Muğla Barosu avukatlarından Didem Alaca dün dikkat çekici ve cesur bir paylaşım yaptı.
“Cesur” dedim, çünkü kendini lağv eden terör örgütü PKK’nin lideri Öcalan ile görüşme meselesinde
“aleyhte” taraf olmak biraz müşkülatlı bir meseledir.
Sonunda “demokrat olmamakla”, “Barış karşıtı olmakla” ve hatta “faşist olmakla” bile suçlanabilirsiniz...
Çözüm sürecinde DEM yoktu. BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) ve sonra HDP (Halkların Demokratik Partisi) vardı. O süreçte HDP’li gençler her akşam Sınırsızlık Meydanı’nda eylemdelerdi. O eylemlere doğal olarak başka sol partilerin gençleri de katılıyorlardı.
O eylemlerde “tahrik edici” sloganlarda atılıyordu. Tam anlamıyla ‘provakasyona açık’ bir ortam vardı...
Ortaya çıkan gerilimden tedirgin olan Muğlalılar, ilçelerde yaşanan olumsuzluklardan da etkilenerek, Ülkücü gençlerin ve MHP’lilerin tepkisel olarak sokağa çıkmasından kaygı duyuyorlardı.
Ben o zamanda Hamle’deydim ve sokağa çıkmadıkları, provakasyona gelmedikleri için özellikle Ülkücü gençlere teşekkür eden bir yazı yazmıştım ve bu yüzden Sol Gazete’de “Tanıyın bu faşisti” diye hakkımda hedef gösterildiğim bir haber yapılmıştı...!
Didem Alaca’ın paylaşımını okurken o günler aklıma geldi...
*
Av. Didem Alaca şöyle yazmış:
“CHP’nin katılmadığı komisyon toplantısında 21 Kasım 2025 tarihinde yapılan oylamada üçte iki-nitelikli çoğunluk sağlanarak AKP, MHP, DEM, EMEP ve TİP’in oylarıyla İmralı’ya gidilmesi kararı çıktı. TİP’e hep sempatim vardı ama bu eylemleriyle ciddi oranda azaldı. İçinize sinmemeli TİP’li arkadaşlar bu durum. Cumhuriyet’in meclisi terörist başının ayağına gitmez. Devletin sorunları teröristlerle değil, demokratik kurumlarla çözülür. Bu süreç ülkemizin demokratikleşme sürecine de zarar verir.”
Kısa ve öz...
Ve hadi “tepki” demeyelim, haklı bir serzeniş...
“Terörsüz Türkiye’nin” tesis edilmesi herkesin beklediği ve desteklediği bir gelişme. Dünkü paylaşımı için Av. Alaca’yı nasıl alkışlıyorsam, bu süreci başlatan MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi de öyle alkışlıyorum.
Bugün İmralı vesilesiyle CHP’nin dövülmesini de doğru bulmuyor, büyük haksızlık olarak değerlendiriyorum...
*
Cumhuriyet’in kurucusu olan bir partinin Genel Başkanı Özgür Özel, 'Terörsüz Türkiye' için TBMM’de kurulan komisyona girmekle ne kadar doğru yaptıysa, CHP olarak o komisyonda yer aldıkları halde İmralı’ya gitmemekle de ilkeli davranmış, doğru olanı yapmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Gazi Meclisi’nin Üyeleri bir terör örgütü liderinin ayağına gider mi?
Bir Devlet ile bir Terör örgütü arasında “barış” olur mu?
Türkiye Cumhuriyeti savunma ve güvenlik güçleri PKK terör örgütü ile “savaş” halindeydi de sanki şimdi barış mı yapılıyor... Türk halkıyla Kürt halkı savaşıyordu da şimdi barışıyor mu?
Bu ülkede “halkların” birbiriyle hiçbir zaman sorunu olmamıştır, olmaz da...
Bugün Muğla’da turizm sektörü ile inşaat sektörünün önemli kesimi Kürtlerin elinde ve bundan kimsenin şikayeti yok!
Olmakta olanın adını doğru koyalım.
Türkiye’de zaten gücü, etkisi kalmamış olan PKK silah bırakıyor da Suriye’de ABD ve İsrail destekli YPG/SDG silah bırakıyor mu, bırakacak mı?
Türkiye’nin “Barış”a mı, “Demokratikleşme”ye mi ihtiyacı var?
Olmakta olan PKK Terör örgütünün silah bırakması ve tasfiyesidir.
Mesele Kürt Selahattin Demirtaş ve Kürt olmayan Osman Kavala ile Can Atalay’ın özgülüğüne kavuşması, demokratik hak ve özgürlüklerin Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler teminatı altına alınmasıdır, sendikal hak ve özgürlüklerin sağlanmasıdır; yani gerçek anlamda “Demokratikleşme” meselesidir...
Hatta yerel yönetimlerin özerkleşmesi meselesidir.
Bunları konuşmuyoruz, talep etmiyoruz... Terör örgütü liderinin özgürlüğünü ve CHP’nin İmralı’ya gitmemiş olmasını konuşuyor, tartışıyoruz...
Katırın cinsiyetini tartışmak gibi bir şey...!
*
Bu anlamda ODA Tv’nin dünkü “Halkın yüzde 65.7'si, TBMM'nin terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşülmesine karşı. Toplumun yüzde 54.8'i de CHP’nin İmralı Heyeti’ne katılmama kararını destekliyor.” başlıklı haberi dikkatte alınmalıdır.
AREA Araştırma'nın 26 ilde yaptığı ankete göre, halkın yüzde 60.2’si “Terörsüz Türkiye” sürecini destekliyor. Ancak vatandaşların yüzde 65.7'si, TBMM'nin terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşülmesine karşı. Toplumun yüzde 54.8'i de CHP’nin İmralı Heyeti’ne katılmama kararını destekliyor.
Terörsüz Türkiye sürecinde 24 Kasım Pazartesi günü AKP’li Hüseyin Yayman, MHP’li Feti Yıldız ve DEM’li Gülistan Koçyiğit’in yer aldığı heyet, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirdi.
CHP'nin terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ı dinleyecek heyette yer almayacağını duyurması parti tabanında destekle karşılanırken siyasetçilerden ise tepki geldi. CHP'nin İmralı Adası'na gitmeyi reddetmesi üzerine Pervin Buldan, “Ana muhalefet partisi DEM Parti'dir. Nokta” paylaşımı yapıp daha sonra bu paylaşımı sildi... Bu paylaşım bende “CHP kapatılıyor mu?” çağrışımı yaptı...
*
Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin, Murat Karan’ın yönettiği AREA Araştırma'nın 26 ilde yaptığı İmralı anketini dünkü köşesine taşıdı. “Türkiye’nin gündeminde 'Terörsüz Türkiye' için TBMM’de kurulan komisyonun, Abdullah Öcalan’ı dinlemek için İmralı’ya gitmesi ve CHP’nin komisyona isim vermemesi var” diyen Erkin, o anketin detaylarını şöyle paylaştı:
“Araştırma 22-24 Kasım 2025 tarihleri arasında 26 ilde (İstanbul, Tekirdağ, Balıkesir, İzmir, Aydın, Manisa, Bursa, Kocaeli, Ankara, Konya, Antalya, Adana, Hatay, Kayseri, Kırıkkale, Samsun, Zonguldak, Kastamonu, Trabzon, Erzurum, Ağrı, Malatya, Van, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin) kır-kent ayrımı gözetilerek 87 ilçede 18 yaş ve üzeri toplam 2 bin kişi ile bilgisayar destekli telefonla görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir'
Öncelikle şu sorunun yanıtı önemli: 'Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili kanaatiniz nedir?'
Yanıt çarpıcı: 'Terörsüz Türkiye' sürecini destekleyenlerin oranı yüzde 60.2, desteklemeyenlerin oranı yüzde 35.4. Fikir belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 4.4’tür. Bu sonuçtan da anlaşılacağı üzere toplumun önemli bir kesimi sürece destek veriyor. Ki bu oran zaman içinde yükseldi.
Sonrasında 'Terörsüz Türkiye' için TBMM’de kurulan komisyon, Abdullah Öcalan’ı dinlemek için İmralı’ya gitmeli midir?' sorusuna verilen yanıt daha da anlamlı: 'Terörsüz Türkiye' için TBMM’de kurulan komisyonun, Abdullah Öcalan’ı dinlemek için İmralı’ya gitmesi gerektiğini belirtenlerin oranı yüzde 27.5, gitmemesi gerektiğini belirtenlerin oranı yüzde 65.7. Fikir belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 6.8.”
Abdullah Öcalan, 1 Ekim 2024’ten bu yana tartışılan bir konu ve toplumun hafızasının diri olduğu bu sonuçla ortaya çıkmış...
*
CHP’nin İmralı Heyeti’ne katılmama kararını olumlu karşılayanların oranı yüzde 54.8, olumsuz karşılayanların oranı yüzde 37.7. Fikir belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 7.5. Bu 26 ilde parti ayrımı gözetmeden verilen yanıtlarla ortaya çıkan sonuç. CHP’lilerin yüzde 86.2’si İmralı’ya gidilmeme kararına destek veriyor. Bu da 'Tabanın sesi' olarak değerlendirilebilir. İYİ Parti’nin yüzde 83.9’u, Zafer Partisi’nin yüzde 95.8’i de CHP’nin bu kararına destek veriyor. DEM’lilerin ise yüzde 80.3’ü CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararına destek vermiyor.
ODA TV’nin haberinde bir de “Bugün Seçim Olsa Kim Önde?” başlığı açılmış ve yanıt şöyle olmuş:
“Bugün seçim olsa kararsızlar dağıtıldıktan sonra CHP’nin yüzde 32.3, AKP’nin yüzde 30.7, DEM’in yüzde 8.1, İYİ Parti’nin yüzde 7.1, MHP’nin yüzde 6.1, Zafer Partisi’nin yüzde 5.1, Anahtar Parti’nin yüzde 4.1, YRP’nin yüzde 3.3, TİP’in de yüzde 1.5 aldığı görülüyor.
Altını çizelim, bu sonuçlar İmralı’ya gitme kararı alındıktan sonra verilen yanıtlar üzerine ortaya çıkmış. Önümüzdeki ay ne olur, MHP’nin oyları tekrar yüzde 8’lere döner mi bunu göreceğiz.”
*
Evet “Terörsüz Türkiye”yi Türkler, Kürtler bütün Türkiye istiyor.
Bu millet gerçekten çok yoruldu. En çok da “terör” bahane edilerek sık sık demokrasinin rafa kaldırılmasından, demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasından, Kürt-Türk bütün çalışanların “çağdaş köleler” haline getirilmiş olmasından, kadın cinayetlerinden, çocuk istismarından çok yorulduk...
Hep birlikte insanca yaşamak istiyoruz.
Bu çok zor değil... Bunun için terör örgütü lideri ile görüşmeye gerek yok.
Bu mesele TBMM meselesidir ve bu meseleyi TBMM çözer...
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: İnsanlığa olan inancını yitirmemelisin. İnsanlık bir okyanustur. Bazı damlalar kirli diye okyanus kirlenir mi hiç.--Mahatma Gandhi