Kitaplar insana daima yeni pencereler açıyor. Okuduğumuz her farklı kitap yeni düşüncelere ve bilgilere kaynaklık ediyor. Prof. Dr. İskender Öksüz’ün “Niçin Geri Kaldık?” kitabında ülkelerin ekonomileri için yaptığı bir değerlendirme başlığında dünyaca ünlü ekonomistten alıntısı vardır.
Bu alıntı şöyledir. 20. YY. İktisatçısı Milton Freidman dört şekilde nasıl harcandığını açıklar:
1 - Kişi kendi parasını kendisi için harcarken hem aldığı ucuz olsun hem de kaliteli olsun ister.
2- Kendi parasını başkası için harcarken aldığı ucuz olsun ama kaliteli olmasa da olur der.
3- Başkasının parasını kendisi için harcarken kaliteli olsun ister ama ucuzluk pahalılık fark etmez.
4- Başkasının parasını başkası için harcarken ne ucuzluğa ne kaliteye dikkat eder.
Burada kamu için dikkat edilecek olan dördüncü maddedir. Devlet ilgili alanda yeterli gördüğü kişiyi o işi yapması için istihdam eder. Kamu çalışanı da kendisine verilen yetki doğrultusunda görevleri yerine getirir. Devletin en küçükten en büyüğe kadar gerçekleştirdiği iş, eylem ve projeleri vardır. Bunlar da maddiyat ister. Örneği şöyle verebiliriz. Bir okuldaki tek kutu zımba teli alımı da İstanbul 3. Köprü ihalesi de kamu çalışanı eliyle gerçekleşir. Sonuçta 20 Lira veya 2 milyar dolar da harcanacak olsa halkın parasıdır. Halk ve devlet bu parayı çalışarak ortaya koyar. Örneğin bir birey devletin kendisine koyduğu doğrudan ve dolaylı vergiler kurallarına uyarak devletin kasasına katkı sağlar.
O zaman işin özünde bir milletin el birliğiyle oluşturduğu kasa nasıl harcanmalıdır. Sorusu akla geliyor. Birincisi sorumlu kişi kanunun kendine verdiği yetkilere tam tekmil uyacak. İkincisi ise karşılaştığı olaylara vicdani bakacak. Bu benim param olsaydı ne yapardım diyecek. Vicdanının sesi onu doğru yola götürecektir. Bir üçüncüsü de aidiyet duygusunu güçlendirmek lazım. İnsan kendisini ülkesine ait hissederse o ülkede olmaktan ve o ülkede yaşamaktan gurur duyarsa ülkesine zarar gelsin istemez. Böylece kamu için çalışırken yaptıklarına azami dikkat eder. Kötülüklerden, israftan, kamu zararından kaçınmak için halkın parası kurallara uyan ve aidiyet duygusu yüksek olan insanların eliyle harcanmalıdır. Yoksa gerisi hüsran olur...