Gezi programlarını oldum olası sevmişimdir. Hele bu gezi programları Anadolu’nun sıcak yüzlerini ve geçmişe uzanan hoş kültürünü ekranlara getiriyorsa. Geçtiğimiz günlerde internette böyle bir gezi programına denk geldim. Adı “Harun’la Şen Yollar”dı. İlgili bölüm Muğla’ya ait olunca hemen izlemek istedim. Muğla’mızın kıyıda köşede kalan bizim bilmediğimiz daha neleri var diye, merak ettim.
Program neşe içinde başladı. Yeşilyurt Mahallesi’nde geçmişten günümüze devam eden bir üretim biçimi olan dokuma makinesinin tıkırtılarını dinledim. Ardından doğal köy ürünlerinin nasıl emek emek üretildiğini bizâhiti yaşlı teyzeden dinledim. Ardından kameralar Muğla sokaklarına uzandı. Orada yaşlılarımızla hoşsohbet bir zaman dilimi vardı. Anadolu insanın içtenliği ekranlara yansımıştı. Sunucu Harun Bey kısa kısa çarşı esnafına da mikrofon uzattı. Nükteli sohbetler uzayıp gitti. Programın sonunda insan ruhuna işleyen dakikalarla baş başa kaldık.
Muğla’ya 60-70 kilometre uzaklıkta ücra bir köy olan Günlüce’de yaşayan Dudu nine ve Doğan amcaya mikrofon uzatıldı. Dudu nine tatlı dilli, hoşsohbet bir insan. Cümleler ağzından bal damlar gibi akıyor. Doğan amca ise bir o kadar sessiz ve sakin. Dudu nine “ben buna çok aşık oldum ve evlendim.” derken bile duruşunu bozmuyor. Derken sohbetin neşesi birden duruluverdi. Sunucu Harun Şen, evladınız 1996 yılında şehit olmuş galiba, deyince hüzün yüreklerde hissedildi. Dudu nine de bir o kadar durgunlaştı. Yüzü soluverdi. Şehidimizin ismi Ali Çetin’di. Dudu Nine ağıda durdu. “Ak günlerim tabak oldu Alim. Kalk Alim, sabah oldu Alim.” derken yürekleri dağladı.
Ağır adımlarla yürüdüler. Dudu nine ve Doğan amca Harun Şen’i evine davet etti. Orada al bayrağın işlendiği şapkayı başlarına takarken izleyenleri kısa sürede olsa tebessüm ettirdiler.
Programın sonunda ise Muğla Valimiz Sayın İdris Akbıyık şehit ailesini ziyaret ederek onların gönüllerini hoş etti. Bahçedeki sohbette Dudu ninenin bu ziyaretten duyduğu memnuniyet de sözlerine yansıdı. Millet varsa devlet vardır. Devlet varsa millet huzurludur, diye de belirtmeden geçmeyeyim.
Anadolu dört başı mamur güzelliğiyle insanı her seferinde hayran bırakıyor. Muğla da bu cennet vatanın en güzel köşelerinden birisi. Programda dokumadan, üretime, insandan, doğaya çok şey öğrendim. Programın sonunda ise Dudu nine ve Doğan amca bu vatanın bedeller ödenerek kazanıldığını ve korunduğunu bir kez daha bize öğretti. Al bayrak dalgalanıyorsa vatanın bir köşesinde toprağın bağrında yatan genç fidanlar ve onları toprağa koyan yanık yürekler sayesindedir. Şehidimiz Ali Çetin’e Allah rahmet eylesin. Dudu nineler ve Doğan amcalar var olsun!