Toplumsal Yaralara Sanatsal Ayna
1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve “coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun” olarak nitelendirilen “Kadıncıklar”; imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genelev gerçeği ve evlilik dışı birliktelikler gibi konuları ele alıyor. Eserde, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden toplumsal zihniyetin kadınlar üzerindeki yıkıcı etkileri sahneye taşınıyor. Yapım, farklı bakış açıları nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor.
Usta Kadro, Güçlü Sahneleme
Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli yürütürken, ses ve ışık tasarımı Muzaffer Makas imzası taşıdı. Teknik ve sanatsal uyum, sahne performansına doğrudan yansıdı.
“Kadıncıklar” ilk kez Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosu sahnesinde tiyatroseverlerle buluşmuştu. Oyun ilerleyen yıllarda Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında sahnelendi. Kadının metalaştırılmasını ele alan eser; Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da repertuvara alındı. Muğla’daki gösterim sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı.
Başkan Aras: “Kadınların Sesi Olan Güçlü Bir Anlatı”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini vurguladı. Aras açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz.”