İstanbul'daki Sınava Zeybek Elbisesiyle Giren Muğlalı Kimdi?

Yakınzamandan söz etmiyorum; 18 yüzyılın ikinci yarısında söz ediyorum. Yani 18.yüzyılın ikinci yarısında, İstanbul'daki bir sınava, zeybek elbisesiyle girenbiri var: Ulalı Palabıyık Mehmet Efendi.

Kimbu Palabıyık Mehmet Efendi?

PalabıyıkMehmet Efendi sıradan bir aile çocuğu değil. Babası 18. yüzyılın âlim veşeyhlerinden Ulalı Yusuf Efendi (1702-1779). "Koca Müftü" lakablı MehmetEmin Zekâi Efendi (1849-1932)'nin de dedesi olan Yusuf Efendi, kendidevrinde önemli bir şahsiyet. Çocukları Abdürrahim ,Süleyman ve Mehmet'ineğitimini üzerine almış ve iyi yetişmeleri için elinden gelen gayreti sarfetmiş. Oğlu Mehmet'i mantık, kelam, matematik, astronomi, hikmet ilimlerinevâkıf olacak şekilde yetiştirmiş. Yetinmemiş, oğlunu Aydın Güzelhisarlı Hacı Eminzade' ye de göndermiş.Mehmet'in öğrendiği ilimler, dönemin geçerli bilim alanlarıydı. Yani, YusufEfendi, Mehmet'i ve diğer çocuklarını da zamanın geçerli bilim alanlarındadonatmıştı. Bu bilgilerle donanan Mehmet Efendi, pergele dair bir risale yazmışve Mühendishane-i Berr-i Hümayun ve Bahr-i Hümayun'da hocalık yapmıştır.

Bizimkonumuz Abdürrahim ve Süleyman değil, Mehmet.

Mehmet,sonraları "Palabıyık Mehmet Efendi" lakabıyla meşhur olmuştur.

İştebu Yusuf Efendi'nin oğlu Palabıyık Mehmet Efendi, devrinin önemli ilimlerinibabasından tahsil ve tederrüs ettikten sonra 24 Aralık 1781 günü (Hicrî 8Muharrem 1196) İstanbul'da rü'ûs sınavına; yani müderrislik yeterlik sınavınagiriyor ve sınava girerken zeybek kıyafeti giyiyor.

Bununereden mi öğreniyoruz?

EskiMuğla Müftülerinden (1938-1948) ve Diyanet İşleri Başkanlarından (1966-1968) Ali Rıza Hakses (1892-1983) 'in yazdığı Muğla-Menteşe Büyükleri adlı daktilonüshalı kitaptan.

Oradaşöyle diyor Ali Rıza Hakses:

" İstanbul'a giderek açılan rü'ûs imtihanınagaribü'l-ahval milli zeybek elbise kıyafeti ile ve Palabıyıklı olarak dâhilolmuştur. Kıyafeti milli olup ilmî olmadığından ümit edilmeyecek bir tarzdaulum ve funun-i Arabiye'nin bütün şuabâtından yapılan ilm-i imtihandabirincilikle muvaffak olmuş ve talibîn ile beraber heyet-i mümeyyizenin nazar-ıdikkatlerini celp etmiş ve bu yüksek muvaffakiyetinin sondan kendisini efadıl-ıulemadan bir zat olduğunu anlamış olduklarından kendi mevkilerine îkâdeylemişler ve bu suretle İstanbul rüûs-i hümayununa nail olmuştur ."

Anlayananlamıştır. Uzun uzun izaha gerek yok. Sınava yerel zeybek kıyafeti ile girmesituhaf karşılanıyor. Herkes ilmî bir kıyafet değil de "millî" bir kıyafetgiyerek gelen birinden başarı beklemezken, o, müderrislerin ve diğer adaylarıngözü önünde sınavı birincilikle kazanıyor ve 200 aday arasından sınavıbirincilikle kazanarak müderrisliğe atanıyor ve hatta padişah hocalığı dayapıyor. Devrinde pek çok ünvanıyla beraber "üstad-ı hikmet" ünvanıylabiliniyor ve felsefeye dair görüşleri ile ünleniyor.

1802veya 1806 yılında İstanbul'da vefat eden Palabıyık Mehmet Efendi'nin mezarıEdirnekapı dışında İbrahim-iHalebi civarında İbn Kemal'e giden yolun sol kenarında imiş ve mezar taşında şu metin varmış: "Hüve'l-Baki Hazakabrü üstazi'l-kül merhum ve mağfürün leh Muhammed İbnü'l-Müfti Alaiyevi (Alainni müştehir bi-Palabıyık Efendi ruhi çün rıza en-lillah el-fatiha"

PalabıyıkMehmet Efendi'nin bir oğlu ve bir kızı olduğu söylenirse de bunlarla ilgilibilgi edinilememiştir.

***

PalabıyıkMehmet Efendi'nin hayatı ve eserleriyle ilgili bilgiyi, Fırat Üniversitesi(Eski üniversitem. 1982-1994 arası 12 yıl çalıştım) İlahiyat Fakültesi'ndenEnver Demirpolat şu makalesinde ele almış: https://arastirmax.com/en/system/files/dergiler/37298/makaleler/15/2/arastirmax-ustad-i-hikmet-muglali-palabiyik-mehmet-efendi-bir-biyografi-denemesi.pdf