NAİL KIZIL BİRAZ YAVAŞ MI HAREKET EDİYOR DİYECEĞİM, AMA
Datça’dan Sedat Kaya yazdı. Meğer CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın birkaç gün önce isyan ettiği Seydikemer’deki “zeytinlik kıyımını” Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut, 1 Mart’ta Mabolla Medya’da yaptığı yorumda anlatıp, zeytin kesimi iddiasına dikkat çekmiş… Sedat Kaya köşesinden şöyle anlatmış:
“Akbulut, AKP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Sarıyar’a ait olduğu öne sürülen zeytinlikte kesim yapıldığı yönünde kendisine ihbar geldiğini söylemiş ve yetkilileri göreve çağırmıştı. Hatta o yayında dikkat çeken bir cümle kurmuştu: ‘Belki bu bilgi CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ı harekete geçirir.’… Aradan on gün geçti. Ve CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl gerçekten de harekete geçti.”
Ben de Nail Kızıl, Milas’ın rövanşını aldı diyordum… Ama olsun, harekete geçti ya biz ona bakalım. Anlaşılan Sayın Nail Kızıl’da Sayın Akbulut’un sıkı takipçilerinden. Geçte olsa harekete geçti, konuyu değerlendirdi. Keşke Cem Kaytan’dan sonra Süleyman Akbulut’a da ziyaretini esirgemeseydi. Sorunun üstüne birlikte gidebilirlerdi. Olmayınca olmuyor işte…
*
BU DİSİPLİNSİZLİĞE NEDEN OLANLAR NE OLACAK?
Soruyu dün Datça’nın Sesi’nde Gazeteci Yazar Sedat Kaya sordu.
Sonunda istifa ettirilen CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Güzel’in adının tefecilik iddialarına karıştığı ve bu yüzden geçmişte hüküm giydiğinden, Ortaca’daki meslektaşımız Ömer Kundakçı’nın yayınları olmasaydı kimsenin haberi olmayacaktı.
Tabii Muğla Basını da Ömer Kundakçı’nın yanında yer almasaydı, Kundakçı hala çırpınıyor olacaktı!
Dün CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz ve İl Başkanı Nail Kızıl ile Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan’ın huzurunda ilçe başkanlığından istifa eden Mehmet Güzel istifa etmemek için çok direnmişti. Hatta İl Başkanı Nail Kızıl dururken Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın uyarılarını bile dikkate almamıştı. Galiba sonunda yine Başkan Aras ikna edebilmiş.
Parti kulislerinde ise CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın devreye girerek Güzel’i istifa konusunda ikna ettiği konuşuluyormuş. Güldüm… Böyle durumlarda İl Başkanı “ikna” mı eder, gereğini yapıp Disiplin Kurulu’ndan ihracını mı sağlar?
İstifanın yapıldığı toplantıda il başkanı hadi neyse de YDK Üyesi Remzi Kazmaz’ın ne işi varmış anlayamadım. Hangi görevle oradaydı acaba? Kendisine bu “disiplinsizlik” ile ilgili ne yaptınız diye sormak lazım… Hatta “Bu disiplinsizliğe yol açanların disiplinsizlikleri yanlarına mı kalacak?” diye de sorulmalıdır.
Hem istifa tek taraflıdır, yazar gereği için makamına teslim edersin…
*
“CHP TEMİZLENİYOR, YA AKP?”
Bu soruyu da Datça’nın Sesi’nde Gazeteci Yazar Sedat Kaya sordu. Yazısında “CHP Muğla’da son günlerde yaşanan gelişmeler dikkat çekiyor. Milas’ta zeytin ağaçlarının kesilmesi nedeniyle gelen tepkilerin ardından İlçe Başkanı Ahmet Kılbey de görevinden istifa etmişti.” diyen Sedat Kaya şöyle devam etmiş:
“Ortaca’daki istifayla birlikte kısa süre içinde iki ilçe başkanının görevden ayrılması, parti içinde ‘temizlik yapılıyor’ yorumlarına neden oldu. Ancak Muğla siyasetinde kamuoyunun sorduğu başka bir soru daha var: CHP kendi içindeki tartışmalı isimlerle yollarını ayırıyor. Peki aynı iddialar başka partilerde ortaya çıktığında ne oluyor?
Birçok yurttaşın merak ettiği soru şu: CHP temizleniyor, ya AKP?”
AK Partililer uzun süredir bu ve benzeri sorulardan kaçıyor… Bakarsınız “Ahmet Kılbey ve Mehmet Güzel’i istifa ettirdiniz. Üyelikleri devam ediyor. Böyle temizlik mi olur?” diye kaçamak cevap da verebilirler…
*
GELELİM AHMET ARAS BAŞKAN’IN ÖZEL DANIŞMANINA…
Hayır, o istifa etmiyor… Niye etsin ki?
“Aras’ların özel danışmanla Eskişehir çıkartması!” başlığını taşıyan 11 Mart 2026 tarihli yazımda Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan ve süreceği öğrenilen görevden alma ve atamalardan söz ederken “Ancak şu kadar söyleyeyim, Muğla bu kadar depremi kaldırmaz…” şeklinde ifadem olmuştu.
O Eskişehir çıkartmasının ardından çok daha sarsıcı ve yıkıcı deprem yaşanmaya başladı. Ne yalan söyleyeyim bu kadarını beklemiyordum. Yeni bir “danışman krizi” ile karşı karşıya kaldık.
O yazımda bir de MBB’de yaşanan görev değişiklikleri ile ilgili olarak “… Çünkü belediye belediye değil, sanki imparatorluk… ‘Eş başkanlık’ diyenler de var, ama ben Danışman Levent Arkan için ‘Pargalı’ diyorum.” şeklinde ifadede bulunmuştum.
Tabii “Eş başkanlık nereden çıktı?” diye de soranlar oldu…
*
Özel Danışman Levent Arkan’ın Ahmet Aras Başkanın paylaşımıyla da iyice öne çıkarıldığı “Eskişehir Çıkartması”na ilk tepki gösteren da Bodrum Haber’den Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ oldu. Gündoğ “Ahmet Aras Ve Gonca Köksal Eskişehir’de: Ziyarette Levent Arkan Detayı” başlığını taşıyan yazısında “Arkan’ın Eskişehir Paylaşımı Yeniden Gündemde” ara başlığı altında “Öte yandan Levent Arkan’ın daha önce yaptığı bir sosyal medya paylaşımında Eskişehir ve Muğla belediyeciliğini karşılaştıran ifadeleri de yeniden gündeme geldi.” derken, şu ifadeleri kullandı:
“Arkan söz konusu paylaşımında, Eskişehir’in 25 yıllık süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade ederken, Muğla’da ise aynı ölçekte bir gelişim yaşanmadığını savunmuş ve kentte yapılan birçok projeyi sert ifadelerle eleştirmişti. Bu açıklamalar, Arkan’ın Muğla’daki belediyecilik anlayışını dolaylı biçimde yetersizlik ve plansızlıkla eleştirdiği şeklinde yorumlanmıştı.”
Bu yorumu ben açayım. Ama önce Gündoğ’un yazısının sonunda “Eş Başkan Tartışmaları” ara başlığı altındaki şu ifadelerini paylaşalım:
“Öte yandan Arkan’ın bazı çevreler tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde ‘eş başkan gibi hareket ettiği’ yönündeki eleştiriler de zaman zaman gündeme geliyor.”
İşte “eş başkanlık” buradan çıktı…
*
MUSTAFA GÜNDOĞ’UN YORUMU
Şimdi de Mustafa Gündoğ’un yorumunu açalım…
Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim etmek gerekirse, 25 yılda Eskişehir büyük bir dönüşüm yaşarken Muğla’da aynı ölçekte bir gelişim yaşanmadığı doğrudur.
Gündoğ’un “konumu da kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. … resmi danışman olarak atanıp atanmadığı, bu göreve ilişkin yasal yeterlilikleri taşıyıp taşımadığı ve belediye yönetim süreçlerine hangi yetkiyle müdahil olduğu soruları gündemdeki yerini koruyor.” dediği Levent Arkan’ın bu tespitleri doğrudur. Ancak bu tespitleri biz 15-20 yıldır yapıyoruz.
Çözüm “Eskişehir olmak” mı? Öykünerek, taklit ederek mi Dünya Kenti Muğla olacaksınız?
Gonca Köksal Aras Başkan da başkanlığının ilk aylarında Karamuğla Deresinin Saburhane Meydanı bölümünü açıp adeta bir MİNİAPORSUK ÇAYI gerçekleştirmeyi gündeme taşımıştı.
Sanıyorum biriler Karamuğla Deresi, Porsuk Çayı gibi ‘akarsu’ değildir diye uyardılar…
Burası Eskişehir değil, Muğla… Gadın Molam…
*
İLBER ORTAYLI’YI YİTİRDİK
“Hala yorumu açmadın” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız, ama ben de bu yazıyı nasıl toparlayacağımı bilemedim. Ben Mustafa Gündoğ’un yorumunu açayım derken “Ermeni yalanlarına” karşı en dik ve bilimsel duruşu sergilemiş, Türk milletine mal olmuş ünlü tarihçi, gerçek entelektüel ve aydın İlber Ortaylı’nın entübe edildiği hastaneden vefat haberi geldi.
Muğla’da 2025 Yılı “İlber Ortaylı Yılı” gibi geçti. O’nun için ve Muğla için bir şey yaparak değil, yapamayarak, yaptırmayarak geçti.
İlber Ortaylı geçen sene Celal Şengör ile Muğla’ya geldiği günlerde Gonca Köksal Aras Başkan’ın parmaklarında malum yüzük görülmüştü. Herkes yüzüğe bakarken başka şeyler oluyordu. Başka şeyleri Ahmet Aras Başkan anlatıyordu. “Dünya Kenti Muğla” vizyonu hayata geçirilirken, korunan Muğla ayağa kaldırılırken ve “Cengiz Bektaş Kent Belleği ve Müzesi” kurulurken İlber Hoca’ya danışılacaktı, bir İlber Ortaylı Kütüphanesi kurulacaktı…
Levent Arkan “Hayır” dedi… Tek başına defansa geçti… Karşısına Yılmaz Büyükerşen’i koydu…
Başka yerlerde söyledi mi bilmiyorum, ama bir görüşmemizde bana “İlber Ortaylı Kütüphanesi” olarak düşünülen “Abide Hanım Konağı”nda (eski Halk Bankası) “Yılmaz Büyükerşen Mumya Müzesi” kuracaklarını, korunan Muğla’yı “Odunpazarı” gibi ayağa kaldıracaklarını söylüyordu.
Ben de kendisine kinayeli olarak “Oraya kaç heykel sığdırabilirsiniz?” diye sormuştum…
Eskişehir çıkartmasının arka planı işte bu…
*
Çıkartmanın detaylarına girmedim. İlber Ortaylı Kütüphanesi gündemden kalkalı çok oldu! Projenin Allah’tan “Cengiz Bektaş” ayağı tamamlandı gibi… Aslında Abide Hanım Konağı’nı bir “kütüphane” olarak ben de düşünemiyorum. Ama Ahmet Aras Başkan’ın verdiği o “söz” bir başka mekanda gerçekleştirilebilirdi…
Neyse, İlber Ortaylı da yok artık…!
Çok üzüldüm, Türkiye önemli bir değerini daha kaybetti… Diyabet hastasıydı. Bir takım sağlık problemleri yaşıyordu. Nisan’da Muğla’ya gelmeyi planlıyordu. Tabii en büyük planlayıcı Cenab-ı Hak… Umarım Muğla’da olup bitenlerden haberi olmamıştır da hastalığının ağırlaşmasına katkı yapmamışızdır. Bir Muğlalı olarak vicdan azabı duyardım.
Ruhu şad olsun…
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Gerçek aydın, iktidara yakın olan değil; gerçeğe yakın olandır. --Melih Cevdet Anday