Deprem yüreğimize çok ağır geldi.
Bunları da atlatırız.
Korkuyor muyuz?
Korkmuyoruz.
Biz KURT uz.
Biz TÜRK üz.
Kurt olmak yüksek bir şuurdur.
Kurt olmak yüksek bir bilinçtir.
Siyaset ötesi bir durum.
Kadim bir kültürümüz,
DNA'mızda yüksek bir şuurumuz var.
İblisten gelecek zülme,
Gök kubbe öreriz.
Biliyoruz ki bu coğrafyada yaşamanın bedeli ağır.
Bunu bilerek buraya bedenlendik.
Dört nala takmış atlı gibi,
Hep bir zorluk,
Hep bir mücadele.
Vatan toprağımıza bu kadar saldırılar.
Bitmek bilmez sinsi planlar.
Planlarının içinde daha derin planlar.
Anadolu'nun bizlerin vatanı olması onların kanlarına dokunuyor.
Ne demişti kara düşünceli adam?
'Medeniyetin beşiği olarak Türkleri kabul edemezdik,
Bu mirasa el koymalıydık' diyen emperyalistlere karşı, ağır bir savaş veriyoruz.
Kazananlar bizler olacağız.
Bir ve birlikte olarak. Küresel emperyalistlere karşı,
Kürenin kaderine bilet kesmeye çalışanlara karşı,
İlahi nizamı sağlamak Anadolu'nun vazifesidir.
O'nun için bu topraklardayız.
Önümüzdeki günlerde Türk Yüzyılı başlıyor.
Bunu biliyorlar.
Belimize belimize vurmaya çalışıyorlar.
Dik duruşumuz,
Yiğitliğimiz,
Ezilmişlerin yanında oluşumuz.
Onları rahatsız ediyor.
Biz Afrika'ya çalmak için değil,
Ekmeği bölüştürmek için gidiyoruz.
Nerede mazlum zulüme uğruyorsa,
Onları korumak için oradayız.
Bizler Yaradan'dan görevliyiz.
Asli görevlerimizden birisi bu.
Bu görevden kaçamayız.
Bizi anlamıyor Avrupalı.
Aslında anlıyor da anlamak istemiyor.
Bizi dünyanın barbarı,
Dünyanın zalimi olarak göstermek istiyor.
Biliyorlar ki dünya tarihi Türklerle başlıyor.
Bu bilgi işlerine gelmiyor.
Kendi uydurma bir tarihleri var,
Bunları bize dikte ediyorlar.
Bizlerin gerçek kodlarımıza uyanışımızı istemiyorlar.
Hepimiz tek bir ağaç gibi güçlü,
Bir orman gibi bir ve birlikteyiz.
Ruhumuz gücünü imandan alıyor.
Vatanımıza daha fazla sarılma,
Daha fazla birliğimize sahip çıkma zamanı.
Bizler nice olayları atlattık,
Bunları da atlatırız.
Hızla enkaz altında kalanları,
Evsiz kalanların sorunlarını çözmeliyiz.
Uyanmalıyız.
Karanlık taraf tek dünya devletine takmış.
Hallaç pamuğu gibi dünya insanlığı ile oynuyorlar.
3'üncü Dünya Savaşı başladı.
Anadolu üstüne sistemli de bir plan işletiyorlar.
Milli duyguları, milli şuuru silmek için uğraşıyorlar.
Halkın bu duyguları sinsice silmek için çalışıyorlar.
Milli birlik her şeyden çok önemli.
Bu haçlı zihniyeti Anadolu'dan vazgeçmeyecek.
Deprem döneminde Fransız dergisi, Türkiye için, tek top tüfek atmadan işgalindeyiz diyen bir karikatür yayınladı.
Bizi asimile ederek,
Ayrıştırarak,
Bizi bize kırdıracaklar.
Bu kapanlara düşmeyeceğiz.
Unutmayacağız!
Hiç bir zaman, İstanbul'u savunmasız bırakmayacağız.
Bu deprem sapkınların ağır bir saldırısıydı.
Saldırılar topla tüfekle yapılmıyor.
Savaşlar iklim silahları ile oluyor.
Savaşlar deprem silahları ile oluyor.
Savaşlar virüslerle oluyor.
Savaşlar elektronik oluyor.
Savaşlar elektro manyetik oluyor.
Bize bu yüzyılın en ağır saldırısıyla müdahale edildi.
Bunları da atlatırız.
Biz Anadolu'yuz.
Nice acıları bağrımıza gömdük,
Tekrar ayağa kalktık.
Birlik olmaya, bir ve tek olmaya ihtiyaç var.
Ekmeğimizi bölüşürüz.
Yaraları devlet ile aziz milletimiz hep beraber sarar.
Yeter ki yabancı asker bu topraklara girmesin.
Biz canımızdan çok bu vatana aşığız.
Ölüm ne ki?
Vatan sevdası arşa giden yoldur bizim için.
Sizin saldırma gücünüz varsa bizimde iman gücümüz var.
Korkmuyoruz,
Dimdik ayaktayız.
Kamu kurumlarından o kadar güzel yürekli insanlarımız deprem bölgelerine gittiler ki, onları yüreklerinden öpüyoruz.
Unutmamalıyız ki, çocuklarımıza öğreteceğimiz temel duygu, VATAN SEVDASI ve MİLLİ ŞUUR'dur.
Sen çok ANADOLU!
Sen çok yaşa AZİZ MİLLETİM!
Bizler uyandık!
Dimdik ayaktayız!