Hamle Ailesi...

2024’ü uğurladığımız son günlerde

Hamle Gazetesi olarak,

Nizamoğlu Ailesi organizasyonu ile

Güzel bir yemekte,

Birlikte olduk.

Koyu sohbetlerle dolu anlar yaşadık

Güçlü bir aidiyet duygum var,

Ve hepinizi de çok seviyorum.

Çok Teşekkür ediyorum.

Beni bu aileye ait hissettirdiğiniz için.

Sen çok yaşa Hamle Gazetesi,

Muğla’nın ilelebet nefesi ol.

YÜREĞİMİN KENTİ MUĞLA

Issız gece,

Gecede bir uyku.

Nefeste yel,

Histe sen,

Uyuyorum,

Rüyada ten,

Kalpte his,

Dudaklarda alev,

Bedende alaz.

Yanan yürek,

Tutuşan aşk,

Uyuklayan gece,

Dilimde şiir.

Mırıldanıyorum ıssız gecede.

Gecede bir aşk.

Aşkta bir ateş.

Ateşte bir heyecan.

Bu kentten uzak diyarlara gidince,

Özlüyorum bu şehri.

Koşarcasına,

Dört nala takmış bir atlı gibi,

Geriye  sevgiliye,

Yaşadığım aşka

Bu şehre dönüyorum. 

Nefes nefese.

Gizli aşkım, cennetime.

Kocaman bir iç çekip,

Oh diyorum gelince.

Oh iyi ki varsın sevdiğim kent.

Beni mutlu kılan,

Gizli mutluluğum.

Yüreğimdeki baharım,

Bitmeyen aşkım.

Seviyorum seni sevdiceğim.

Yüreğimin kenti,

Gidince senin bağrından.

Dört nala takmışçasına,

Sana geliyorum.

Dört nala gelip uzaktan,

Sana sarılıyorum.

Yüreğimin kenti Muğla’ya.

KÜLLERİMİZDEN DOĞMAK

Her şeyden biraz kalır,

Diyorlar ya haklıdırlar.

Poşette biraz ekmek,

Kutuda biraz kahve,

Kavanoz da biraz salça,

Şişede biraz süt,

İnsan da biraz hasret,

Ve insanda biraz acı.

Her yerde söyleriz ki,

Her düşüş bir yükseliştir.

Umudu saran aydınlığa yükseliş.

Tamda tarif etmek istediğim buydu sanki.

İnsan hayatta defalarca düşebilir ama,

Her defasında kaldığı yerden,

Daha hızlı bir şekilde,

Başlamak için bu hayatta,

Bir kor tanesi,

Bir umut,

Bir ışık olmalı.

Ne güzel bir sözdür,

Her şeyden biraz kalır.

Ne izler kaldı sinemizde,

Ne izler kaldı yüreğimizde,

Ne izler kaldı dudağımızda.

Ve her şeyden kalan izler.

Ne çok düştük,

Ne çok kanattık,

Ne çok sızı yaşattık,

Hepsinden izler yarattık.

En çokta yüreğimizde yarattık.

Öyle anlar yaşattık ki,

Öyle kayıplar verdik ki,

Bir daha düzelmeyecek dediklerimiz kanattı içimizi.

Düştük bu hayatın karşısında,

Ama yeniden başladık tam da bıraktığımız yerden.

Küllerinden tekrar doğmak bu olsa gerek.

Ne yangınlar yanıyor içimizde,

Ne çaresizlikler kaynıyor bedenimizde.

Kimilerimiz o yangın korlarında,

Öyle kayboluyor ki,

İçimizdeki yangının ateşi,

Umut ateşini söndürüyor.

Kaybolup gidiyor çaresizlik bulutlarında.

Hayat beni omuzlarımdan tutup,

Bastırırsa bastırsın,

Her seferinde,

Her dip noktadan sonra,

Yine aydınlığa çıkarım.

Umudumu çaresizlik ateşine atmıyorum.

Bilakis bir ANKA kuşu gibi,

Küllerinden tekrar doğmayı seçiyorum.

Herkese her şeye inat,

Yaşayacağız yaşatacağız.

Yaşayacaksak büyük yaşayacağız.

Irmaklara göllere karışırcasına.

Havaya

Evrene karışarak.

Özgür kuşlar gibi,

Kanatlarımızı çırparak.

Dibi görsek de bir ANKA kuşu gibi,

Küllerimizden tekrar doğacağız.

Onurun ve dürüstlüğün,

Ne olduğunu göstererek yaşayacağız.

Unutmayalım ki,

Gelecek artık korkuyla değil de,

Umut ve sevgiyle yazılıyor.

2024sevgi ile uğurladık.

2025 umut ve sevgiyle karşılıyoruz.

Ülke olarak zor günler geçirdik.

Tüm bunlar doğrudur.

Ve artık dibin dibini görmüş iken,

Yükselişe geçiyoruz artık.

Hoş Geldin Yeni Yıl,

Hoş Geldin Tüm Güzellik.