok kritik. “Onların paraya ihtiyacı yok.” O zaman daha yüksek ne vaat edilmiş olabilir ki diye de düşünüyor insan. Ayrıca karşıdaki insanlar parayla davayı etkileyebiliyorsa her yaptıkları hatada para ile dava seyri mi değiştirecekler? Neyse ki hukukçuların son yaptığı açıklamaya göre anne baba da dava da müdahil. Ayrıca kamu davası hakkı da söz konusu olabilir diye söylendi. Bekleyelim, görelim.