Hırsıma Kurban Ettim

Abone Ol

Benim adım hırs. Yani tanımda söylendiği haliyle: Bir şeyi elde etmek için duyulan, önüne geçilmez derecede kuvvetli istek, aşırı tutku.

Öyle kırk yılda bir gelip geçenlerden değilim. İnsanoğlunun var olup acze düştüğü her yerdeyim. Ben zorla gelmiyorum, hep gönüllü davet ediyorlar ve bensiz yapamıyorlar. Onlara eşinden, dostundan, komşusundan daha yakınım. Çünkü benim varlığım onları çok mutlu ediyor.

Hangi olaylarda nerelerde insanın karşısına çıkmam ki saysan bitiremezsin. Çok uzağa gitme birkaç gün önce otel yangınında karşındaydım. Oteli işletenler oncaHırsıma  güvenlik önleminden kaçınırken otel şirin görünsün ve daha işlevli hale gelsin diye neler yapmadılar ki ahşap kapladılar, kaçak kat çıktılar, işletmeden işletmeye tünel bile yaptılar ama bir yangın önlemini çok gördüler. Olan 78 canımıza oldu.

Çok para kazanayım diye apartman dikerken malzemeden çaldılar. Dışı şatafatlı içi kumdan kaleler inşa ettiler. Reklama boğdular. Caddeye yakın, metroya beş dakika diye. Evler hemencecik satıldı. Sonuç, büyük depremde yitip giden canlara ağladık.

Onlar, biz, hepimiz… Makam mevki uğruna hem itibarımızı hem de paralarımızı harcadık. Çok konuştuk çok söyledik. Bazen yalan bazen doğru karıştı söze. O gün geldi ve koltuğa oturduk. Sınav bitmedi. Naylon fatura, denetimsizlik, sahtekarlık derken koltuk altımızdan kayıp gitti. Olan insanlığımıza oldu.

Mal mülk topladık. Kimseyi gözümüz görmedi. Tarla da benim olsun, bahçede diye yırtındık. Kalpler kırdık. Çevredekiler halimize bakıp kızdı, kırıldı, üzüldü. Tarla, bahçe, ev, araba hepsi bizim oldu ama bir baktık ki etrafımızda kimse yok.

Çok dertlendik çok istedik. Acaba ne olacak benim çocuğum dedik. Özel dersler, boyu kadar kitaplar, çuvalla paralar… Çılgınca çabalara girdik. Kamçıladık. Sen iyi okullara en güzel mesleklere layıksın dedik. En güzel meslek ne demekse! Çok para kazanacaksın. Medarıiftihar olacaksın dedik. Oldu da. Değdi şükür derken işinin paranın peşine düşen çocuk, biz elden ayaktan düşünce bakmaz oldu. Hırs belası ona da bulaşmıştı. Sonuç seni huzur evine verelim biz ilgilenemeyeceğiz, dediler. Olan benim parçalanan yüreğime oldu.

Daha ne çok sayardım bir bilsen aslında gerisini sen de düşünebilirsin artık. Öyle çok ki hayatımızda. Sardı sarmaşık gibi. Acılarımız, göz yaşlarımız, hüzünlerimiz, yakınmalarımız, hayal kırıklıklarımız belki hep bundan. Önce hırsımıza kurban ettiklerimizi düşünelim sonra hep birlikte daha güzel nasıl olur diye konuşabiliriz...